<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yüksekova Halkın Sesi | Yüksekova Haberleri | Hakkari Haber</title>
    <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com</link>
    <description>Yüksekova Halkın Sesi, Yüksekova Haberleri, Yüksekova Gündemi, Yüksekova'da Haber, Yüksekova Haberler, Hakkari haberler, Yüksekova Kaza Haberleri,  Yangın haberleri, Kavga Haberleri, Uyuşturucu haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 14:34:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da sağlık turizmi zirvesine 100’den fazla ülkeden katılım]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da düzenlenen Sağlık Turizmi Zirvesi’nde 100’ün üzerinde ülkeden gelen büyükelçi, diplomatik temsilci, yatırımcı, akademisyen ve sektör temsilcileri sağlık turizmi alanındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen Antalya Sağlık Turizmi Zirvesi, sağlık turizmi alanında uluslararası katılımla düzenlendi. Zirvede, Türkiye’nin sağlık turizmindeki küresel hedefleri, yatırım imkanları ve uluslararası iş birlikleri ele alındı.</p>

<p></p>

<p>Sağlık Turizmi Konfederasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvenin açılışında konuşan Bay, Türkiye’nin sağlık turizmindeki stratejik gücüne dikkat çekerek Antalya’nın uluslararası sağlık destinasyonu olma yolunda önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık turizmi, yatırım ve uluslararası tanıtım vizyonunun yansımalarının öne çıktığı zirvede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi temsilcileri de yer aldı. Zirveye Kamboçya, Lübnan, Bangladeş, Somali, Afganistan, Maldivler ve Pakistan başta olmak üzere 100’ün üzerinde ülkeden temsilciler katıldı. Kazakistan Antalya Başkonsolosluğu, Moldova temsilcileri ile Bakü’den sağlık yatırım çevreleri de organizasyonda yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>27. Dönem Antalya Milletvekili İbrahim Aydın yaptığı konuşmada tarım, orman ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına değinerek üretim ve kalkınma alanlarında verilen destekleri anlattı.</p>

<p>Uluslararası konuşmacılar Travis Fox ve Mitchell Fox ise küresel sağlık turizmi, sağlık diplomasisi ve yatırım fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Proje Danışmanı Mehmet Tekeli de Türkiye’nin sağlık turizmindeki büyüme potansiyeli ve yatırım süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı.</p>

<p>Zirvede düzenlenen oturumlarda ülkeler arası sağlık iş birlikleri, uluslararası hasta hareketliliği, sağlık yatırımları, akademik ortaklıklar ve sürdürülebilir sağlık turizmi modelleri ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/i-m-g-20260514-234604.jpg" type="image/jpeg" length="76099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kemal Memişoğlu'ndan hantavirüs açıklaması]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/kemal-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/kemal-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir gemide ortaya çıkarak dünyayı paniğe sürükleyen hantavirüs hakkında konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, mevcut durumda herhangi bir salgının beklenmediğini ve bununla ilgili bir bildiri yapılmadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2020'deki COVID-19'dan sonra yeni bir virüs daha dünya gündeminde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>3 yıl 1 ay 24 gün süren pandeminin ardından Dünya Sağlık Örgütü'nü (DSÖ) alarma geçiren söz konusu tehlikenin adı 'Hantavirüs' olarak açıklandı.</p>

<p>'MV Hondius' adlı gemi, Arjantin'den Atlantik Okyanusu üzerinden Yeşil Burun Adaları'na doğru seyahat ediyordu.</p>

<h3><strong>3 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</strong></h3>

<p>Nisan başında denize açılan ve içinde onlarca farklı ülkeden 147 yolcunun bulunduğu gemide bazı yolcularda virüse rastlandı.</p>

<p>Gemide görülen salgında şimdiye kadar sekiz şüpheli vakadan beşi doğrulandı.</p>

<p>Virüs nedeniyle 69 yaşındaki Hollandalı bir kadın, eşi ve bir Alman vatandaşı olmak üzere toplam üç kişi yaşamını yitirdi.</p>

<h3><strong>SAĞLIK BAKANI DEĞERLENDİRDİ</strong></h3>

<p>TVNET canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, konuya ilişkin önemli mesajlarda verdi.</p>

<p>Vatandaşların kafasında bir salgın riskinin olup olmadığı konusu yer alırken Memişoğlu'nun cevabı çok net oldu.</p>

<h3><strong>"ŞU AN SALGIN RİSKİ YOK"</strong></h3>

<p>Vatandaşların bu konuda endişelenmemesi gerektiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>“Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok.<br />
<br />
Şu anda böyle bir salgın riski yok”</p>

<h3><strong>"GEMİDEKİ 5 TÜRK'ÜN TESTLERİ NEGATİF ÇIKTI"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin tüm ekipleriyle ve İspanya'daki büyükelçilikle koordinasyon içinde hareket ettiğini belirten Memişoğlu, <em><strong>"Gemiden indikleri andan itibaren kendi uçağımızla onları izole şekilde aldık ve şu anda da onları karantinaya almış durumdayız ve takip ediyoruz, testleri de negatif çıktı.</strong></em></p>

<p><em><strong>5 kişinin yaklaşık 42 günlük karantina ve izolasyon süreçleri devam ediyor. Her gün onları klinik anlamında arıyoruz, bir bulgusu olup olmadıklarını takip ediyor halk sağlığımız" </strong></em>dedi.</p>

<h3><strong>"BİLİMSEL KURULUMUZUN TAVSİYELERİ İLE HAREKET EDİYORUZ"</strong></h3>

<p>Bu hastalığı incelemek için bir kurullarının olduğunu vurgulayan Bakan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bizim bilimsel kurulumuz ve komisyonumuz da bu konuda bizleri bilgilendiriyorlar ve onların tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyoruz.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>EN SON HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/kemal-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/kemal.jpg" type="image/jpeg" length="39157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Yapay zekanın tesellisi tehlike saçıyor, muhakeme yeteneğini bloke ediyor"]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/yapay-zekanin-tesellisi-tehlike-saciyor-muhakeme-yetenegini-bloke-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/yapay-zekanin-tesellisi-tehlike-saciyor-muhakeme-yetenegini-bloke-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, yapay zekanın insan beynini bloke ederek muhakeme yeteneğini zayıflattığı ve yanlış yönlendirmelerle bireyleri intihara kadar sürükleyebileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Yöyen, yapay zekayla kurulan duygusal bağın sosyal izolasyonu derinleştirdiğini ve insanın problem çözme yeteneğini körelttiğini belirtti. Yapay zekayı arkadaş olarak kullanan gençlerin sosyal olarak kendini izole etmeye meyilli olduğunu belirten Yöyen, yapay zekanın özellikle gençler üzerinde bilinçsiz kullanım sonucunda büyük hasarlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>"Yapay zeka bize hükmetmeye başlıyor"</p>

<p>Değişen toplum yapısıyla beraber insanların yalnızlaştığını ve çözümü yapay zekada aradığını belirten Yöyen, "İnsanoğlu yalnızlığa tahammül edebilen bir varlık değildir. İnsan beyni sosyal bir varlıktır. Dolayısıyla insanlar bu sosyalleşme ihtiyaçlarını yapay zekayla sohbet ederek gidermeye çalışıyorlar ve tabii ki oradan aldıkları küçük tavsiyelerle de hayatlarına yön vermeye çalışıyorlar. Fakat bu tavsiyeler aslında kişilerin kendi gerçekte küçük de olsa sorunlarında, problem çözebilme becerilerini azaltıyor. Kız arkadaşınla kavga ettiysen ona bir çiçek al ve özür dile. Oldukça robotik davranmaya başlıyoruz ve yapay zeka bize hükmetmeye başlıyor. Bu anlamda insanın problem çözme ve düşünme, muhakeme edebilme süreçlerini bloke ettiği için masum bile görünse insan beynini bloke eden bu yapısıyla değersiz olduğunu düşünüyorum yapay zekanın" dedi.</p>

<p>"Gençler neden buna ihtiyaç duyuyor"</p>

<p>Kendini rahat ifade edemeyen ve toplumda kendilerine yer bulamayan gençlerin yapay zekayı arkadaş gibi kullandıklarını vurgulayan ve bu konuda gençlerin ailelerine ve arkadaşlarına büyük rol düştüğünü ifade eden Yöyen, "Öyle görünüyor ki yapay zekayla sohbet eden gençler daha sosyal ve ailesel ilişkileri anlamında kendini geri çekmiş. Daha sosyal anlamda izolasyonuna kendini sürüklemiş, yalnızlaşmış çocuklar. Aileler ya da onların çevresinde bulunanların buna biraz dikkat etmesi gerekiyor" diye konuştu.</p>

<p><img alt="M M-76" height="1066" src="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/m-m-76.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p>"Kendi kendinize terapi de yapamazsınız"</p>

<p>Terapi uygulamasının bir uzman eşliğinde yapılması gerektiğini belirten Yöyen, "Terapi bir başka kişi tarafından size uygulanabilen bir hizmettir. Evet ağırlıklı olarak konuşma üzerine yapılmış olan bir tedavi biçimidir ama nasıl konuşacağımızı, ne zaman konuşacağımızı, ne zaman geri bildirim vereceğimizi, neyi nasıl yansıtacağımızı özel tekniklerle öğreniyoruz. Bu anlamda kendi kendine terapi diye bir şey yok. Sadece bu kendi var olan sorunlarını yüksek sesle dile getirmek ve bu sorunun varlığını kabul etmek bu konuda bir farkındalık geliştirmek olabilir" ifadelerini kullandı.ÜÜÜ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zeka algoritmasının verilen bilgilerle şekillendiğini belirten Yöyen, terapi ve tedavi süreçlerinde bir uzman yönlendirilmesiyle kullanılması gerektiğini vurgulayarak, "Yapay zeka ’gel bana derdini anlat, gel bana halini anlat, ben sana teşhis koyayım ve seni yönlendireyim’ gibi bir uygulamada bulunmaz. Bu yüzden sorumluluk tamamen yapay zekayı kullanan bireyin kendisinde olması gerekiyor. Kişinin verdiği bilgilerle yapay zeka şekillendiği ve algoritma öyle yönlendirildiği için kendini doğru ifade edemediğinde yapay zekadan alacağı geri bildirimle depresyon derinleşebilir. ’Artık gerçekten hiçbir çıkar yol bulamıyorum’ diyerek insanları intihara sürükleyebilir" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/yapay-zekanin-tesellisi-tehlike-saciyor-muhakeme-yetenegini-bloke-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/o-m-2.jpg" type="image/jpeg" length="48762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: "Hemşire ve ebe sayımızı 330 binin üzerine çıkardık"]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/bakan-memisoglu-hemsire-ve-ebe-sayimizi-330-binin-uzerine-cikardik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/bakan-memisoglu-hemsire-ve-ebe-sayimizi-330-binin-uzerine-cikardik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ebe ve Hemşireler günü münasebetiyle düzenlenen programda konuştu. Sağlık ordularının her geçen gün daha da büyüdüğünü ve güçlendiğini ifade eden Memişoğlu, "Hemşire ve ebe sayımızı 330 binin üzerine çıkardık" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>12 Mayıs Ebe ve Hemşireler Günü sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen programla kutlandı. "İlk Nefeste Siz, Her Umutta Siz" temasıyla düzenlenen programda Hizmet, Vefa ve Özel Ödül kategorilerinde Türkiye’nin farklı illerinden seçilen ebe ve hemşirelere ödülleri takdim edildi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ödüle layık görülen Ebe ve Hemşireleri tebrik ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. Programın açılış konuşmasını da Bakan Memişoğlu gerçekleştirdi. Ebe ve Hemşirelerin insan sağlığının korunması konusunda çok önemli bir görev üstlendiklerini ifade eden Memişoğlu, Ebe ve hemşirelerin, sağlığın korunmasından tedavi ve bakım süreçlerinin yönetilmesine kadar fedakârca çalışan kahramanlar olduğunu ifade etti.</p>

<p>"Bizim medeniyetimizde hastaya bakmak, sadece tedavi etmek değil, onun ruhuna da dokunmaktır"</p>

<p>"Batı toplumlarında hemşireliğin miladı olarak 1800’lerin gösterildiğini belirten Bakan Memişoğlu, "Oysa bizim medeniyet köklerimizde bundan asırlar öncesine dayanır. Kayseri’de Gevher Nesibe Hatun adına kurulan darüşşifadan Edirne Şifahanesi’ne, ilimle tıbbı buluşturan aziz ecdadımızdan miras kalan güçlü bir gelenek vardır. Bizim medeniyetimizde hastaya bakmak; sadece tedavi etmek değil, onun ruhuna dokunmak, yüreğini ısıtmak, ona moral olmaktır. Modern hemşirelik tarihimizin temelinde de büyük bir fedakârlık yatar. Balkanlarda, Çanakkale’de, İstiklâl Harbi’nde yaralı askerlerimizin başucunda bekleyen hemşirelerimizi, Safiye Hüseyin Elbi’leri nasıl unutabiliriz?" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Gebe okullarımızda 1 milyon anne adayımıza destek olduk"</p>

<p>Ebe ve hemşirelerin, sağlık sistemi açısından daima büyük öneme sahip olduklarını ifade eden Memişoğlu sözlerine şu şekilde devam etti:</p>

<p>"Anadolu irfanında ebe; tecrübenin, bilgeliğin, güvenin ve rehberliğin sembolü olarak görülmüştür. Hemşirelik de özünde kardeşliği, yakınlığı ve samimiyeti taşımaktadır. Hastayı bir yakını, kardeşi gibi gören bu anlayış asırları aşan şifa kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Tarih boyunca hemşireliğin ve ebeliğin köklerinde bu içtenlik ve samimiyet var olmuştur. Ebe ve hemşireler, sağlığın korunmasından tedavi ve bakım süreçlerinin yönetilmesine kadar fedakârca çalışan kahramanlarımızdır. Gece gündüz demeden, hiç tanımadıkları insanlara şifa olmak için büyük özveriyle görev yapmaktadırlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ebelerin mesleki mevzuatlarını güncelleyerek proaktif bir yaklaşımla sahanın merkezine konumlandırdık. Doğumhanelerde daha etkin hâle getirdik. Bugün yaklaşık 62 bin ebeyle çok güçlü bir hizmet ağına sahibiz. Gebe okullarımızda düzenlediğimiz eğitimlerle son bir yılda yaklaşık 1 milyon anne adayımıza destek olduk."</p>

<p>"Hemşirelerimiz geliştirdiği 76 inovatif ürün için patent başvurusu yapılmıştır"</p>

<p>Hemşirelerin bakım hizmetleriyle birlikte yenilikçi fikir geliştiren, proje üreten, teknolojiyi sağlık hizmetine dönüştüren ve Üreten Sağlık vizyonuna yön veren önemli aktörler hâline geldiklerini söyleyen Memişoğlu, "Sahadaki tecrübe ve birikimleriyle sağlık hizmetlerinde birçok pratik çözüm geliştiriyorlar. Geçtiğimiz yıl hemşirelerimiz tarafından geliştirilen 76 inovatif ürün için patent başvurusu yapılmıştır.</p>

<p>TÜSEB aracılığıyla düzenlenen Sağlıkta İnovatif Fikir Yarışması’na sağlık profesyonellerimizin Bin 500’ü aşkın projeyle katılması, "Üreten Sağlık" vizyonumuzun sahada ne kadar güçlü karşılık bulduğunu göstermektedir. Bu yarışmada en fazla proje üreten sağlık profesyoneli ödülünü 77 projeyle bir hemşiremizin alması da bizleri ayrıca gururlandırmıştır" diye konuştu.</p>

<p>‘Yeni bir fikrim var, bir projem var’ diyen tüm hemşireleri, ebeleri ve sağlık çalışanlarını Üreten Sağlık Portalı’na kayıt olmaya davet eden Bakan Memişoğlu, yenilikçi fikirleri birlikte geliştirme çağrısında bulundu.</p>

<p>"Sabahlara kadar nöbet tutan bütün mesai arkadaşlarımı bu ülkenin gurur kaynağı olarak görüyorum"</p>

<p>Türkiye’nin, tedavi hemşireliğinden acil bakım hemşireliğine, koruyucu hemşirelikten ameliyathane ve yoğun bakım hemşireliğine kadar hemşirelik alanında dünyada yeni ufuklar açabilecek altyapıya, insan gücüne sahip bir ülke olduğunu ifade eden Memişoğlu, "Son bir yılda hemşirelik alanında 700’ü aşkın sertifikasyon eğitimi düzenledik. Sertifikasına uygun alanda çalışan ve iş yükü fazla olan hemşirelerimizi daha güçlü şekilde teşvik edecek, destekleyecek bir sisteme geçmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türk hemşiresinin adanmışlık ruhuna millet olarak bizzat şahit olduk. Pandemide, kendi evladına, ailesine sarılamama pahasına, günlerce evine gitmeden hastalarının nefesi olanlar sizlerdiniz. 6 Şubat depremlerinde gecesini gündüzüne katan; enkaz altında hiç tanımadığı yaralılara koşan, deprem anında kendi canını düşünmeden kuvözlere ve hastalarımıza siper olan kahramanlarımızı aziz milletimiz asla unutmayacaktır. Sabahlara kadar nöbet tutan bütün mesai arkadaşlarımı bu ülkenin gurur kaynağı olarak görüyorum" dedi.</p>

<p>"Hemşire ve ebe sayımızı 330 binin üzerine çıkardık"</p>

<p>Sağlık ordularının her geçen gün daha da büyüdüğünü ve güçlendiğini ifade eden Memişoğlu, "Hemşire ve ebe sayımızı 330 binin üzerine çıkardık. Sahada hep birlikte hizmet veriyoruz. Ebe ve hemşirelerimizin çalışma şartlarını iyileştirmek, mesleki değerlerini daha da yükseltmek için adımlar atmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bu anlamlı günde, kutsal göreviniz uğruna büyük fedakârlıklar gösteren ailelerinize de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Sizler hastanelerde, sahada başkalarına şifa olurken; evde yolunuzu bekleyen evlatlarınıza, eşlerinize, anne ve babalarınıza şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/bakan-memisoglu-hemsire-ve-ebe-sayimizi-330-binin-uzerine-cikardik</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 21:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/ig-5.jpg" type="image/jpeg" length="71733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Yeler: "Günlük tuz tüketimini 5 gramla sınırlandırın"]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/ic-hastaliklari-uzmani-yeler-gunluk-tuz-tuketimini-5-gramla-sinirlandirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/ic-hastaliklari-uzmani-yeler-gunluk-tuz-tuketimini-5-gramla-sinirlandirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayvaz Yeler, aşırı tuz tüketiminin mide kanseri, inme ve kalp krizi gibi hayati riskleri beraberinde getirdiğini belirterek, günlük tüketimin mutlaka 5 gramla sınırlandırılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vücut için gerekli bir mineral olan sodyumun, fazla tüketilmesi halinde kalp-damar hastalıkları, inme ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade ediliyor. Türkiye’deki günlük tuz kullanım miktarının sağlıklı sınırların yaklaşık 4 katına ulaştığı belirten uzmanlar, özellikle Van ve çevresindeki bölgesel yeme alışkanlıklarına dikkat çekiliyor. Bölgede yaygın olarak tüketilen otlu peynir, tuzlu balık ve salamura gibi gıdaların yüksek sodyum içeriği nedeniyle mide kanseri riskini artırdığı, bu nedenle yemeklere ekstradan tuz katma alışkanlığından vazgeçilmesi gerektiği kaydediliyor.</p>

<p>Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Doktor Ayvaz Yeler, tuzun normal insan vücudu için gerekli olan bir mineral olduğunu belirtti. Ancak yetişkin bir insanın alması gereken günlük tuz miktarı yalnızca 5 gram olduğunu ifade eden Dr. Yeler, "Bu oran çocuklar için 3 gramla; tansiyon ve böbrek hastaları için ise yine 3 gramla sınırlandırılmıştır. Türkiye’de bu oran günlük 17 ile 20 gram arasında seyretmekte, yani ortalama almamız gereken sodyum miktarının yaklaşık 3 ya da 4 katı fazla tüketilmesine neden olmaktadır. Bu durum, fazla tuzun vücutta yaptığı büyük hasarlara ve çeşitli hastalıklara sebebiyet vermektedir" dedi</p>

<p>"Tuz günlük 5 gramla sınırlandırmalı"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fazla tuzun ciddi hastalıklara yol açabildiğini dile getiren Yeler, "Vücuda alınan fazla miktarda tuz; özellikle hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, inme, kronik baş ağrısı ve dahi kansere bile neden olmaktadır. Ağızdan alınan yüksek miktardaki tuz, midede ‘atrofik gastrit’ dediğimiz midenin küçülmesine ve bunun temelinde kanserlere sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle tuzu günlük 5 gramla sınırlandırmalı, sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Vücudun ihtiyacı olan 5 gramdan fazla tuzun en önemli kaynakları özellikle bölgesel yeme alışkanlıklarıdır. Mesela Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaygın olan tuzlu balık ve tuzlu peynir gibi gıdalar; özellikle Van bölgesi için konuşursak, içerdikleri yüksek sodyum oranıyla mide kanseri, tansiyon, inme, felç, kalp krizi ve kronik baş ağrısına neden olabilmektedir. Bu konuda mutlaka yemeğe ekstradan tuz katmamak; salamura, turşu ve tuzlu balık gibi yiyeceklerden kaçınmak gerekiyor. Özellikle edinmemiz gereken en önemli alışkanlık, yemek masaya geldikten sonra ekstradan tuz eklememektir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/ic-hastaliklari-uzmani-yeler-gunluk-tuz-tuketimini-5-gramla-sinirlandirin</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 21:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/100-201.jpg" type="image/jpeg" length="32155"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Onkoloji Uzmanı Dr. Akgül: "Cildinizdeki değişiklikleri ihmal etmeyin"]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/onkoloji-uzmani-dr-akgul-cildinizdeki-degisiklikleri-ihmal-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/onkoloji-uzmani-dr-akgul-cildinizdeki-degisiklikleri-ihmal-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lokman Hekim Van Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, cilt kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, "Cildinizde oluşan değişiklikleri ihmal etmeyin. Mutlaka doktora başvurun. Erken tanı hayat kurtarır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneşin yüzünü daha fazla gösterdiği ve açık hava aktivitelerinin arttığı bahar aylarında, cilt sağlığını korumak her zamankinden daha kritik bir önem taşıyor. Bu kapsamda, toplum bilincini artırmak amacıyla dünya genelinde Mayıs ayı, "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" olarak kabul ediliyor. Bu önemli dönem vesilesiyle, hastalığın risk faktörlerinden korunma yollarına kadar pek çok hayati konuda uzmanlar uyarıda bulunuyor.</p>

<p>"Erken tanıda başarı şansı oldukça yüksek"</p>

<p>İHA muhabirine konuşan Lokman Hekim Van Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, cilt kanserlerinin dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu hatırlattı. Bu hastalığın en büyük risk faktörünün, güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre korunmasız maruz kalmak olduğunu ifade eden Dr. Akgül, "Özellikle açık tenli bireylerde, çocukluk çağında sık güneş yanığı geçirenlerde ve solaryum kullananlarda risk daha da artmaktadır. Ciltte yeni çıkan lezyonlar, iyileşmeyen yaralar, kanayan kabuklu alanlar varsa veya önceden var olan benlerde renk, şekil ve boyut değişikliği gözleniyorsa, bu durum cilt kanserinin önemli bir ilk belirtisi olabilir. Böyle bir durumda, erken tanıda başarı şansı oldukça yüksek olduğu için mutlaka bir doktora başvurmak gerekir" diye konuştu.</p>

<p>"Cildinizde oluşan değişiklikleri ihmal etmeyin"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalıktan korunmak için güneşin yoğun olduğu 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten kaçınmanın büyük önem taşıdığını dile getiren Akgül, "Güneş koruyucu kremler kullanmak, şapka takmak ve koruyucu kıyafetler tercih etmek koruma sağlar; ayrıca solaryumdan kaçınmak da risk faktörünü azaltır. Tanı süreci cilt muayenesi ve biyopsi ile gerçekleştirilir. Tanı sonrasında ise cerrahi, radyoterapi, immünoterapi ve akıllı ilaçlar olarak adlandırılan hedefe yönelik ajanlar gibi etkili tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Hastalarımıza bu farkındalık ayındaki en önemli mesajımız; cildinizde oluşan değişiklikleri ihmal etmemenizdir. Mutlaka bir doktora başvurun; unutmayın ki erken tanı hayat kurtarır" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/onkoloji-uzmani-dr-akgul-cildinizdeki-degisiklikleri-ihmal-etmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 21:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/90-538.jpg" type="image/jpeg" length="46839"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel ağrısını fıtığa bağlamayın, teşhiste geç kalmayın]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/bel-agrisini-fitiga-baglamayin-teshiste-gec-kalmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/bel-agrisini-fitiga-baglamayin-teshiste-gec-kalmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belde oluşan ağrı genellikle fıtık olarak değerlendirilebilir. Ancak her bel ağrısını sadece ‘fıtık’ veya ‘yorgunluk’ sanmak, bazı önemli hastalıkların teşhisinde geç kalınmasına neden olabiliyor. Bel ağrılarını ciddiye almak gerektiğinin altını çizen Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, özellikle istirahat halindeyken artan ve gece uykudan uyandıran ağrıların; iltihaplı romatizmadan kanser metastazına kadar pek çok ciddi hastalığın haberc]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda çoğu kişiden duyduğumuz bel ağrısı şikayeti, genellikle ‘ağır kaldırdım’ ya da ‘fıtığım azdı’ denilerek geçiştiriliyor. Ancak tıp dünyası, bel ağrısının bir hastalık değil, vücudun verdiği bir semptom olduğunun altını çiziyor. Yaklaşık 50 farklı nedene dayanan bu ağrılar, basit bir kas tutulmasından ibaret olabileceği gibi; prostat, meme veya kolon kanserinin ilk belirtisi olarak da karşımıza çıkabiliyor. Bel ağrılarına ciddiyetle yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Bel ağrılarının spektrumu oldukça geniştir. Yaklaşık 40-50 farklı tanıdan söz edilebilir. Bu tanılar arasında çok hafif seyreden durumlar olduğu gibi, oldukça ciddi hastalıklar da bel ağrısına neden olabilir. Bel ağrısı bir hastalık değil, bir semptomdur. Basit bir kas incinmesi bel ağrısına yol açabileceği gibi, prostat kanserinin bele yansıması da ağrı şeklinde kendini gösterebilir. Bu nedenle bel ağrısı şikâyetiyle başvuran hastalarda dikkatli ve özenli bir muayene yapılması, gerekirse radyolojik görüntülemeye başvurulması son derece önemlidir. Çünkü basit gibi görünen bir bel ağrısı, bazı durumlarda meme veya kolon kanseri gibi ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Öte yandan, kötü bir yatakta yatmak gibi basit nedenler de bel ağrısına yol açabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erken tanı alınmazsa sakatlığa neden olabilir</p>

<p>Bel ağrısı semptomuyla kendini gösteren iltihaplı romatizmal hastalıklara dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle genç erkeklerde görülen bu hastalıklar fark edilmez, tanı konulmaz ve tedavi edilmezse ömür boyu sakatlığa yol açabilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabilir. Ankilozan spondilit, iltihaplı romatizma türlerinden biridir ve erken tanı konulmadığında ciddi sakatlıklara neden olabilir. Bu nedenle bel ağrıları mutlaka dikkatle değerlendirilmelidir. Öte yandan bel fıtığı, omurgalar arasında yer alan disklerle ilişkilidir. Bu diskler, omurganın sağlıklı hareket etmesini sağlayan, bir aracın amortisörleri gibi görev yapan yapılardır. Disklerin zamanla aşınması ve fıtıklaşması sonucu, omurilikten çıkan sinirler sıkışabilir ve bu da fıtığa yol açar. Ancak bu durum kas ağrısıyla karıştırılabilir. Kas kaynaklı bel ağrısı genellikle kalça veya bacağa yayılmaz. Oysa fıtıkta, sinire baskı olduğu için ağrı belden başlayarak topuğa kadar inebilir. Bu iki durum dikkatli bir muayene ile kolaylıkla ayırt edilebilir."</p>

<p>Devam eden ağrılarda ileri tetkik şart</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, Belden bacağa kadar yayılan ve sinir boyunca hissedilen ağrılarda mutlaka görüntüleme yapılması gerektiğini söyledi, "Böylece hangi sinirin, hangi tarafta ve ne ölçüde baskı altında olduğu belirlenerek doğru tedavi planlanabilir" dedi. Bel ağrılarının önem derecesinin belirlenmesinde hastayla yapılan anamnezin çok kıymetli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Örneğin, hastanın ağrısı yürürken veya otururken ortaya çıkıyor ancak yatarken geçiyorsa, bu durum genellikle dejeneratif nedenlere işaret eder. Buna karşılık, gece ortaya çıkan ya da istirahat sırasında devam eden ağrılar; iltihaplı romatizma veya kanser gibi daha ciddi durumları düşündürmelidir. Bu nedenle hastalara yöneltilen en kritik sorulardan biri, ağrının gece veya istirahat halinde olup olmadığıdır. Bu tür durumlarda mutlaka ileri tetkik yapılmalıdır. Cerrahi gerekliliği ise belirli kriterlere göre değerlendirilir. Tüm konservatif yöntemler (ilaç tedavisi, fizik tedavi, enjeksiyonlar, istirahat vb.) uygulanmasına rağmen ağrı devam ediyorsa, bu önemli bir cerrahi nedenidir. Ayrıca nörolojik bozuklukların ortaya çıkması, örneğin ayakta kuvvet kaybı gelişmesi ya da duyu kaybının devam etmesi ve ilerlemesi durumunda hasta cerrahiye yönlendirilir" diye konuştu.</p>

<p>Tedavi yaklaşımı hastalığa göre değişir</p>

<p>Omurgayı nasıl korumak gerektiğini ve bel ağrılarının nasıl tedavi edildiğine ilişkin konuşan Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, şöyle konuştu: "Omurga, vücudun yükünü taşıyan bir binanın ana kolonu gibidir. Ayakta dururken vücut ağırlığı bacaklar aracılığıyla aşağıya iletilir. Ancak otururken bu yük doğrudan omurga ve kuyruk sokumuna biner. Bu nedenle bel fıtığı olan hastalara uzun süre oturmamaları önerilir. Tedavi yaklaşımı hastalığa göre değişir. Örneğin, bel fıtığında ilk birkaç gün egzersiz önerilmez; öncelikle ağrının azaltılması ve kasların gevşetilmesi hedeflenir. Ağrı azaldıktan ve ödem geriledikten sonra, omurganın stabilitesini sağlamak için özel egzersizler uygulanır. Bu egzersizlerle karın, kalça ve bel kaslarının güçlendirilmesi amaçlanır. Ancak iltihaplı romatizmal hastalıklarda veya kanser metastazı bulunan durumlarda egzersiz ağrıyı artırabilir. Bu nedenle hasta egzersiz sırasında ağrısının arttığını ifade ediyorsa, durum dikkatle değerlendirilmelidir."</p>

<p>Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, hastaların uzun süre oturması ya da uzun süre ayakta kalması gibi durumların bel ağrısına neden olabileceğini hatırlatarak, dengeli egzersiz ve dengeli aktivitenin önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/bel-agrisini-fitiga-baglamayin-teshiste-gec-kalmayin</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 20:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/slk.jpg" type="image/jpeg" length="92104"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: "Sağlıkta insan gücümüz en büyük şansımız"]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/bakan-memisoglu-saglikta-insan-gucumuz-en-buyuk-sansimizsaglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-turkiyenin-bolgesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/bakan-memisoglu-saglikta-insan-gucumuz-en-buyuk-sansimizsaglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-turkiyenin-bolgesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin bölgesindeki barış ve gelişme rolüne dikkat çekerek, sağlık camiasının ve gençlerin daha çok çalışıp üreterek dünyada söz sahibi olması gerektiğini ifade etti. Memişoğlu, "Bizim en büyük şansımız Türkiye’nin sağlıktaki insan gücünün yani beşeri sermayesinin çok iyi yetişmiş ve adanmış olmasıdır. Covid’de de depremde de bunu gördük" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis Eren Üniversitesi’nde (BEÜ) dün başlayan 1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi’ne katılmak üzere Bitlis’e geldi. Kongrede üniversite öğrencilerine tavsiyelerde bulunarak konuşmasına başlayan Bakan Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye bu coğrafyada gerçekten örnek, barışı ve gelişmeyi gösteren bir ülke" dedi.</p>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, Türkiye’nin çevresindeki ülkelerde savaş ve çatışma ortamında 70 bine yakın insanın öldüğünü ifade ederek şunları söyledi.</p>

<p>"Biliyorsunuz, Türkiye çevresinde birçok maalesef çatışmanın olduğu, kardeşin kardeşe kırdırıldığı, 70 bine yakın insanın öldürüldüğü bir coğrafyada yaşıyoruz. Ve cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye bu coğrafyada gerçekten örnek, barışı ve gelişmeyi gösteren bir ülke. Ama bu ülkenin, bu medeniyetin geçmişi var. Bu geçmiş de bu topraklarda esasında başlamış. Bizler Bitlis gibi gerçekten iyilik ve doğruluk, barış medeniyetinin temsilcileriyiz. Bu Bitlis’te başlamış ve insanlığa iyilik yapan onları barış içinde yaşamaya teşvik eden hem inancın hem bir medeniyetin temsilcileriyiz. Özellikle genç arkadaşlara söylüyorum; bunu hiç unutmayın. Bugün çevremizdeki maalesef kötülüğü görüyorsunuz. İnsanların birbirini öldürdüğü, katlettiği veya kardeşin kardeşe kırıldığı bir dünyada biraz materyalist, biraz bencil bir dünyada kötülüğün hakim olduğu bir dünyada ve dünya zamanında yaşıyoruz. Siz kötülüğü eleştirebilirsiniz. Ama kötülük kendi işini yapıyor. Burada sorgulanması en önemli şey biz iyilik medeniyetinin insanları olarak iyilik medeniyetinin hele sağlıkçılar iyiliğin temsilcileri olarak ne yapıyoruz sorusudur. Biz daha çok çalışıp daha çok üretmemiz daha kuvvetli olmamız birlikte Hile etmemiz gerek" diye konuştu.</p>

<p>Bakan Memişoğlu’ndan gençlere "hedef koyun" çağrısı</p>

<p>"Maalesef bazen bizim duygusallığımızı, iyi niyetimizi kullanıp birbirimizle çatıştırarak bu enerjimizi yok ediyorlar" diyen Bakan Memişoğlu, "Bizler farklılıklarını bir araya getirerek onu güçlü hale getirerek dünyayı yönetmişiz. Üç kıtayı yönetmişiz. Onun için yine farklılıklarımızı bir araya getireceğiz. Ben biliyorum ki bugün internet dünyasında, sosyal medyada birçok parametre ile karşılaşıyorsunuz. Ama şunu unutmayın. Yaşam bir hoş seda. Sizler gibi bizler de gençtik. Bu dünyaya bir hoş seda bırakıyorsunuz. Gelip geçici bir dünyadan bahsediyoruz. Sonu olan, sonu belli olan bir dünya hayatından bahsediyoruz. Onun için bu dünyada hoş sedayı nasıl bırakırım diye düşüneceksiniz. Bu hesaba da hoş sedayı bırakırken sıfattan, makamdan çok sizin kendinizin yaptıkları ve kendinize saygınızla alakalı bir şey. bir hayat. Yani şunu ifade etmek istiyorum. İdealizm, adanmışlık bunlar esasında hayatın anlamını ifade eder. Maalesef günümüzde idealizm, adanmışlık, empati veya iyilik tarafının göz ardı edilmeye çalıştığı bir süreçten geçiyoruz ve sizler bu sürece muhatap oluyorsunuz. Onun için idealizminizi, adanmışlığınızı ve insanlığa sevginizi kaybetmeyin. Geçmişimize bakın. Eğer 21 yaşında idealizmi olmasaydı Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethedebilir miydi? Veya 38 yaşında altı dili olan bir adam Samsun’a çıkıp Mustafa Kemal olabilir miydi? İdealizm olmasa, adanmışlığı olmasa o bunları yapabilir miydi? Yoksa çok rahat edebilirdi. Başka yere gidebilirdi. Zaten İstanbul’u fethetmese Trakya’ya geçmiş, Avrupa’ya gidebilirdi. Öteki Altınordu var, yurt dışında yaşamış. O da bırakabilirdi. İdealizm böyle bir adanmışlık peşinde. Onun için bugün burada olmamın ve burada bir idealizmi gör Ömrüm sebebiyle de çok mutlu oldum açıkçası. Çünkü işte Ahmet Eren başka yere yatırım yapabilir veya ticaretle uğraşabilir. Ama bir hoş seda bırakayım. Bir adanmışlığı var. Üniversite yapıyor, yurt yapıyor. Bunu neden yapıyor? İşte o adanmışlık idealizmdir, mutluluktur esasında bu. Bu günlük yaşamıyor. Bu, kendisinden sonra da hoş sedasının devam etmesini sağlar. Bazı insanların ismi ile anarsınız, bazı insanlar çok zengin olabilir, sıfat sahibi, makam sahibi olabilir ama kimse onları hatırlamaz. Onun için hatırlanacaksanız, adanmışlığınızı, idealinizi hiçbir zaman kaybetmeyeceksiniz. Şurayı unutmayın. Eğer elinizden geleni yapıyorsanız, iyi niyetiniz varsa, Allah´tan istemesini de biliyorsanız her hal karda ölümünüz açılır. o idealizmi gerçekleştirirsiniz. Bunu da unutmayın. Çünkü bizi yaratan her şeyin sahibi eğer sizinle beraberse siz sığınmışsanız ona üstünden, önünden engellenseniz de o idealizmi gerçekleştirirsiniz. Niyetiniz iyi olursa sonucu da iyi olacaktır. Bunu hiç unutmayın. Ben biliyorum ki bir kısmınız işte ben iş bulabilir miyim? Mezun olsam ne olacak diyenleriniz varsa, hepinize iş var. İşinizi iyi yapıyorsanız, işinizi en iyi şekilde yapıyorsanız, öğrenmişsiniz, bilginiz varsa bu ülkede her türlü işiniz hazır arkadaşlar. Bunu da unutmayın. Ve bizler esasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde işte bu idealizmi olan, adanmışlığı olan insanların artık söz sahibi olacağı bir dünya olsun istiyoruz. Onun için beşten büyüktür diyoruz dünya. Onun için biz onun için gece gündüz çalışıyoruz. Ve sizlerin daha iyi olması için ki ben eminim gençler sizler bizden daha iyi olacaksınız. Sizler bizden daha iyi ülkede yaşayacaksınız. Sizler iyilik tarafını olan insanları daha iyi olacak. Onun için biz elimizden geleni yapıyoruz. Sağlık sistemi anlamında da şunu söyleyeyim. Son 25 senede biz gerçekten sağlıkta inanılmaz işler yaptık. Bakın sadece Bitlis´te 365 hasta yatağı varken ki bunların çoğu koğuş sistemi eski sistemken bugün 1065 tane hasta yatağımız var. Ve herkesin en az 12 kez senede sağlık hizmeti alabildiği bir sağlık ulaşılabildiği birliğimiz var. Ama bunu daha iyi hale getirmemiz gerekiyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, "Onun için biz ne diyoruz? Bağımlılıktan uzak durun. Sigara içmeyin. Beslenmenize dikkat edin. Hareketli olun. Çünkü bedeninize bakın sağlıklı kadar öncelikli olarak sağlıklı kalmanızı istiyoruz. Türkiye sağlık hizmeti sunduğu kadar sağlık teknolojisini de bilgisini de üretebilir insan gücüne sahip. Ne kadar günah yaparsanız yapın, ne kadar maddi geliriniz de olursa olsun eğer beşeri sermayemiz yani insan gücümüz kuvvetli değilse o geçici gelip geçici olur. Bizim en büyük şansımız Türkiye’nin sağlıktaki insan gücünün yani beşeri sermayesinin çok iyi yetişmiş ve adanmış olmasıdır. Covid’de de depremde de bunu gördük. Onun için bu beşeri sermayesinin daha kaliteli olması için, daha iyi olması için ulaşıyoruz. Burada da gördük. Sayın vekilim de söyledi. Diyor ki biz tıp fakülteleri kuruyoruz 126 tane. Buradaki insanlarımızın, öğrencilerimizin, gelecekte sağlığı yetiştiren insanların iyi yetişmesini istiyoruz. Onun için biz öğretim üyeleri Anabilim dalı başkanlıkları, kalitesi, gelişme aşamasında olan her tıp fakültesi ile işbirliğine hazırız. Ama sadece tabela koruyun diye, tıp haksız olsun diye kurulan fakültelerden biz afiliasyon konusunda yani işbirliği konusunda maalesef iyi örneklerimizin olmadığını ifade etmek istiyorum. Onun için şu heyecanı gördüm. Bu adanmışlığı gördük. Bu İsteği görüyoruz. Bu salonu görüyoruz. Onun için biz kaliteli hocalarının olduğu böyle bir altyapıyı hedef edinmiş insanların Tıp fakültesiyle işbirliğini yapacağımıza buradan söz veriyorum. Ancak şunu da ifade ediyorum. Biz daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz. Çalışmadan hiçbir şey olmaz arkadaşlar. Üretmeden hiçbir şey yapamayız. Güçlü olmamız için birlikte hareket edip, birlikte üretmemiz, birlikte sarılmamız gerekiyor. Evimize bakın, etrafınıza bakın, sosyal medyaya bakın arkadaşlar. Herkes birbirini eleştiriyor. Herkes bir eleştiriyi yapmak için bir şey bulmaya çalışıyor. Ama öncelikli soru sen ne yaptın sorusu değildir demin bahsettiğim gibi. Ben ne yaptım, biz ne yaptık sorusu. Aynaya baktığınız zaman gözleriniz size ben ne yaptım diye sorup da yaptığınızdan mutlu oluyorsanız hayatınızı yaşa Yaşıyorsunuz demektir. Başkası sizin hayatınızı yaşamaz. Siz hayatınızı yaşarsınız" şeklinde konuştu.</p>

<p>Sosyal medya konusuna da değinen Bakan Memişoğlu, "Sosyal medyada nereden geldiği belli olmayan bilgilerle birbirinizi eleştirmeyin. Özellikle genç arkadaşlara söylüyorum. Çünkü bu dezenformasyon olabiliyor, iftira olabiliyor. Onun için Gerçeğini araştırın. Eleştirirken lütfen karşınızdakinin duygularını da hisset. Yani diğer bir anlı hisset. Onun için önce eleştirmeden önce kendimizi eleştireceğiz. Biz ne yaptık diye soracağız. Başkasını eleştireceğiz. Ve çok önemli bir şey söyleyeceğim. Biz kötülüğü kötülükle salmayacağız. Biz kötülük Kötülüğü iyilikle yeneceğiz. İyilikle savacağız. Çünkü kötüyle kötü olursanız eğer siz de kötü olursunuz. Ama kötüyü iyilikle yenerseniz sabırla ve çalışmayla o zaman siz iyilik olursunuz ve kendiniz olursunuz. Ülke olarak da iktidar olarak da parti olarak da bizim düsturumuz iyilikle kötülüğü yeneceğiz düsturudur. Onun için sizlerin Bir sağlık bakanı olarak sağlık kalmanızı istiyorum. Birlikte hareket etmenizi istiyorum. Ben bu üniversiteyi kuranlardan, bu konferansı yapanlardan Allah razı olsun diyorum. Gerçekten Bitlis´in farklı bir yüzüğü benimle karşılaşmış durumdayım" diye konuştu.</p>

<p>Programda Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu ve Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş da birer konuşma yaptı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis’te yaptığı yatırımlardan dolayı Bitlisli iş adamı Ahmet Eren’e teşekkür plaketi taktim etti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, sırasıyla Mutki Belediyesi ve Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi ziyaretinin ardından kentten ayrıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/bakan-memisoglu-saglikta-insan-gucumuz-en-buyuk-sansimizsaglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-turkiyenin-bolgesin</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 20:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/hju.jpg" type="image/jpeg" length="65846"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan hantavirüs uyarısı: "Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli"]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/uzmandan-hantavirus-uyarisi-kuresel-salgin-riski-dusuk-ancak-korunma-onlemleri-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/uzmandan-hantavirus-uyarisi-kuresel-salgin-riski-dusuk-ancak-korunma-onlemleri-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Son günlerde bir gemide görülen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonlarına ilişkin uzmanlar uyarılarda bulundu. Kemirgenler aracılığıyla bulaşan hastalığın özellikle riskli meslek gruplarında daha sık görülebildiği söyleyerek, korunma önlemlerinin önemine dikkat çekildi.</p>

<p></p>

<p>VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğunu belirterek, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Bu nedenle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında hastalık daha sık görülebilmektedir" diye konuştu.</p>

<p>"İki farklı klinik tabloya yol açabiliyor"</p>

<p>Hantavirüs enfeksiyonlarının iki ana klinik formunun bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Akciğer tutulumu ile seyreden tipi daha çok Amerika kıtasında görülürken, böbrek yetmezliği bulgularıyla seyreden formu ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi’nde karşımıza çıkmaktadır" şeklinde konuştu.</p>

<p>"İnsandan insana bulaş genellikle görülmüyor"</p>

<p>Hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı vakalarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Türkiye’de ilk vakalar 2000’li yıllarda Zonguldak ve Giresun’da bildirilmiştir. Aynı dönemde Samsun’da da takip ettiğimiz vakalar bulunmaktaydı. Son dönemde gündeme gelen salgında rol oynayan Andes alt tipinin nadir de olsa insandan insana bulaşabileceği bilinmektedir. Tedavi süreci genellikle destekleyici yaklaşımlarla yürütülmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Korunma önlemleri önem taşıyor"</p>

<p>Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" açıklamasında bulundu.</p>

<p>"COVID-19 benzeri pandemi beklenmiyor"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın bulaşma yolları nedeniyle COVID-19 benzeri küresel bir salgın riskinin beklenmediğini dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu şunları söyledi: "Mevcut bilgiler ışığında hantavirüsün dünya çapında bir pandemiye yol açması beklenmemektedir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/uzmandan-hantavirus-uyarisi-kuresel-salgin-riski-dusuk-ancak-korunma-onlemleri-onemli</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/71-402.jpg" type="image/jpeg" length="42948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Sağlık İçin Hareket Et Günü" kapsamında yürüyüş düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/saglik-icin-hareket-et-gunu-kapsaminda-yuruyus-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/saglik-icin-hareket-et-gunu-kapsaminda-yuruyus-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında Adıyaman’da farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman İl Sağlık Müdürlüğü öncülüğünde düzenlenen etkinliğe, Tunahan Özbilgin Gençlik Merkezi çalışanları ve üyeleri, çeşitli kurumların çalışanları ve gönüllü vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Katılımcılar, sağlıklı yaşam ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla Eğriçay Atletizm Pisti çevresinde yürüyüş yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte, düzenli fiziksel aktivitenin bireylerin yaşam kalitesini artırdığına vurgu yapılırken, vatandaşların günlük yaşamda daha fazla hareket etmelerinin önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Program, toplu hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/saglik-icin-hareket-et-gunu-kapsaminda-yuruyus-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 20:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/nb-14.jpg" type="image/jpeg" length="93288"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anneler Günü öncesi "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumu]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/anneler-gunu-oncesi-bilgili-anneler-saglikli-nesiller-sempozyumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/anneler-gunu-oncesi-bilgili-anneler-saglikli-nesiller-sempozyumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne Çocuk Eğitim ve Araştırma Derneği (AÇEAD) tarafından "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" temasıyla aile sempozyumu düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anneler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumunda sağlıklı gebelik süreci, annenin beden ve ruh sağlığının korunması, yenidoğan bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve anne sütünün önemi gibi konular ele alındı. Sempozyumda ayrıca çocuk ruh sağlığında koruyucu yaklaşım, çocuk gelişiminde aile desteğinin önemi ve annelik sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri bilim insanları tarafından değerlendirildi. Çocuk gelişiminde annenin rolünün önemine değinen AÇEAD Başkanı Prof. Dr. Nilgün Altuntaş, "Annenin hem biyolojik hem psikolojik olarak sağlıklı olması çok önemli. Annelik edebiyatta duygu, şefkat ile tanımlanır ama aslında bu sadece şefkat dediğimiz duygudan ibaret değil. Biyolojik de bir gücü var annenin. Şimdi bilimsel olarak gösterilenler bunlar. Çünkü beyin gelişiminin özellikle ilk üç yılda yüzde 80’i tamamlanıyor ve yaşamın o ilk döneminde de annenin bebeğin gelişimine çok büyük katkısı var" dedi.</p>

<p>"Anne, doğurmanın dışında sağlıklı olarak kalmasını da sağlar"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne ve çocuğun ilk temasının önemine vurgu yapan Altuntaş, "Temasın devam etmesi, dokunuş, bunlar nörolojik gelişimi desteklemektedir. Arkasından emzirme süreci gelir. Anne, sütüyle de aynı şekilde yine hem immün sistemini güçlendirir, bağışıklığını güçlendirir. Bunun yanında hayata tutunmasını, hem de sağlıklı kalmasını sağlar aynı zamanda sütüyle. Annenin sesinin de bebeğin nörolojik gelişimini iyileştirdiği son çalışmalarda gösterilmiş durumda. Anne her yönüyle gerçekten çocuğu hem hayatta tutmaya, doğurmanın dışında hayatta kalmasına ve sağlıklı olarak kalmasına da etki eder" diye konuştu.</p>

<p>"Destek öncelikli olarak eşinden olmalı"</p>

<p>Kadınların hem ev içerisinde hem de sosyal hayatında büyük sorumluluklarının olduğunu ifade eden Altuntaş, "Bizim toplumun merkezinde olduğu için, toplumun temeli olduğu için anneyi bu büyük sorumlulukları altında kesinlikle güçlendirmemiz gerekir. Destek olunması gerekir. Bu destek öncelikli olarak eşinden olmalı, çevresinden, biz sağlıkçılardan bir destek. Tabii ki devletten de bir destek mutlaka olması gerekir. Çünkü biz kadının aslında sessizce toplumu dönüştürdüğünü, dünyayı değiştirdiğini biliyoruz. O nedenle de kadına yapılacak olan yatırım, onu güçlendirmeye yönelik olarak yapılan yatırım çok önemli bir halk sağlığı yatırımı durumuna geliyor" dedi.</p>

<p>Hayata en iyi başlangıçlardan birinin normal doğum, bir diğerinin ise anne sütüyle beslenilmesi olduğunu belirten Altuntaş, "Emzirme gerçekten en önemli yatırım. Bunun için bizim çok uğraşmamız gerekiyor. Ben öğrencilerime de anlatırken ‘Bunu bir vatan hizmeti olarak göreceksin’ diyorum. Nasıl askerlik yapılıyorsa ben o şekilde yapıyorum. Gerçekten bizim ülkeye yaptığımız çok büyük bir iyilik olarak görüyorum emzirmenin yaygınlaştırılmasını. Çünkü anne zaman zaman bırakacak düzeye gelebiliyor sorunlarla boğuşurken. O yüzden anne sütü çok kıymetli. Zaten sadece besin de değil anne sütü. Aynı zamanda immünolojik olarak bir sürü içerisinde hücre var. Bir damlasında bir milyondan fazla hücrenin olduğu bir sıvı. Yaşayan bir sıvı ve o kadar dizayn edilmiş ki bebek büyüdükçe o da değişerek ona uyum sağlayan bir sıvı. Enfeksiyonlardan, alerjiden, kanserden koruyor" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/anneler-gunu-oncesi-bilgili-anneler-saglikli-nesiller-sempozyumu</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/fg-12.jpg" type="image/jpeg" length="62324"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: "8 vakanın 5'inin hantavirüs olduğu teyit edildi, diğer 3'ü şüpheli vaka"]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/dso-8-vakanin-5inin-hantavirus-oldugu-teyit-edildi-diger-3u-supheli-vaka</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/dso-8-vakanin-5inin-hantavirus-oldugu-teyit-edildi-diger-3u-supheli-vaka" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, hantavirüs salgını yaşanan gemiye ilişkin, "8 vakanın 5'i hantavirüs olduğu teyit edildi, diğer 3'ü ise şüpheli vaka" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Atlantik Okyanusu'nda seyreden Hollanda bayraklı MV Hondius isimli yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edilmesine ilişkin son duruma ilişkin İsviçre'nin Cenevre kentindeki DSÖ merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, nadir görülen hantavirüs salgınının yaşandığı gemideki yolcular arasında, şimdiye kadar üçü ölümle sonuçlanan 8 vaka tespit edildiğini açıkladı. Ghebreyesus, "8 vakanın 5'i hantavirüs olduğu teyit edildi, diğer 3'ü ise şüpheli vaka" dedi.</p>

<p>Ghebreyesus, önceki hantavirüs salgınlarında insandan insana bulaşmanın yalnızca "uzun süreli yakın temas" durumlarında görüldüğünü ve bu vakada da durumun böyle olduğunu söyledi. Ghebreyesus, "İlk vaka, 6 Nisan'da belirti göstermeye başlayan ve 11 Nisan'da gemide hayatını kaybeden bir erkekti. Numune alınmadı ve belirtiler, diğer solunum yolu hastalıklarına benzediği için başlangıçta hantavirüsten şüphelenilmedi" şeklinde konuştu.<br />
DSÖ yetkilisine göre hayatını kaybeden yolcunun eşi, gemi Saint Helena'ya yanaştığında karaya çıktı ve kendisinde de belirtiler görüldü. Kadının durumu, 25 Nisan'da Güney Afrika'nın Johannesburg kentine yaptığı uçuş sırasında ağırlaştı ve ertesi gün hayatını kaybetti. Ghebreyesus, Güney Afrika'da alınan numunelerin vakanın hantavirüs olduğunu doğruladığını söyledi.<br />
<br />
<strong>"Daha fazla vaka ortaya çıkabilir"</strong></p>

<p>Ghebreyesus, DSÖ'nün yolcularla temas etmiş olabilecek ve semptom gösteren başka kişiler bulunduğu iddialarından haberdar olduğunu ve ilgili makamlarla temas halinde olduklarını açıkladı. DSÖ Genel Direktörü, hastalığın kuluçka süresinin altı haftaya kadar çıkabildiğini ifade ederek ilerleyen dönemde daha fazla vaka ortaya çıkabileceğine işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ghebreyesus, hastalığın ciddi olmasına rağmen "halk sağlığı açısından risk seviyesinin düşük" olarak değerlendirildiğini de sözlerine ekledi.<br />
<br />
<strong>Kanarya Adaları halkı için risk düşük</strong></p>

<p>Pazartesi günü İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'den gemiyi kabul etmesini istediğini ve Sanchez'in bunu kabul ettiğini söyleyen Ghebreyesus, geminin şu anda İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'na doğru ilerlediğini söyledi. DSÖ Genel Direktörü, "İspanya'nın bu riski yönetme kapasitesine güveniyoruz ve bunu yapmaları için kendilerine destek veriyoruz" dedi.</p>

<p>Ghebreyesus ayrıca, hantavirüsün ada halkı için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendirdiklerini söyledi. DSÖ yetkilisi, halen gemide bulunan tüm yolculardan kamaralarında kalmalarını istediğini, semptom gösteren kişilere ise derhal izolasyona girme talimatı verildiğini açıkladı.<br />
<br />
<strong>Virüse yakalanan çiftin, virüs taşıyan farelerin bulunduğu alanları gezdiklerini söyledi</strong></p>

<p>Ghebreyesus, salgının başlangıcına ilişkin incelemelerin devam ettiğini ancak gemide görülen ilk iki vakanın görüldüğü çiftin, Arjantin'deki bir kuş gözlem gezisine katıldığını ve bu virüsü taşıyan farelerin görüldüğü yerleri ziyaret ettiklerinin belirlendiğini söyledi. Ghebreyesus ayrıca, DSÖ'nün çiftin hareketlerine ilişkin daha fazla bilgi elde edebilmek üzere Arjantinli yetkililerle çalıştığını açıkladı.<br />
<br />
<strong>"Bu Covid ya da influenza değil, çok farklı şekilde yayılıyor"</strong></p>

<p>Basın toplantısında söz alan bulaşıcı hastalık epidemiyologu Maria van Kerkhove, yetkililerin MV Hondius gemisindeki herkesin maske takmasını istediğini açıkladı. Van Kerkhove, hasta olduğundan şüphelenilen kişilerle temas eden ya da onların bakımını üstlenen kişilerin de koruyucu ekipman kullanması gerektiğini söyledi. Hantavirüsün ancak yakın insan teması yoluyla bulaştığını vurgulayan Kerkhove, "Bu Covid ya da influenza değil. Çok farklı bir şekilde yayılıyor" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Bu, Covid pandemisinin başlangıcı değil"</strong></p>

<p>Kerkhove, basın toplantısında hantavirüs salgını ile Covid-19'un başlangıç günleri ile farkın ne olduğu sorusuna, "durumun altı yıl önceki ile aynı olmadığı" şeklinde cevap verdi. Kerkhove, "Burada çok net olmak istiyorum. Bu SARS-CoV-2 değil. Bu, Covid pandemisinin başlangıcı değil. Bu, gemide gördüğümüz bir salgın" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kerkhove, hantavirüsün koronavirüs ile aynı şekilde yayılmadığını ve ancak "yakın temas" ile bulaştığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/dso-8-vakanin-5inin-hantavirus-oldugu-teyit-edildi-diger-3u-supheli-vaka</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 23:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/ht-7.jpg" type="image/jpeg" length="88299"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Kilim: "Çocuklarda demir eksikliği sessiz bir tehdit"]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/dr-kilim-cocuklarda-demir-eksikligi-sessiz-bir-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/dr-kilim-cocuklarda-demir-eksikligi-sessiz-bir-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Kilim, demir eksikliğinin özellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda sık görüldüğünü ve zamanında önlem alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Kilim, demir eksikliğinin özellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda sık görüldüğü belirtti. Demir eksikliğine zamanında önlem alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Dr. Kilim, "Çocuk sağlığı açısından kritik öneme sahip olan demir, büyüme ve gelişmenin temel yapı taşlarından biridir. Ancak son yıllarda yapılan gözlemler, çocuklarda demir eksikliğinin giderek daha yaygın hale geldiğini ve çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini ortaya koymaktadır. Demir, vücutta oksijen taşıyan hemoglobinin üretimi için gereklidir. Eksikliği durumunda ise kansızlık (anemi), bağışıklık sisteminde zayıflama ve gelişimde gerileme gibi sonuçlar ortaya çıkabilir" dedi.</p>

<p>"Belirtiler her zaman belirgin olmayabilir"</p>

<p>Ailelerin dikkat etmesi gereken başlıca belirtiler hakkında bilgi veren Dr. Kilim, "Sürekli yorgunluk ve halsizlik. İştahsızlık. Soluk cilt rengi. Dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğü. Sık hastalanma. Bu belirtiler başka sağlık sorunlarıyla karıştırılabileceği için düzenli doktor kontrolleri büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Risk faktörleri artıyor"</p>

<p>Uzm. Dr. Esra Kilim, demir eksikliğinin önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunun altını çizerek, dengeli ve çeşitli beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, "Dengesiz beslenme alışkanlıkları, işlenmiş gıdaların artan tüketimi ve demir açısından zengin besinlerin yeterince alınmaması, demir eksikliğinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle sadece süt ağırlıklı beslenen çocuklarda risk daha yüksek görülmektedir. Kırmızı et, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve pekmez gibi demir açısından zengin besinlerin düzenli tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca, C vitamini içeren gıdalar demir emilimini artırdığı için beslenme planına dahil edilmelidir" şeklinde konuştu</p>

<p>"Erken tanı, sağlıklı gelecek"</p>

<p>Dr. Kilim, "Çocuklarda demir eksikliği erken teşhis edildiğinde kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Bu nedenle ebeveynlerin bilinçli olması ve çocuklarının gelişimini yakından takip etmesi büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/dr-kilim-cocuklarda-demir-eksikligi-sessiz-bir-tehdit</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/f-g-f-1.jpg" type="image/jpeg" length="12899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van’da gebe anneye aynı anda hem sezaryen hem beyin ameliyatı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/vanda-gebe-anneye-ayni-anda-hem-sezaryen-hem-beyin-ameliyati-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/vanda-gebe-anneye-ayni-anda-hem-sezaryen-hem-beyin-ameliyati-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine görme kaybı şikayetiyle başvuran 35 haftalık gebe hasta, aynı seansta gerçekleştirilen sezaryen ve endoskopik hipofiz ameliyatlarıyla sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bingöl’de yaşayan 3 çocuk annesi 35 yaşındaki Bircan Kolak, ani gelişen görme kaybı şikayetiyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. 35 haftalık gebe olan Kolak’ta yapılan tetkikler sonucunda, hipofiz bezinde meydana gelen kanamanın görme sinirlerine baskı yaptığı tespit edildi.</p>

<p>Hayati risk ve kalıcı görme kaybı ihtimali üzerine Beyin Cerrahisi uzmanları Op. Dr. Fatih Gök ve Op. Dr. Mustafa Arıcı ile Kadın Doğum ekibi acil operasyon kararı aldı. Ameliyathanede gerçekleştirilen koordineli müdahale ile önce sezaryen operasyonuyla bebek sağlıklı bir şekilde dünyaya getirildi. Ardından Op. Dr. Gök ve Op. Dr. Arıcı tarafından kapalı yöntemle endoskopik hipofiz cerrahisi uygulandı.</p>

<p>Başarılı geçen operasyonların ardından yeniden görmeye başlayan Bircan Kolak ve bebeği hayati tehlikeyi atlattı. Anne ve bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu, yakın zamanda taburcu edilecekleri bildirildi.</p>

<p>Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinin çevre illerden de sevk alan ileri sevk merkezi olduğunu belirtti. Başhekim Sarıkaya, "Komplike, zor vakaların bile güzel bir şekilde yönetildiği bir seviyeye geldik. Bundan dolayı çok mutluyuz. Artık birden fazla ameliyat gerektiren durumlar, gebelik gibi riskli durumların da eşlik ettiği hastalıkları sevk etmeden merkezimizde başarılı bir şekilde yönetebiliyoruz. Ben bu ameliyatı yapan tüm ekip arkadaşlarıma canı gönülden teşekkür ediyorum, hastamıza da acil şifalar diliyorum" dedi.</p>

<p>"Cerrahimizi başarılı bir şekilde gerçekleştirdik"</p>

<p>Hem kadın doğum hem de beyin cerrahisi bölümünün iki kademeli bir ameliyatı başarıyla gerçekleştirdiklerini dile getiren Beyin Cerrahisi Op. Dr. Fatih Gök ise "Önce sezaryenle hastamızın bebeğini sağlıklı bir şekilde yenidoğan yoğun bakıma gönderdik. Ardından görme kaybına sebep olan iki şah damarı arası bölgede, hormonal aktivitenin yüksek olduğu bir bölgede olan tümörünü yaklaşık 12 milimetrelik bir alandan endoskopik olarak burundan girilerek çıkardık.</p>

<p>İki şah damarı arasından girilerek cerrahimizi başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Tabii bu bölgenin belli başlı anatomik göstergeleri vardı, onları kullanarak ameliyatımızı yaptık ama sonuçta bayağı riskli bir ameliyattı. Yaklaşık 5 saat süren bir ameliyatın sonunda başarılı bir şekilde sonuca eriştik. Ameliyattan sonra hastamızla görüştüğümüzde görmesinin gayet düzeldiğini, daha net gördüğünü teyit ettik. Şu anda hem hastamız hem çocuğu sağlıklı. Takip sürecimiz de bir hafta kadar sürdü. Hormonel dengelerini sağladıktan sonra taburculuğunu planlayacağız artık" diye konuştu.</p>

<p>"Üst düzey bir ameliyattı"</p>

<p>Beyin Cerrahisi Op. Dr. Mustafa Arıcı da bu ameliyatın genellikle üçüncü basamak hastanelerde yapılabilen üst düzey bir ameliyat olduğunu belirterek, "Post-op takibi çok önemlidir; post-op takibinde herhangi bir komplikasyon, sıkıntı yaşamadık. Multidisipliner bir şekilde takiplerimizi gerçekleştirdik. Hastamızı şifa ile taburcu etmeyi bekliyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gebe olan eşinin aynı zamanda FSH (Kas) hastası olduğunu ve görme problemi geliştiğini anlatan Erhan Kolak ise şunları söyledi:</p>

<p>"Van’daki doktorlar bize yer açtılar. Onlar bu süreçte bize yardımcı oldular. Her gün, her saatte hastayla ilgilendiler; hastanın bütün problemlerine baktılar, çözdüler. Ondan sonra bizi taburcu ettiler, Allah onlardan razı olsun. Eşim iki ameliyat geçirdi; biri sezaryen bir de beyin cerrahi ameliyatı. İkisini de Allah’a çok şükür atlattık, bir sıkıntı yok. Doktorlara çok teşekkür ediyorum."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/vanda-gebe-anneye-ayni-anda-hem-sezaryen-hem-beyin-ameliyati-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 22:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/2-872.jpg" type="image/jpeg" length="39172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserle mücadelede yeni adım: Rus aşısından ilk bulgular açıklandı]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/kanserle-mucadelede-yeni-adim-rus-asisindan-ilk-bulgular-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/kanserle-mucadelede-yeni-adim-rus-asisindan-ilk-bulgular-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’da geliştirilen bir kanser aşısına ilişkin ilk test sonuçlarının kamuoyuyla paylaşıldığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rus yetkililerden yapılan açıklamalara göre, “Neoonkovak” adı verilen aşının bir hastaya uygulanmasının ardından elde edilen ilk bulgular, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı harekete geçtiğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gamaleya Araştırma Merkezi ve Rusya Bilimler Akademisi Direktörü Aleksandr Gintsburg, aşının bağışıklık sistemindeki uyarıcı hücreleri güçlendirerek kanserli hücrelere karşı daha etkili bir yanıt oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Rusya Bilimler Akademisi’nin verilerine göre, söz konusu aşı geçen ayın başında cilt kanseri bulunan 60 yaşındaki bir hastaya uygulandı.</p>

<p>Açıklamada, aşının bağışıklık sistemini aktive ederek hastalığın erken aşamada kontrol altına alınmasına katkı sağladığı ifade edildi.</p>

<p>Öte yandan Rusya Sağlık Bakanlığı Tıbbi Radyoloji Araştırma Merkezi Genel Müdürü Andrey Kaprin, kansere karşı geliştirilen mRNA temelli bir aşının 2025 veya 2026 yıllarında kullanıma sunulmasının beklendiğini ve güvenli olacağını daha önce açıklamıştı.</p>

<p>Rusya Sağlık Bakanlığının, Neoonkovak aşısını ulusal aşılama takvimine dahil etmeyi planladığı, aşının enjeksiyon yoluyla uygulanacağı ve 2026-2028 yılları arasında yaygın kullanımının hedeflendiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RÛDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/kanserle-mucadelede-yeni-adim-rus-asisindan-ilk-bulgular-aciklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/hgh-5.jpg" type="image/jpeg" length="35839"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikolog Aydın: "Akran zorbalığı bir çocukluk değil, bir ruh sağlığı sorunudur"]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/psikolog-aydin-akran-zorbaligi-bir-cocukluk-degil-bir-ruh-sagligi-sorunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/psikolog-aydin-akran-zorbaligi-bir-cocukluk-degil-bir-ruh-sagligi-sorunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akran zorbalığının çocuklar arasında görülen basit bir tartışma değil, bir çocuğun diğerine sistematik olarak zarar verdiği ciddi bir psikolojik süreç olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Sercan Aydın, "Bu durum hem zorbalığa maruz kalan çocukta hem de zorbalık yapan çocukta uzun vadeli psikolojik etkiler bırakır. Akran zorbalığı bir çocukluk sorunu değil, bir ruh sağlığı sorunudur ve erken müdahaleyle tamamen önlenebilir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Klinik Psikolog Sercan Aydın, son zamanlarda artış gösteren akran zorbalığı hakkında bilgi vererek ailelere ve öğretmenlere önerilerde bulundu.</p>

<p>Akran zorbalığıyla ilgili etkileri ve tanımına değinen Sercan Aydın, "Akran zorbalığı; bir çocuğun başka bir çocuğa karşı bilinçli, tekrar eden ve güç dengesizliği içeren davranışlar sergilemesidir. Bunlar fiziksel, sözel, sosyal dışlama ya da dijital ortamda olabilir. Klinik çalışmalarımızda da özellikle siber zorbalığın çok arttığını görüyoruz. Akran zorbalığı, çocuklar arasında görülen basit bir tartışma değil, bir çocuğun diğerine sistematik olarak zarar verdiği ciddi bir psikolojik süreçtir. Bu durum hem zorbalığa maruz kalan çocukta hem de zorbalık yapan çocukta uzun vadeli psikolojik etkiler bırakır. Akran zorbalığı bir çocukluk sorunu değil, bir ruh sağlığı sorunudur ve erken müdahale ile tamamen önlenebilir. Zorbalığa maruz kalan çocuklarda görülen belirtiler; okula gitmek istediğin azalma, içe kapanma, kaygı, ağlama, akademik düşüş ve uyku sorunları da eşlik eder. Her çocuk bunu söyleyemeyebilir. Bunları davranışlarından da görebiliriz. Zorbalık yapan çocuk ise neden yapar. Genelde güç ihtiyacı, model alma, empati eksikliği ve duygusal regülasyon sorunları etkili olabilir" şeklinde konuştu.</p>

<p>"En kritik hata ‘sen de karşılık ver’ demektir"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelere önerilerde bulunan Aydın, "Çocuğu suçlamadan dinlemeli, okul ile iletişime geçmeli ve çocuğa ‘kendini savunma’ yerine ‘yardım isteme’ davranışı öğretilmelidir. En kritik hata ‘sen de karşılık ver’ demektir. Öğretmenler bunları nasıl görebilir veya önleyebilir. Öğretmenlerin bunu görmezden gelmemesi gerekir. Kuralları net koyması ve zorbalık yapan çocuğu etiketlemesi gerekebilir. Erken müdahale, empati eğitimi, duygusal farkındalık ve okul-aile iş birliği ile büyük ölçüde önlenebilir. Akran zorbalığını önlemek mümkün. Yeter ki çocukları suçlamak yerine anlamaya ve doğru yönlendirmeye odaklanalım" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/psikolog-aydin-akran-zorbaligi-bir-cocukluk-degil-bir-ruh-sagligi-sorunudur</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/hj-8.jpg" type="image/jpeg" length="85125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vatandaşların acil servisleri doğru kullanmaları uyarısı]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/vatandaslarin-acil-servisleri-dogru-kullanmalari-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/vatandaslarin-acil-servisleri-dogru-kullanmalari-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner, halkı acil servislerin doğru kullanımı konusunda bilinçlenmeye çağırıyor. Aile hekimliğinin vatandaşlar için önemine vurgu yaparak, sağlık hizmetlerinin verimliliğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner, yaptığı bir açıklamada özellikle acil servislerin gereksiz kullanımına ve aile hekimliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, megakentteki muayene sayılarından devam eden sağlık yatırımlarına kadar birçok konuda bilgi verdi. Vatandaşların aile hekimliklerine başvurusunun önemine dikkat çeken Doç. Dr. Güner, İstanbul’daki ilk 3 aya ilişkin verileri de paylaştı.</p>

<p>İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, başvuruda ilk basamağın aile hekimi olması gerektiğini söyleyerek, her gün acil servise giden bir vatandaşla yaptığı sohbeti şu ifadelerle dile getirdi:</p>

<h3>"SOSYALLEŞME ARACI OLARAK KULLANIYORLAR"</h3>

<p>“Kocamustafapaşa’da bir teyzemiz vardı, bir yılda 300 kere doktora gitmişti, sordum; ‘Alışkanlığım böyle’ dedi. Sosyalleşme aracı olarak da kullanıyorlar, ihtiyacı olan hastanın ulaşmasıyla ilgili problem yaşama ihtimalimiz var. Acilde sarı ve kırmızı alanda herhangi bir sıkıntı yok. Yoldan geçerken ‘Bir acile uğrayayım’ , ‘Pazara inmiştim, gelmişken bir acile uğrayayım’ bunlarla karşılaşıyoruz.”</p>

<h3>"AİLE HEKİMİ VATANDAŞLARIN SORUNUNU ÇÖZEBİLİR"</h3>

<p>“Vatandaşlar, evine ortalama 7 dakika yürüme mesafesindeki aile hekimliklerine başvurarak sorunlarının çoğunu çözebilir.”</p>

<h3>"KOCAMUSTAFAPAŞA’DA BİR TEYZEMİZ 300 KERE DOKTORA GİTMİŞTİ"</h3>

<p>'İstanbul'da 53 tane devlet, 130’dan fazla özel hastane var' diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, <strong><em>"Aile hekimlikleriyle beraber devasa bir sistemde sağlık hizmeti sunuyoruz. Bunun için zaten dünyanın sağlık başkenti diyoruz. 7-24, bayramı seyranı, gecesi gündüzü olmadan hiçbir şekilde inkıtaya uğramaması gereken bir süreç var. Sağlık hizmetini kesintisiz bir şekilde veriyoruz. 201 ülkeden 500 bin vatandaşın genel cerrahi, ortopedi, onkoloji hastalarının gelip şifa bulduğu bir kentten bahsediyoruz.</em></strong></p>

<p><strong><em>Estetik olsun botoks, rinoplasti olsun, saç ekimi İstanbul’da hatta Antalya, İzmir gibi noktalarda da büyük bir teveccühle tüm dünyada karşılanıyor. Şunu biliyoruz ki; İstanbul bu noktanın ana başkenti. 2025 yılında 207 milyon muayene, 2 milyon 600 bin ameliyat. Sadece 5 milyon kardiyoloji muayenesi yapmış durumdayız, 90 bine yakın anjiyo, 100 binden fazla kalp ameliyatı. 207 milyon muayene yapmışız kişi başı 12’ye denk geliyor, bu tüm dünyanın ortalamasının çok üstünde bir rakam. İnsanlar sağlık hizmetine erişmekte zorluk yaşamıyorlar ama bir problem de şu; acaba doğru sağlık hizmetine mi ulaşıyoruz?</em></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><em>En yakın sağlık danışmanımız kim; aile hekimi. Ben hastaneye geçen sene sadece 1 kere başvurdum, Kocamustafapaşa’da bir teyzemiz vardı, bir yılda 300 kere doktora gitmişti. Ben de aradım, sordum, neden? O, ‘Alışkanlığım böyle’ dedi. Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Çapa'sı, Samatya'sı, Haseki'si. Sosyalleşme aracı olarak da kullanıyorlar, bizim ihtiyacı olan hastanın ulaşmasıyla ilgili problem yaşama ihtimalimiz var. Teyzemiz 1 yıl içinde gitmiş zaten 365 gün var, aynı gün içinde 3-4 yere gitmiş olması gerekiyor. Bu bir alışkanlık olmuş."</em></strong> dedi.</p>

<h3>"3 BRANŞ DIŞINDA HER BRANŞA AYNI GÜNE RANDEVU VEREBİLİYORUZ"</h3>

<p><strong><em>"80’den fazla branşta randevu açıyoruz."</em></strong> diyen Doç. Dr. Güner, <strong><em>"MHRS’yi kontrol ettiğimizde 3 tane branşımız dışında her branşa aynı güne randevu verebiliyoruz. 3 branş; göz, cildiye ve kardiyoloji. Bunlara 10 gün içinde randevu verebilir durumdayız. İsteğimiz şu; nitelikli tetkik dediğimiz kolonoskopi, endoskopi, ameliyat süreleri gibi bunların da minimize edilebilmesi. Şükür olsun sayın Bakanımız, Bakan olduktan sonra geliştirdiği performans sistemleriyle, kamu hastane sistemleriyle bu rakamlar geriye doğru geldi. Muayene ile ilgili problemi çözmüş olduk. Yapay zekaya, internete sorduğumuz kadar aile hekimine sorsak o 12 başvurunun belki 3,4’ünü minimize etmiş olacağız. İstanbul’da 43 milyon radyolojik görüntüleme yapılmış, 207 milyon muayenenin üzerine."</em></strong> ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"AKŞAM POLİKLİNİKLERİNDE 1 MİLYONDAN FAZLA MUAYENE YAPMIŞ DURUMDAYIZ"</h3>

<p><strong><em>"Akşam poliklinikleri bir ihtiyaç olarak belirlediğimiz bir şey"</em></strong> diyerek sözlerine devam eden Doç. Dr. Güner, vatandaşların da süreçten memnun olduğunu ifade ederek, <strong><em>"Çok büyük teveccühüyle karşılaşıyor. İnsanlar çalışırken muayeneye ulaşmakta zorluk yaşıyorlar. Muayene için izin almanız gerekiyor. Şu anda akşam 17.00’dan gece 22.00’a kadar akşam poliklinikleri tesisleştirdik. Günden güne de sayılarını artırıyoruz. Biz 2025’in ekiminde başladık. Akşam polikliniklerinde 1 milyondan fazla bir muayene yapmış durumdayız. Sarı ve kırmızı alan acil kapsamında herhangi bir sıkıntı yok, bekleme sürelerimiz de çok düşük. Sorun şu; MHRS’yi takip etmezsek, randevu almazsak, gerekli kontrol ve muayenelerimizi zamanında yapmaya çalışmazsak ilk başvurduğumuz yer acil oluyor. Yoldan geçerken ‘Bir acile uğrayayım’ diyenler oluyor veya ‘Pazara inmiştim, gelmişken de bir acile uğrayayım’ bunlarla karşılaşıyoruz. Ortalama bekleme süremiz 20-30 dakika arasında değişiyor. Vatandaşlar, evine ortalama 7 dakika yürüme mesafesindeki aile hekimliklerine başvurarak sorunlarının çoğunu çözebilir."</em></strong> diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/vatandaslarin-acil-servisleri-dogru-kullanmalari-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/gf-8.jpg" type="image/jpeg" length="56006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR: Tamamı kadın personelden oluşan kadın doğum hastaneleri kurulmalı]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/huda-par-tamami-kadin-personelden-olusan-kadin-dogum-hastaneleri-kurulmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/huda-par-tamami-kadin-personelden-olusan-kadin-dogum-hastaneleri-kurulmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Aile Başkanı Aynur Sülün, “Tamamı kadın personel ve doktorlardan oluşan kadın hastalıkları ve doğum hastaneleri kurulmalıdır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HÜDA PAR Aile Başkanı Aynur Sülün, “birçok kadının sağlık problemi yaşamasına rağmen mahremiyet kaygısıyla hastaneye gitmekten çekindiğini” söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sülün, "Kadınlarımızın birçoğu, sağlık problemleri olmasına rağmen, mahremiyet kaygısı sebebiyle, tedavi olmayı ertelemekte ya da hastaneye gitmeme yolunu tercih etmektedir. Tedavisi ertelenen hastalıklar ise zamanla daha ağır vakalara dönüşmekte, bazen de tedavisi mümkün olmayan sağlık sorunlarına yol açabilmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Muayene aşamasında karşılaşılan tablonun kadınlar üzerinde psikolojik etki oluşturduğunu savunan Sülün, "Erkek doktor ve erkek bir personelle karşılaşma durumunda birçok kadında oluşan utanma, çekinme, kaygı durumları tedavi sürecini olumsuz yönde etkilemekte, bazen başlayan tedavi sürecinin yarım bırakılmasına dahi neden olabilmektedir" dedi.</p>

<p>Sadece kadınların çalıştığı hastanelerin kurulması gerektiğini söyleyen Sülün, "kadınların, mahremiyetlerini koruyabilecekleri ve kendilerini güvende hissedebilecekleri ortamlarda sağlık hizmeti almasının en temel fıtri hakkı olduğunu" belirterek "Kadınların bu hakkı elde edebilmeleri için, tamamı kadın personel ve doktorlardan oluşan kadın hastalıkları ve doğum hastaneleri kurulmalıdır. Çeşitli ülkelerde örnek uygulaması bulunan bu hastanelerde yeteri kadar kadın doktorun istihdam edilebilmesi için; tıp fakültesi mezunu olan genç kızlar, uzmanlık alanı olarak kadın doğum bölümlerine teşvik edilmeli ve kendilerine öncelik verecek düzenlemeler yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RÛDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/huda-par-tamami-kadin-personelden-olusan-kadin-dogum-hastaneleri-kurulmali</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/05/10-844.jpg" type="image/jpeg" length="19304"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz mevsimi öncesi diyet uyarısı: Yanlış yöntemler sağlığı tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/yaz-mevsimi-oncesi-diyet-uyarisi-yanlis-yontemler-sagligi-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/yaz-mevsimi-oncesi-diyet-uyarisi-yanlis-yontemler-sagligi-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırşehir’de Beslenme ve Diyet Uzmanı Batuhan Dokumacı; yaz mevsimi öncesinde hızlı kilo vermek isteyen vatandaşlara yönelik uyarılarda bulundu. Dokumacı; doktor ve uzman kontrolü olmadan zayıflamanın sağlığı tehdit edebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin yaklaşılmasıyla birlikte hızlı kilo verme çabasının arttığını belirten Dokumacı; "Yaz mevsimine girişte hızlı kilo kaybetmek için doğru bilinen yanlışlar uygulanabiliyor. Bu listenin başında yetersiz protein alımı geliyor. Kalori alımını kesmek uğruna çok kısıtlı diyetler uygulanıyor" dedi. Aktarlarda satılan bitki çayları ve ürünlerin her metabolizmaya uygun olmadığını ifade eden Dokumacı, bu tür ürünlerin bilinçsiz kullanımının sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı kilo vermenin temelinin dengeli beslenmeden geçtiğini vurgulayan Dokumacı, "Doğru zayıflamak için yapılacak en önemli şey yeterli protein alımıdır. Aynı zamanda karbonhidrat alımlarına dikkat etmek, su tüketimini artırmak ve hareketli bir yaşam tarzı benimsemek gerekmektedir" diye konuştu. Zayıflama sürecinin mutlaka uzman kontrolünde yürütülmesi gerektiğini aktaran Dokumacı; "Bizim için önemli olan diyet uzmanı ve doktor kontrolü, düzenli kan sonuçlarının takip edilmesidir. Hızlı kilo kayıpları normal değildir. Hızlı verilen kilolar, aynı şekilde hızlı bir şekilde geri alınır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/yaz-mevsimi-oncesi-diyet-uyarisi-yanlis-yontemler-sagligi-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 21:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/04/24-211.jpg" type="image/jpeg" length="75463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksekova'da fedakar ebeler zorlu arazi şartlarında gebelere ulaşıyor]]></title>
      <link>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/yuksekovada-fedakar-ebeler-zorlu-arazi-sartlarinda-gebelere-ulasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/yuksekovada-fedakar-ebeler-zorlu-arazi-sartlarinda-gebelere-ulasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde görev yapan ebeler, zorlu coğrafi şartlara rağmen gebelere ulaşmak için yollara düşüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı'nca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Yüksekova Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan koordinatör ebeler, köy köy gezerek anne adaylarını yalnız bırakmıyor. Karlı dağların eteklerinde ve yeşillik içinde yer alan köylere ziyaret gerçekleştiren ekipler, hem yüksek riskli gebelerin takibini yapıyor hem de anne adaylarını normal doğum süreci hakkında bilgilendiriyor.</p>

<p><img alt="Dgg" class="detail-photo img-fluid" height="484" src="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/04/dgg.jpg" width="870" /><br />
Ebeler, saha çalışmalarında Sağlık Bakanlığı'nın "Annelik Yolculuğu" mobil uygulamasından da yararlanarak gebelerin her an bilgiye ulaşmasını sağlıyor. Ziyaretler sırasında düzenli takibi yapılan anne adaylarına, Yüksekova Sağlık Müdürlüğü'nce hazırlanan bebek setleri hediye edildi.</p>

<p><img alt="Dgjkk" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/04/dgjkk.jpg" width="870" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksekova İlçe Sağlık Müdürlüğü Gebe Bilgilendirme Birimi'nde görevli Koordinatör Ebe Fidan Aktaş, "Bakanlığımızın yürüttüğü ‘Her Gebeye Bir Ebe' uygulaması kapsamında tüm gebelerimize ulaşmaya çalışıyoruz. Özellikle doğuma son 3 ayı kalan gebelerimizle gerek telefonla gerekse yüz yüze mutlaka iletişim kuruyoruz. Yüksek riskli gebelerimizi evlerinde ziyaret ederek durumlarını kendi ortamlarında gözlemliyoruz. Köy köy gezerek bilgilendirme faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bugün de Yoncalık köyünde riskli bir gebemizi ziyaret ettik" dedi.<br />
Ebe Zekiye Geylani ise saha çalışmalarının önemine değinerek, "Gebelerimiz, Bakanlığımızın ‘Annelik Yolculuğum' uygulaması üzerinden her türlü soruya yanıt bulabiliyor. Biz de ev ziyaretlerimizde tansiyon ve şeker ölçümlerini yaparak genel sağlık durumlarını kontrol ediyoruz. Zaten gözetimimiz altında olan gebelerimizi, köylerinde ziyaret ederek bu süreçte yanlarında olduğumuzu hissettiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Dghh-1" class="detail-photo img-fluid" height="550" src="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/04/dghh-1.jpg" width="999" />Yüksekova'nın zorlu arazi şartlarına rağmen ebelerin gerçekleştirdiği bu ziyaretler, bölgedeki anne ve bebek sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CAHİT YİĞİT / YÜKSEKOVA HALKIN SESİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yuksekovahalkinsesigazetesi.com/yuksekovada-fedakar-ebeler-zorlu-arazi-sartlarinda-gebelere-ulasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yuksekovahalkinsesigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yuksekovahalkinsesigazetesi-com/uploads/2026/04/mal.jpg" type="image/jpeg" length="10995"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
