Her insan yaratılış itibariyle lekesiz, tertemiz, bembeyaz, üzerine her şey yazılabilecek bir kağıt veya, üzerine hiç ses kaydedilmemiş bir bant, şekil verilmeye müsait bir macun, kalıplara dökülmeyi bekleyen maden cevheri veya eğilmeye müsait bir fidan gibi...
Gel gör ki insanoğlunun içinde büyüdüğü aile toplum ve çevre faktörleri etkisi ile tüm dünyaya medeniyet Barış ve kardeşlik için bir rol model olur ken bir başka insanoğlu da insanlık için tam bir baş belası oluveriyor.
Tarih bu tür baş belaları ile doludur . İçinde bulunmuş olduğumuz çağın ONE NUMBER'ı hiç kuşkusuz TRUMP VE NETANYADUR
Son bir yarım asırdır dünyanın her metrekaresinde parmak sokmadıkları, insanları yerlerinden yurtlarından etmedikleri tek bir yer bırakmadılar. Amerika ve İsrail vatandaşlarının bu ekonomik savaşlardan bol ganimet elde etmeleri yapılan zulümlere ses çıkarmamalarını sağladı. Yalnız bilmedikleri bir şey vardı o da yuva yıkarak yuva kurulamayacağını bilmiyor olmaları idi. Dünyanın her yerinde bu iki ülkeye karşı başarılı mücadele veren ülkeler etnik dini yapılarına bakılmaksızın tüm dünyanın sempatisini kazanmış, insanlar onlar için destek gösterileri yapmaktadırlar. Bu da bu iki ülkenin yanlış yolda olduklarının en basit göstergesi değil midir?
İlk etapta Irak sonraları Küba, Lübnan, Filistin Suriye , Venezuela ve en son şimdi İran....
Mahalle kabadayısı edası ile eline aldıkları sopayla önüne gelene haraç kesiyor. Kol kırıyor, mahallenin kızlarına musallat oluyorlardı. İstediklerini de alıyorlardı. Buna kimse de ses seda çıkartmıyordu. Baktılar ki her yaptıkları yanlarına kâr kalıyor. Çıtayı yükselterek başka başka mahallelere yurtlara girmeye başladılar.
İsimlerini zikrettiğim ülke insanları mevcut diktatör sistemlerin altında o kadar çok ezilmistiler ki gelen o canavar ruhlu yardım eline demokrasi söylemine kanarak ülkelerini daha büyük felaketlerin içine atıp düğün dernek ile onları karşıladılar. Ne zaman anladılar ki asıl meselenin onların özgürlüğü değil de onların enerji kaynaklarına sahip olmakmış asıl gayeleri o zaman dövünmeye başladılar.Maalesef artık iş işten geçmişti. Afrikalılar İngilizler için şunu der : onlar geldiler elimizde inci onlarda İncil ,onlar gittiler elinde inci bizde kaldı incil...
2500 YILLIK PERS İMPARATORLUĞU VE 248 YILLIK AMERİKA..
Amerika ve İsrail'in final maçını çok köklü bir geçmişi olan , tarımda kendi kendine yetebilen, ambargolar ve dayatmalar ile kendi iç dinamiğini oluşturan, ekonomik ve askeri alanda kendi stratejisini ortaya koyan, dünyadaki Süper güçlere karşı kendi savunma mekanizmalarını geliştiren dişli bir İran ile oldu.
Bu süper güçlerin hesap edemedikleri sadece milyar dolarlık savaş argümanlarınin yüzlerce kat daha ucuz ve basit sistemler karşısındaki acziyet değildi maalesef. Bir de hesap edemedikleri İran halkının daha önce işgal ettikleri diğer ülke insanlarına hiç benzemedikleri ,var güçleri ile tüm etnik yapılarına rağmen tek vücut ülkelerini korumak için canlarını ortaya atıp sahada olmaları idi.
NÜKLEER ENERJİ BAHANE ASIL AMAÇ ÇİN'İN DÜNYADAKİ HIZLI İLERLEMESİ
Çin çeyrek asırdır dünyadaki tüm ekonomik tezleri çürüten, dünyanın tüm üretim varyantları kendinde toplatan bir ülke olma yolunda .
Çin'in tek ve en büyük engeli enerji ihtiyacını dışardan karşılıyor olması bu enerjinin %30una yakını Venezuela geri kalanını da İran'dan karşılıyor. Venezula gidiş yollarını kapatan Amerika ikinci büyük enerji koridoru olan İran'a yönelmiş bulunmakta. Gidişata bakılırsa Amerika ve İsrail'in hava saldırıları ile bu işi başarmayacağını gösteriyor. Olası bir kara harekatı bu güçlerin Arap çöllerinde Vietnam ormanlarında ki fiyaskonun aynısını tekralayacakları aşikar Karşısındaki güç dişli çıkınca da yakın bir zamanda güya karizmasını çizdirmemek adına medyaya çıkıp biz İran'ın tüm nükleer enerji sistemlerini çökerttik. Komuta ve lider kadrusunu öldürdük alacağımızı aldık. İran'ı bundan sonra daha özgür bir ülke olarak göreceksiniz deyip geri çekilecek. Tabii biz de yedik by Trump
Bu saatten sonra söylenecek tek kelime var : GÜLE GÜLE...!