Gündem

Abdullah Gül: AK Parti kuruluş vizyonuna sahip çıkarsa Türkiye’ye çok şey kazandırır

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AK Parti’nin kuruluş dönemindeki demokratikleşme ve reform vizyonunun bugün de Türkiye için geçerli olduğunu belirterek, “Eğer AK Parti o vizyona tekrar sahip çıkarsa, Türkiye’ye çok şey kazandırır” dedi.

Abone Ol

Fazilet Partisi’nden yenilikçilere

Gül, Fazilet Partisi’nde yaşanan ayrışmaya değinerek, o dönemde kendilerine “Yenilikçiler”, partinin diğer kanadına ise “Gelenekçiler” denildiğini söyledi.

Fazilet Partisi’ndeki ayrışmanın ardından yapılan kongrede Recai Kutan’a karşı genel başkan adayı olan Gül, süreci şöyle anlattı:

“Bizim ağabeylerimiz biraz daha statükocu oldukları için onlara Gelenekçiler ismini koydular. Böyle bir partide çok açık ve dürüst demokratik mücadele belki ilk defa oldu.”

Fazilet Partisi’nin kapatılmasının ardından Yenilikçiler, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yeni bir parti kurmak için çalışmalara başladı.

Gül, kuruluş sürecine ilişkin, “AK Parti’yi o zaman çok çalıştık. Acil eylem planımız hazırdı” ifadelerini kullandı.

Kuruluş belgeleri ve “muhafazakâr demokrat” kimliği

Gül, AK Parti’nin kuruluş belgelerinin hazırlanmasında geniş bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, bu belgelerin tek bir kişinin hazırladığı metinler olmadığını söyledi.

“AK Parti’nin kuruluş dokümanlarının hiçbiri bir kişinin yazdığı belgeler değildir. Seminerler, toplantılar, workshoplar yaptık. Ben hâlâ AK Parti’nin kuruluş belgelerine çok değer veririm” diyen Gül, partinin “muhafazakâr demokrat” kimliğinin de bu süreçte belirlendiğini kaydetti.

Gül, muhafazakârlık anlayışlarını ise şöyle açıkladı:

“Bizim muhafazakârlığımız statükocu olmak değil; moral değerlere önem veren, inançlarımız ve hayat tarzlarımız açısından muhafazakâr olan bir topluluktuk.”

2002 seçimleri ve iktidara geliş

14 Ağustos 2001’de kurulan AK Parti, 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde tek başına iktidara geldi.

Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağı nedeniyle başbakan olamadığı dönemde hükümeti kurma görevini Abdullah Gül üstlendi.

Gül, o dönemde kabineyi kendisinin oluşturduğunu belirterek, Erdoğan ile birlikte çalıştıkları süreci şöyle anlattı:

“Kabineyi de kendim kurdum doğrusu. Tayyip Bey’in sadece bir teklifi oldu. Daha sonra başbakan olunca değiştirdi. Sırt sırta verdik ve çalıştık.”

AK Parti’nin ilk döneminde OHAL’in kaldırılması ve hazırlanan acil eylem planındaki hedeflerin büyük bölümünün hayata geçirilmesi, hükümetin reform adımları arasında yer aldı.

1 Mart Tezkeresi ve AK Parti’nin yükselişi

Irak Savaşı öncesinde ABD askerlerinin Türkiye üzerinden Irak’a geçişine izin verilmesini öngören 1 Mart Tezkeresi, TBMM’de yapılan oylamada kabul edilmedi.

Gül, kararın Türkiye’nin dış politikadaki konumu açısından önemli olduğunu savundu.

“Türkiye’nin bağımsız olduğunu gösterdi. O günün akşamı Putin aradı, ‘Ne kadar saygı duyulacak bir ülke olduğunuzu dünyaya gösterdiniz’ dedi” ifadelerini kullanan Gül, AK Parti’nin uluslararası alandaki yükselişinin de bu kararla hızlandığını söyledi.

Gül, “AK Parti’nin esas yükselişi bu kararla olmuştur” dedi.

Erdoğan’ın başbakanlığına geçiş

Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekili seçilmesinin ardından Abdullah Gül başbakanlık görevinden ayrıldı ve görevi Erdoğan’a devretti.

Gül, bu kararı Erdoğan’a kendisinin ilettiğini belirterek, “Dedim ki, ‘Artık bu şekilde olmaz, ayrılacağım, sen gel başbakanlığı devral.’ Doğrusu onun da hiç beklemediği bir şeydi” dedi.

“Kuruluş vizyonu hâlâ Türkiye için geçerli”

Gül, AK Parti’nin siyasi tarihini iki ayrı döneme ayırarak değerlendirdi.

“İkinci dönemde Türkiye’de olağanüstü şeyler yaşandı” diyen Gül, yaşanan sorunların ve travmaların geride bırakılması temennisinde bulundu.

Gül, AK Parti’nin yeniden kuruluş dönemindeki vizyona dönmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Ümit ediyorum ki bütün bu travmalar atlatılır ve Türkiye tekrar AK Parti’nin o ilk dönemlerindeki vizyon çerçevesinde yönetilmeye başlanır.”

AK Parti’nin kuruluşunda ortaya konulan yaklaşımın bugün de geçerli olduğunu savunan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O kuruluş vizyonunun hâlâ bugün Türkiye için geçerli olduğu kanaatindayım. Eğer AK Parti o vizyona tekrar sahip çıkarsa, Türkiye’ye çok şey kazandırır.”