Kazı ekibinin yaptığı ilk değerlendirmelere göre, depoda bulunan büyük küpler sayesinde tahıl, bakliyat ve benzeri kuru gıdaların nemden korunarak uzun süre saklandığı düşünülüyor. Bu durum, Ani’nin yalnızca dini ve ticari bir merkez olmadığını, aynı zamanda gelişmiş bir şehir yaşamına ve planlı depolama sistemine sahip olduğunu da gözler önüne seriyor.
Yıllardır aralıksız sürdürülen arkeolojik kazılar sayesinde Ani Örenyeri’nde kiliseler, konutlar, atölyeler, su sistemleri ve farklı yaşam alanları gün yüzüne çıkarılırken, son olarak bulunan erzak deposu da şehrin sosyal ve ekonomik hayatına ilişkin önemli bir boşluğu dolduracak nitelikte değerlendiriliyor.
Her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan Ani Örenyeri’nde ortaya çıkarılan bu yeni keşfin, hem bilim dünyası hem de kültür turizmi açısından önemli bir gelişme olduğu ifade ediliyor.