Siyaset

DEM Partili Hatimoğulları'ndan Çözüm Süreci İçin 4 Maddelik Öneri

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yasa tasarısı hakkında, “Barışın gerektirdiği siyasi cesareti gösterin. Yasayı daraltmayın. Daha fazla ertelemeyin ve bu özel düzenlemeyi bir oldu bittiye getirmeyin” dedi.

Abone Ol

Tülay Hatimoğulları partisinin haftalık Meclis grup toplantısında güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tülay Hatimoğulları, geçen yıl bir grup PKK’linin 11 Temmuz’da silahlarını yaktığını hatırlararak, “11 Temmuz'da Süleymaniye'de silahlar yakıldı. Türkiye'de kalıcı barışı konuşmak için gerçekten tarihi bir fırsat doğdu. O ateş siyasetin, diyaloğun, demokratik çözüm iradesinin önünü aydınlattı. Tarih bazen bir kareye sığar. Tam da o karelerden birine biz Süleymaniye'de geçtiğimiz yıl 11 Temmuz tarihinde tanıklık ettik. Şimdi sıra bu süreci hukuka, Meclis iradesine, kalıcı barışın güvencesi olacak yasal zemine dönüştürmekte. Defalarca söyledik; barış tek başına silahların susması değil, hukuku kurdukça barış gerçekten barış olur. 22 Ekim girişiminde ve 27 Şubat'taki tarihi çağrıdan bu yana söylenen temel söz hiç değişmedi. Hukuk, kalıcı bir çözümün zemini hukuk olmalı ve teminatı da yasa olmalı. Bu nedenle kamuoyunun büyük bir merakla beklediği çerçeve yasa artık çıkmalı” diye konuştu.

“Bu yaz mevsimini heba etmeyelim” diyen Hatimoğulları şöyle devam etti:

“Temmuz'da çerçeve yasayı çıkaralım. 1 Ekim'de Meclis açıldığında bu kök yasayı güçlendirecek demokrasi ve özgürlüklerin önünü açacak düzenlemeleri bir bir hayata geçirelim. Farklı düşündüğümüz noktalar olabilir. Bunları müzakereyle ve ortak akılla pekala çözebiliriz. İşte tam burada siyaset kurumunun tamamına, ülkemizin yüklemiş olduğu görev ve sorumlulukları yerine getirelim. Kimse kendi sorumluluğundan kaçmamalı, kimse izleyici pozisyon fonksiyonunda olmamalı.

“Kategoriler olmamalı”

DEM Parti olarak dört temel başlığın artık ertelenemeyeceğini düşünüyoruz. Bu başlıklarımız sırasıyla şöyle;

Birincisi kapsayıcı bir kök yasa. Barışın hukuku tarafların iradesini ve muhataplığını tanıyan bir zeminde kurulmalıdır. O gelir, bu gelmez tartışması olmamalı. Kategoriler olmamalı. Barışın kapısından herkes tereddüt etmeden rahatlıkla geçebilmeli.

İkincisi, Meclis Komisyonu'nun raporlarında da yer aldığı gibi kayyum anlayışı son bulmalı. AİHM ve AYM kararları uygulanmalı ve seçilmiş irade tam anlamıyla güvence altına alınmalı.

Üçüncüsü, demokratik siyasetin önündeki engeller kaldırılmalı. Adliye koridorlarıyla, cezaevleriyle değil siyasetle konuşan bir Türkiye'ye dönüşmeli. İnsanın varlığı ve barış içindeki ortak yaşamı gerçekten son derece önemsenmeli ve bunu merkezimize alarak bizler çalışmaları yürütmeliyiz.

Dördüncüsü Öcalan'ın iletişim ve çalışma koşullarının demokratik çözümün ihtiyaçlarına uygun özgür bir biçimde düzenlenmesi…

“Öcalan yaraları iyileştirmekten yanadır”

Yaklaşık 50 yıldır devam eden savaş ve çatışmalar sürecinde herkesin yüreğinde derin bir yara var. Şimdi bu yaraları derinleştirme değil iyileştirme zamanı. Öcalan Türkiye çözümünden ve bu yaraları iyileştirmekten yanadır. Ortak yaşamdan yanadır ve özgür çalışabilirse bu yaraları sarma konusunda çok önemli bir rol üstlenecektir. Toplumla rahatça konuşabilen, düşüncelerini özgürce paylaşabilen, çözüm perspektifini anlatabilen bir Öcalan'dır. Kürt halkının ve tüm Türkiye'nin önünü açar. Bu sürecin muhataplarına sesleniyorum. Hiçbir çözüm sürecinde yüzde 100 bir mutabakat olmaz. Olmasını da bekleyemeyiz zaten. Ancak hepimizin üzerinde birleşmesi gereken bir tek ilke var; sorunlar konuşularak, diyalogla, müzakereyle ve buna uygun olarak atılacak somut adımlarla ve pratikle çözülür…

“Bu özel düzenlemeyi bir oldu bittiye getirmeyin”

Ve buradan iktidara sesleniyoruz. PKK'nin aldığı tarihi kararların sonuçlarını hayata geçirecek bir hukuk için elinizi çabuk tutun. Barışın gerektirdiği siyasi cesareti gösterin. Yasayı daraltmayın. Daha fazla ertelemeyin ve bu özel düzenlemeyi bir oldu bittiye getirmeyin. Artık sözden ve niyetten çıkarıp pratik adım atılmalı ve Meclis bu dönemde kapanmadan mutlaka ve mutlaka bir saat dahi beklemeksizin üzerinde mutabık olunacak bir çerçeve yasa parlamentoya gelmeli.”