Platform tarafından yapılan yazılı açıklamada; insan, hayvan ve doğa arasındaki ilişkinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığı, aynı zamanda ahlaki, vicdani ve toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade edildi. Ekolojik yaşam anlayışının, insanın yalnızca kendi konforunu değil, birlikte yaşadığı tüm canlıların yaşam hakkını gözetmesiyle anlam kazandığına dikkat çekildi.
Eğitimsen ekoloji komisyonu üyesi Rezzan Kışkır tarafından yapılan açıklamada, Hakkari sokaklarında yaşayan hayvanların kentin “sessiz sakinleri, komşuları ve dostları” olduğu belirtilerek, evlerin önüne yapılacak küçük barınaklar ile bırakılacak bir kap su ve mamanın, hem hayvanların yaşamını sürdürmesine katkı sunduğu hem de toplumda merhamet duygusunu güçlendirdiği vurgulandı. Özellikle kış aylarında ve aşırı sıcak yaz günlerinde sokak hayvanlarının barınma, beslenme ve suya erişiminin hayati önem taşıdığı ifade edildi.
Kışkır açıklamasında, ekolojik yaşamın insanın hayvanlarla ve doğayla barış içinde yaşamasını esas aldığına dikkat çekilerek, bu yaklaşımın yalnızca çevreyi değil, insan sağlığını da olumlu yönde etkilediği kaydedildi. Doğayla uyum içinde yaşayan toplumlarda stresin azaldığı, ruhsal ve fiziksel sağlığın güçlendiği belirtilirken, hayvanlara yönelik şiddetin önlenmesinin toplumdaki şiddetin genel olarak azalmasına da katkı sunduğu ifade edildi.
Toplumsal ahlakın önemli ölçütlerinden birinin güçsüz olana gösterilen şefkat olduğu vurgulanan açıklamada, kendini savunamayan sokak hayvanlarına sahip çıkmanın vicdanlı ve sorumluluk sahibi bir toplumun göstergesi olduğu dile getirildi. Bu bilincin özellikle çocuklara kazandırılmasının kalıcı sonuçlar doğuracağına işaret edilerek, hayvan sevgisiyle büyüyen çocukların empati kurmayı ve yaşamın her biçimine saygı duymayı öğrendiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda Hakkari halkı; sokak hayvanları için barınak yapılması, mahallelerde mama ve su kapları konulması, yaralı ve hasta hayvanlara destek olunması konusunda duyarlılığa davet edildi. Doğaya ve hayvanlara gösterilen her iyiliğin insana geri döneceği vurgulanarak, daha yaşanabilir ve sağlıklı bir toplumun ancak ekolojik yaşam bilinciyle mümkün olduğu belirtildi.