HAKKARİ – İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi, 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü dolayısıyla Yüksekova’da basın açıklaması düzenledi. İHD Hakkari Şubesi’nde gerçekleştirilen açıklamayı, İHD Hakkari Şube Eş Başkanı Sibel Çapraz okudu.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2010 yılında alınan kararla ilan edilen 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü’nün, zorla kaybedilen kişilerin akıbetinin ortaya çıkarılması ve bu ağır insan hakları ihlaline karşı mücadelenin güçlendirilmesi açısından önem taşıdığı belirtildi.
“Kayıplarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz”
Açıklamada, Türkiye’nin yakın geçmişinde özellikle çatışmalı dönemlerde yaşanan zorla kaybetmelere dikkat çekilerek, kayıp yakınlarının yıllardır hakikat ve adalet arayışını sürdürdüğü ifade edildi.
İHD tarafından yapılan açıklamada, özellikle 1990’lı yıllarda ağırlaşan zorla kaybetmelerin bugün de etkilerini sürdürdüğü belirtilerek, “Aradan geçen yıllar, kayıp yakınlarının hakikat ve adalet hakkını ortadan kaldırmamıştır. Aksine, akıbeti açıklanmayan her insan ve sonuçsuz bırakılan her dosya, cezasızlık politikasının sürdüğünü göstermektedir” denildi.
Açıklamada, İHD’nin yıllardır sürdürdüğü mücadelenin temel talebinin değişmediği vurgulanarak, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” çağrısı yapıldı.
Kayıp yakınlarının adalet arayışına dikkat çekildi
Kayıp yakınlarının yıllarca yakınlarının akıbetini bilmeden yaşamak zorunda kaldığına dikkat çekilen açıklamada, mezarlara ulaşamamanın ve sorumluların hesap vermemesinin ağır hak ihlalinin etkilerini sürdürdüğü ifade edildi.
Zorla kaybetme olaylarının yalnızca kaybedilen kişiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, kayıp yakınlarının yaşadığı mağduriyetin de dikkate alınması gerektiği kaydedildi.
Cumartesi Anneleri’nin mücadelesine vurgu
Açıklamada, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 27 Mayıs 1995 tarihinde İstanbul Galatasaray Meydanı’nda başlattığı hakikat ve adalet mücadelesinin Türkiye’nin en önemli insan hakları mücadelelerinden biri olduğu ifade edildi.
Mücadelenin yalnızca İstanbul ile sınırlı olmadığına dikkat çekilen açıklamada, İHD’nin Diyarbakır, Urfa, Hakkâri, Batman ve İzmir şubelerinde de kayıp yakınlarıyla birlikte her hafta kayıpların akıbetinin açıklanması ve faillerin yargılanması talebiyle açıklama ve eylemler düzenlendiği belirtildi.
“Türkiye’nin ihtiyacı unutmak değil, hakikatle yüzleşmektir”
Türkiye’de geçmişte yaşanan zorla kaybetmelerle ilgili dosyaların etkili şekilde soruşturulmadığı ve birçok dosyanın cezasızlıkla sonuçlandığı ifade edilen açıklamada, devletin görevinin geçmişi kapatmak değil, tüm yönleriyle aydınlatmak olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu şey unutmak değil, hakikatle yüzleşmektir. Geçmişte işlenen ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmeden, kayıpların akıbeti açıklanmadan, sorumlular hesap vermeden ve mağdurların adalet talepleri karşılanmadan kalıcı bir toplumsal barışın kurulması mümkün değildir” ifadelerine yer verildi.
Kayıp dosyalarının yeniden soruşturulması çağrısı
İHD, geçmişle yüzleşme mekanizmalarının oluşturulması, kayıp dosyalarının yeniden ve etkili biçimde soruşturulması, toplu mezarlara ilişkin çalışmaların bağımsız ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi çağrısında bulundu.
Devlet arşivleri ile kayıpların akıbetini aydınlatabilecek bilgi ve belgelerin erişime açılması gerektiği belirtilirken, kayıp yakınlarının adalet arayışının önündeki engellerin kaldırılması istendi.
Açıklamanın sonunda ise şu ifadelere yer verildi:“Tüm kayıpların akıbeti açıklanana, hakikat ortaya çıkana, failler yargılanana ve cezasızlık sona erene kadar mücadelemiz sürecektir.”