Halep'te hiçbir askeri varlığı olmadığını savunan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) "saldırıların durması için" garantör ülkelere çağrı yapıyor.
Şam yönetimi SDG'nin, bu mahallelerde askeri kuvveti olmadığı iddiasını yalanladı.
AFP muhabirlerinin sahadan bildirdiğine göre, Halep'te dükkanlar, üniversiteler ve okullar Perşembe günü de kapalı kaldı.
Ajans, 6 Ocak Salı günü patlak veren son şiddet dalgasında en az 17 kişi öldüğünü bildiriyor.
Şam yönetimi 8 Ocak'ta yerel saatle 13.00'a kadar sivillere askeri bölge ilan edilen mahallelerden ayrılma çağrısı yaptı. Ordu, bu süre dolduktan yarım saat sonra bombardımana yeniden başlanacağı uyarısı yaptı.
Şam yönetimi yetkilileri Çarşamba günü 45 binden fazla kişinin Halep şehrini terk ettiğini açıkladı.
BBC Arapça Servisi'ne 7 Ocak'ta bilgi veren Suriye Savunma Bakanlığı kaynakları, Halep'te Kürt silahlı güçlerin kontrolündeki mahallelere yönelik karadan bir operasyonun henüz başlamadığını söyledi.
Halep'in kuzeyindeki Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde Kürt nüfus ağırlıkta.
Şam yönetimi yetkilisi, ağır silahlar ve insansız hava araçlarıyla SDG karargahlarını ve mevzilerinin hedef alındığını söyledi.
BBC'ye konuşan yetkili, bu mahallelerdeki silahlı unsurlara Suriye'nin kuzeydoğusuna bir tahliye koridorunun teklif edildiğini de açıkladı.
Ülkenin kuzeydoğusu SDG'nin kontrolü altında.
Saldırılarla ilgili taraflar birbirini suçluyor.
Çatışma haberleri, SDG ile Şam yönetimi arasında imzalanan 10 Mart mutabakatının uygulanmasına yönelik görüşmelerden sonuç alınamamasının ardından geldi.
Halep'teki SDG'ye bağlı kuvvetler, 7 Ocak'ta hükümet güçlerinin kendi kontrollerindeki bölgelere topçu ve roket saldırıları, sızma girişimleri düzenlediğini açıkladı.
Bu saldırılarda 8 kişinin öldüğü ve 57 sivilin de yaralandığı belirtildi.
Suriye Savunma Bakanlığı, Halep'teki Şeyh Maksud mahallesi yakınlarındaki ordu mevzisine yapılan saldırıda bir ordu mensubunun öldüğünü duyurdu.
SDG ile Şam yönetimi görüşmeleri 'somut sonuçlar vermedi'
Halep Şam yönetimiyle SDG arasındaki gerginlik noktalarından biri.
4 Ocak'ta Şam yönetimi ve SDG arasında 10 Mart mutabakatının uygulanmasıyla ilgili başkentte üst düzey bir görüşme yapıldı.
Suriye basınına konuşan bir geçiş hükümeti kaynağı, görüşmelerin "somut sonuçlar vermediğini" söyledi.
SDG'nin yaptığı yazılı açıklamaya göre bu görüşmenin ardından taraflar müzakereleri sürdürmek konusunda uzlaştı. Ancak somut bir takvim paylaşılmadı.
10 Mart 2025'te Suriye geçiş yönetimi lideri Ahmed Şara ve SDG komutanı Mazlum Abdi, SDG'nin silahlı kuvvetleri, havaalanları ve petrol ve doğalgaz sahaları da dahil olmak üzere, Suriye devletinin yönetimine entegre edilmesini öngören bir anlaşma imzalamıştı.
Ancak, entegrasyon mekanizması konusunda iki taraf arasında yaşanan anlaşmazlıklar ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki bölgelerin yönetim biçimiyle ilgili fikir ayrılıkları nedeniyle anlaşma uygulanmadı.
Türkiye SDG'yi "Suriye'yi bölme girişimlerine" karşı uyarmış, böyle bir adım atılması durumunda askeri olarak yanıt vereceğini kaydetmişti.
Ancak Ankara son dönemde bu söyleminin tonunu yumuşattı ve Şam yönetimi ile SDG arasında 10 Mart'ta imzalanan anlaşmanın uygulanmasını destekleyeceğini ilan etti.
İsrail Dışişleri Bakanı: 'Batı'nın Kürtlere onur borcu var'
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, çatışmalarla ilgili olarak Şam yönetiminin azınlıklara karşı tutumunu eleştirdi.
X hesabından yaptığı açıklamada, "Suriye rejim güçlerinin Halep'teki Kürt azınlığa yönelik saldırıları ağır ve tehlikeli" dedi.
Sa'ar, "Uluslararası toplum genel olarak ve özellikle Batı, IŞİD'e karşı cesurca ve başarıyla savaşan Kürtlere bir onur borcu var" diye ekledi.
Dışişleri Bakanı, "Uluslararası toplumun sessizliği, Suriye rejimi tarafından şiddetin tırmandırılmasına yol açacak" dedi.
BM'den itidal çağrısı
Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stéphane Dujarric, sivillerin ölüm ve yaralanma haberlerinin endişe verici olduğunu açıkladı.
7 Ocak'ta New York'ta gazetecilere konuşan Dujarric, BM'nin tüm aktörleri "derhal gerilimi azaltmaya, azami itidal göstermeye ve sivillere daha fazla zarar verilmesini önlemek için tüm önlemleri almaya" çağırdığını söyledi.
BM Halep'te uzun süredir devam eden çatışmalar nedeniyle 30 binden fazla kişinin yerinden edildiğini tahmin ediyor.
BM Sözcüsü, Genel Sekreter António Guterres'in iki tarafı 10 Mart'ta varılan anlaşmanın tam olarak uygulanması için müzakerelere yeniden başlamaya çağırdığını da belirtti.
Barzani: 'Halep'te siviller yönelik ciddi bir tehdit var'
Mesud Barzani gelişmelerle ilgili bir açıklama yayımlayarak, Halep'te sivillerin can güvenliğine yönelik "ciddi bir tehdit" olduğunu belirtti.
Deneyimli siyasetçi, "bölgedeki Kürtlere karşı etnik temizlik tehlikesi"nin bulunduğunu savundu.
Barzani Şam yönetimine siyasi anlaşmazlıkları etnik çatışmalara döndürmeme çağrısında bulundu.
Suriye'de Şam yönetimi ise Kürtler de dahil olmak üzere tüm vatandaşların korunmasının, etnik köken veya aidiyet temelinde ayrımcılık yapılmaksızın yerine getirildiğini söylüyor.
DEM Parti garantör ülkelere çağrıda bulundu
Türkiye'den çatışmalara tepki gösteren DEM Parti, 7 Ocak'ta yayımladığı yazılı açıklamada, "Suriye'nin siyasi ve idari bütünlüğüne ve istikrarına açık bir tehdit" olarak nitelendirdiği çatışmalarla ilgili Şam yönetimini eleştirdi.
Sivillere saldırılarda,"Türkiye'nin desteğini aldığı bilinen Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi gruplarının yer aldığının" bildirildiğini aktardı.
DEM Parti açıklamasında, "Halep'te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar bir imha operasyonudur. Suveyda'da Dürzilere yapılmak istenen katliamın daha ağırı Halep'te Kürt mahallelerinde yapılmak istenmektedir" ifadeleri yer aldı.
Parti, garantör ülkelere çağrıda bulunarak,"bütün Suriye'yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıların" engellenmesini istedi.