İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınları, Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde düzenlenen 209. hafta eyleminde, 1995 yılında Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Bedri Alağan için adalet çağrısında bulundu.
Yüksekova Kültür Sanat Sokağı’nda gerçekleştirilen eylemde basın açıklamasını İHD Hakkari Şubesi Eş Başkanı Sibel Çapraz okudu. Açıklamaya DEM Parti Yüksekova İlçe Eş Başkanları Abdullah Kırmızıgül ve Şeyda Belier’in yanı sıra kayıp yakınları ve İHD üyeleri katıldı.
Basın açıklamasında, gözaltında zorla kaybetme suçunun uluslararası insan hakları sözleşmeleri kapsamında ele alındığına dikkat çekilerek, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelere rağmen bu suçla ilgili maddelere çekince koyduğu ifade edildi. Açıklamada, söz konusu çekincelerin kaldırılması ve etkili soruşturma mekanizmalarının işletilmesi çağrısı yapıldı.
Açıklamada Bedri Alağam’ın yaşam öyküsü ve kaybolma süreci de hatırlatıldı. Dört çocuk babası olan Alağam’ın 1969 yılında Diyarbakır’ın Hazro ilçesinde doğduğu, 1990’lı yıllarda köyünde dayatılan koruculuğu kabul etmediği için Diyarbakır’a göç ettiği belirtildi. Alağam’ın, 25 Ocak 1995 tarihinde Diyarbakır’da işlettiği kıraathanede bir silahlı saldırıya tanık olduğu, aynı gün içinde polisler tarafından birkaç kez gözaltına alındığı ve son olarak akşam saatlerinde yeniden gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı ifade edildi.
Ailenin ve insan hakları kuruluşlarının yaptığı başvurulara rağmen Alağam’ın akıbetinin aydınlatılamadığı belirtilirken, dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşındığı ve mahkemenin Türkiye’yi yaşam hakkının ihlali ve etkili soruşturma yürütülmemesi gerekçesiyle mahkûm ettiği hatırlatıldı.
Açıklamada, AİHM kararına ve tanıklıklara rağmen dosyanın halen faili meçhul olarak kaldığı, Alağam ailesinin mezar yeri talebinin de karşılanmadığı vurgulandı. İHD ve kayıp yakınları, Bedri Alağam şahsında tüm kayıpların akıbeti ortaya çıkarılana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.
Basın açıklamasının ardından, eylem 1 dakikalık oturma eylemiyle sona erdi.