Yüksekova Sanat Sokağı’nda gerçekleştirilen programa Yüksekova esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İrfan Sarı, Hakkari Baro Başkanı Ergün Canan, DEM Parti Eş Başkanı Şeyda Bellier, Dem Parti İlçe Örgütü, DBP ve İHD üyeleri katılım sağladı.
Programda konuşma yapan İHD Hakkari Eş başkanı Sibel Çapraz, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Komisyon Üyesi Hatice Onaran’ın sağlık durumunun hayati risk taşıdığını söyledi.
Mahkûmiyet kararına gerekçe yapılan eylem ise hapishanede bulunan, aralarında eski eşinin de olduğu 10 hasta mahpusa 200 TL, 250 TL, en yüksek 450 TL gibi küçük miktarlarda para yatırmış olmasıdır. Hapishanedeki birçok mahpus yoksul ailelere mensuptur ve bu paralarla kantinden temel ihtiyaçlarını (ekmek, su, kahvaltılık ve kişisel bakım ürünleri) karşılamaktadırlar.
Oysa yürürlükteki mevzuata göre mahpuslar adına ceza infaz kurumu hesaplarına yatırılan paraların kullanımı ve tasarrufu tamamen hapishane idaresinin denetimi ve yetkisi altındadır. Kullanımı sıkı biçimde düzenlenmiş ve idarenin kontrolünde olan bu tür ödemelerin yargılamaya konu edilerek; “terörün finansmanı” olarak değerlendirilmesi hukukun keyfi ve amacından sapmış biçimde uygulanması anlamına gelmektedir” dedi.
Onaran’ın kolon kanseri öyküsü bulunmaktadır ve %79 oranında engelli raporuna sahiptir. Hapishaneye konulmasının ardından düzenli tedavi ve kontrolleri aksamış; sağlık durumu kötüleşmiştir. Son yapılan PET taramasında karın bölgesinde yeni lezyonlar (nodüller) tespit edilmiştir. Türkiye İnsan Hakları Vakfı bünyesinde Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Ümit Biçer’in ön değerlendirmesine göre, kanserin nüksettiği ve mevcut hapishane koşullarının yaşamı tehdit eden bir durum oluşturduğu belirtilmiştir.
Kesin tanı amacıyla 5 Ocak 2026 tarihinde biyopsi yapılmıştır. Ancak hastaneye sevk ve geri dönüş koşulları, kanser hastası ve ağır engelli bir kişi açısından son derece ağır ve insan onuruna aykırıdır. Hatice arkadaşımız, hapishaneye bir saatten fazla uzaklıktaki Kocaeli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmiş; biyopsi sonrası ağrı içinde olmasına rağmen kelepçeli biçimde bekletilmiş ve ring aracında tutulmuştur. Bu koşullar, ağır hasta bir mahpus için kabul edilemezdir. Hatice Onaran ile ilgili sağlık durumu nedeniyle infazının ertelenmesi ile ilgili iki başvuru yapılmıştır. İlk infaz erteleme başvurusu reddedilmiş; ikinci infaz erteleme başvurusu ile ilgili halen bir karar verilmemiştir. İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı tarafından Adalet Bakanlığı ve hapishane idaresine yapılan başvurular ise bugüne kadar olumlu bir sonuç doğurmamıştır. Birleşmiş Milletler’in Mahpuslara Muameleye İlişkin Asgari Standart Kuralları (Nelson Mandela Kuralları) açık hüküm içermektedir” ifadelerini kullandı.
* Kural 27: Cezaevleri acil durumlarda derhal tıbbi bakım sağlamalı, uzman tedavi gerektiren durumlarda mahpuslar uygun sağlık kurumlarına sevk edilmelidir. Hatice Onaran’ın tutulduğu hapishanede yeterli sağlık altyapısı bulunmamaktadır. Hastaneye sevk koşulları ise kanser tedavisi gören bir hasta için uygun değildir. Nitekim Onaran’a önleyici kemoterapi tedavisi başlanmış ve ilk kemoterapi 10 Şubat 2026 tarihinde uygulanmıştır. Kemoterapi sırasında Hatice Onaran’ın kelepçeli bir şekilde tutulduğu; bu sürecin yaklaşık üç buçuk saat sürdüğü ve bu sırada hasta mahremiyetine aykırı bir şekilde jandarma personelinin de tedavi sırasında dışarı çıkmadığı Hatice Onaran tarafından son avukat görüşünde aktarılmıştır.
Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. (yaşam hakkı) ve 3. (işkence ve kötü muamele yasağı) maddeleri kapsamındaki yükümlülükleri dikkate alındığında, mevcut koşullar ciddi hak ihlali riski doğurmaktadır. Yetkili makamların gerekli önlemleri almaması halinde yaşam hakkının ihlali söz konusu olabilecektir. Bu nedenlerle hasta mahpus Hatice Onaran’ın hayatı risk altındadır. Hatice Onaran hakkında gerçekleştirilen infaz erteleme başvurusunun derhal kabul edilmesi; gerekli sağlık raporlarının ivedilikle alınması ve tahliyesinin sağlanması hem iç hukuk hem de Türkiye’nin taraf olduğu mahpusların haklarını güvence altına alan uluslararası sözleşmeler gereğince zorunludur. İnsan Hakları Derneği Merkezi Hapishane komisyonu olarak bir kez daha Hatice arkadaşımız ve bütün hasta mahpusların serbest bırakılması için yetkililerin sorumlu davranmasını talep ediyoruz.”