Siyaset

Mehdi Zana son yolculuğuna uğurlandı

Kürt siyasetçi ve Diyarbakır eski Belediye Başkanı Mehdi Zana, 86 yaşında hayatını kaybetti. KOAH nedeniyle yoğun bakımda tedavi gören Zana, bugün Diyarbakır’da düzenlenen törenlerin ardından Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Abone Ol

1977’de bağımsız aday olarak Diyarbakır Belediye Başkanı seçilen Zana, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yaklaşık 11 yılı kesintisiz olmak üzere hayatının toplam 16 yılını cezaevlerinde geçirdi.

Mehdi Zana için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi hizmet binası önünde cenaze töreni düzenlendi.

Törene Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Zana’nın eşi Leyla Zana, milletvekilleri, ilçe belediye eş başkanları, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, Zana ailesi ve çok sayıda yurttaş katıldı.

“Mehdi Zana’nın bıraktığı miras yalnızca geçmişe değil, bugüne de ait”

Törende konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Mehdi Zana’nın kentin hafızasında ve yerel yönetimler tarihinde bıraktığı mirasa dikkat çekti.

Bucak Küçük, Zana’nın 1977’de bağımsız aday olarak girdiği seçimde Diyarbakır Belediye Başkanı seçildiğini hatırlatarak, “Mehdi Zana yalnızca bir belediye başkanlığı görevini üstlenmedi. Bir kentin sözünü, kimliğini, talebini ve onurunu yerel yönetimin merkezine taşıdı. Çok ağır bedelleri olan bir dönemde büyük bir sorumluluk üstlenerek bağımsız aday olduğu seçimde belediye başkanı seçildi” dedi.

Cenaze töreninin belediye binası önünde düzenlenmesinin önemine de değinen Bucak Küçük, belediye binalarının yalnızca hizmet verilen yerler olmadığını, aynı zamanda kentin hafızasının yaşatıldığı mekanlar olduğunu söyledi.

Bucak Küçük, “Mehdi Zana’nın bıraktığı miras yalnızca geçmişe ait değildir, bugüne de aittir. Bu miras bize seçilmiş olmanın bir makamdan ibaret olmadığını, halkın iradesine, onuruna, kentin hafızasına ve demokratik siyasete sahip çıkmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu yeniden hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.

Taziyeler Liceliler Yas Evi’nde kabul edildi

Belediye önündeki törenin ardından Mehdi Zana’nın cenazesi, cenaze namazının kılınması için Ulu Cami’ye götürüldü.

Çok sayıda kişinin katıldığı cenaze namazının ardından Zana’nın naaşı Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Definin ardından Zana’nın ailesi taziyeleri Liceliler Yas Evi’nde kabul etmeye başladı.

Mehdi Zana kimdir?

Mehdi Zana, 20 Aralık 1940’ta Diyarbakır’ın Silvan (Farqin) ilçesinde dünyaya geldi.

Doğumunda “Bilici” soyadını taşıyan Zana, ilerleyen yıllarda bu soyadının Kürtçedeki karşılığı olarak benimsediği “Zana” soyadını kullanmaya başladı.

Zana, 1963’te Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) katıldı. İki yıl sonra partinin Silvan ilçe başkanı oldu. Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın (DDKO) çalışmalarında yer aldı. 1970’lerde Kürt sosyalist hareketinin bağımsız örgütlenme arayışlarına katıldı.

Bu faaliyetleri nedeniyle genç yaşlarından itibaren gözaltı ve cezaevi süreçleriyle karşılaştı.

Ancak Zana’nın yaşamındaki en önemli siyasi dönemeçlerden biri 1977 yerel seçimleri oldu.

Eşrafa ve büyük partilere karşı bağımsız aday

Mehdi Zana, 11 Aralık 1977’de yapılan yerel seçimlerde Diyarbakır Belediye Başkanlığına bağımsız aday oldu ve seçimi kazandı.

Bu sonuç yalnızca Diyarbakır açısından değil, dönemin Türkiye siyaseti bakımından da sıra dışı bir gelişme olarak değerlendirildi.

Gilles Dorronsoro ve Nicole F. Watts’ın 1977 Diyarbakır seçimlerini inceleyen akademik çalışmasına göre Zana, Türkiye’nin 67 büyük kentindeki belediye başkanlığı yarışlarını kazanan yalnızca iki bağımsız adaydan biriydi.

Yerel eşraf ailelerinden gelmeyen ve arkasında büyük bir parti örgütü bulunmayan Zana’nın, ortaokul eğitimini yarıda bırakmış işçi bir terzi olarak Diyarbakır Belediye Başkanı seçilmesi, kentin yönetimini uzun yıllardır belirleyen sınıf, parti ve devlet ilişkilerinde önemli bir kırılma yarattı.

1977 seçimi böylece Kürt kimliğinin büyük bir kentin sandığında açık bir siyasi talebe dönüşmesinin erken örneklerinden biri oldu.

Belediye başkanlığından Diyarbakır 5 No’lu’ya

Zana’nın seçimle geldiği görevi, 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle sona erdi.

Görevden alınan ve tutuklanan Zana, sistematik işkence uygulamalarıyla hafızalara kazınan Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi’ne gönderildi.

Zana, cezaevinde uzun süre ağır işkenceye maruz bırakıldı. Farklı askeri ve sivil mahkemelerde yargılandı ve hakkında toplam 42 yıl 9 ay hapis cezası verildi.

1991’deki koşullu salıverme düzenlemesiyle cezası indirilen Zana, 16 Nisan 1991’de tahliye edildi.

Yaklaşık 11 yıl süren bu kesintisiz tutukluluk, Zana’nın cezaevleriyle son karşılaşması olmadı. Önceki ve sonraki tutukluluklarıyla birlikte hayatının toplam 16 yılını Diyarbakır, Aydın, Afyonkarahisar ve Eskişehir’deki cezaevlerinde geçirdi.

12 Eylül sonrası cezaevinden çıktıktan sonra da düşüncelerini açıklaması nedeniyle yargılanmaya devam etti.

3 Aralık 1992’de Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komitesi’ne Türkiye’deki insan hakları ihlallerini anlatmasının ardından Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından “bölücülük propagandası” suçlamasıyla 4 yıl hapse mahkum edildi.

Uluslararası Af Örgütü, 1994’te yeniden tutuklanan Zana’yı “düşünce mahkumu” ilan ederek serbest bırakılmasını istedi.

Bu dava, Zana’nın hayatındaki temel gerilimi bir kez daha ortaya koydu. Kürt meselesini barışçıl siyaset ve ifade özgürlüğü alanında dile getirme çabası, devlet tarafından uzun yıllar ceza soruşturmalarının konusu yapıldı.

Cezaevi, sürgün ve dönüş

Zana, 1990’ların ortalarından itibaren İsveç’te yaşadı.

Sürgün yıllarında hem kendi davalarını hem de 1994’te milletvekilliği düşürülerek tutuklanan eşi Leyla Zana’nın durumunu uluslararası kamuoyuna anlatmayı sürdürdü.

Ekim 2004’te Türkiye’ye dönen Zana, hakkındaki dosyalar nedeniyle gözaltına alındı ancak daha sonra serbest bırakıldı.

Zana, yaşadıklarını yalnızca siyasi konuşmalarında değil, kitaplarında da kayıt altına aldı.

Bekle Diyarbakır, çocukluğundan belediye başkanlığına ve cezaevine uzanan hayatının anlatısıydı.

Diyarbakır 5 No’lu ise 1983’te Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi’ne sunduğu savunmaya dayanıyordu.

Vahşetin Günlüğü – Diyarbakır Zindanlarından ve Sevgili Leyla – Uzun Bir Sürgündü O Gece de Zana’nın geride bıraktığı eserler arasında yer aldı.

Zana’nın ayrıca Zelâl Yeniden Doğuş adlı eseri bulunuyor.