Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan ve Meclis Genel Kurulu'nda görüşülen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" kanun teklifinin görüşmeleri, siyasi parti temsilcilerinin konuşmalarıyla sürüyor.
Genel Kurul gündemine dair CHP adına konuşan Qers Milletvekili İnan Alp Akgün, yeni bir döneme geçildiğini söyledi. Mevcut gelişmelerin Türkiye’nin önünde hem tehlikelerin hem de tehlikeler kadar fırsatların gelişmesine yol açtığını söyleyen Akgün, "Gelecek, demokratikleşme ile inşa edebilecek olanlarındır. Barış ancak özgürlükle mümkündür. Bu yasanın barışa vesile olmasını umuyoruz" diye konuştu.
'EVET OYU VERECEĞİZ'
Akgün, "Bugün silahların devreden çıkarılması için ilk adımı atıyoruz. Yasanın maddelerine baktığımızda, maddelere göre özel bir af olarak değerlendiremiyoruz. Silahlar susturulursa kardeşlik güçlenir. Kardeşlik güçlenirse Türkiye de güçlenir. Barışla herkes kazanacak ve Türkiye kazanacak. CHP olarak bu öneriye evet oyu vereceğiz” dedi."
'CUMURİYETİ BİRLİKTE GÜÇLENDİRELİM'
Ardından söz alan CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı ise Semsûrlu olduğunu belirterek, “Keşke Sırrı Süreyya Önder aramızda olsaydı” dedi. Salcı, “Tehlikelerin aşılması toplumsal barışla mümkündür. Meclisin sorumluluğu bunu sonuca ulaştırmaktır. Barış yalnızca silahların teslim edilmesiyle değil, siyasetin demokratik alanının genişletilmesiyle mümkündür. Bölgesel gelişmelere göre başlayan bu süreç, gelişmeler değiştiğinde sona ermemelidir. Artık hiç kimsenin terör bahanesiyle demokrasimizi geri plana atacak mazereti kalmadı. Ayrıca toplumsal eşitlik de sağlanmalıdır. Eğer bir vatandaş kimliği nedeniyle devlet karşısında kendini ifade edemiyorsa, bu cumhuriyetimizin tamamlanmadığı anlamına gelir. Cumhuriyetimizi demokrasiyle güvence altına alma zamanı geldi. Gelin birlikte cumhuriyeti özgürlükle güçlendirelim” ifadelerini kullandı.
'BARIŞ VE KARDEŞLİK DEMEKTİR'
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise, sürecin amacının yalnızca bir güvenlik politikası olmadığını, aynı zamanda hukukun üstünlüğü, iç cephenin güçlendirilmesi, toplumsal destek ve ekonominin güçlendirilmesi olan bir devlet politikası olduğunu dile getirerek şöyle devam etti: “PKK kongresini yaptıktan ve kendini feshettikten sonra süreç yeni bir aşamaya geçti. Ardından yüzde 93’ün üzerinde bir temsille bir komisyon kuruldu. Daha sonra büyük bir mutabakatla ortak bir rapor hazırlandı. Terörsüz Türkiye, barış ve kardeşlik demektir. Bu yasayla geçmişte yaşananların bir daha yaşanmaması amaçlanıyor. Bu yasa bir af değildir. Bu tür yorumlar gerçeklikten uzaklaşmaktır.”