Bartin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra İçişleri, Adalet, Ulaştırma ve Altyapı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlarının yanıtlaması istemiyle ayrı ayrı yazılı soru önergeleri verdi. Önergelerde, son 25 yıl içinde Türkiye’de kaybolan çocuklara dair verilerin bütünlüklü ve standart bir biçimde tutulup tutulmadığı, özellikle 1999 Marmara Depremi ile 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında refakatsiz kalan çocukların akıbetine ilişkin kayıt ve izleme süreçleri gündeme getirildi.
Milletvekili Bartin, Ocak 2024’te kamuoyuna açıklanan Epstein dava dosyalarında Türkiye’ye yönelik bazı iddiaların yer aldığına dair basına yansıyan haberler sonrasında, bu hususlarda devlet kurumları arasında herhangi bir inceleme veya değerlendirme yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulmasını istedi. Önergelerde, iddialara kesinlik atfedilmeden; Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri, sınır güvenliği, sivil havacılık denetimleri ve adli iş birliği mekanizmaları çerçevesinde mevcut durumun tespit edilmesinin önemine dikkat çekildi.
Bartin’in soru önergelerinde; kayıp çocuk sayılarının yıllara göre dağılımı, afet dönemlerinde refakatsiz kalan çocuklara ilişkin yapılan ihbarlar, özel uçak ve charter uçuşlara dair denetim süreçleri ile uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının işletilip işletilmediğine yönelik sorular yer aldı. Ayrıca, çocuk koruma sistemlerinin büyük ölçekli afetler sonrası olası risklere karşı dayanıklılığının değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Öte yandan Bartin, tüm bu başlıkların kapsamlı biçimde ele alınabilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir Araştırma Komisyonu kurulması için de Meclis Başkanlığı’na önerge sundu. Araştırma önergesinde; kayıp çocuklara ilişkin veri eksikliklerinin giderilmesi, afet dönemlerinde çocuk koruma mekanizmalarının işleyişinin incelenmesi ve kamuoyuna yansıyan iddiaların maddi olgular temelinde açıklığa kavuşturulmasının amaçlandığı belirtildi.
Bartin’in girişimlerinin, çocukların korunmasına yönelik ulusal ve uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin tespiti açısından yasama denetimi kapsamında değerlendirilmesi istendi.