YÜKSEKOVA

Yüksekova’da İHD ve kayıp yakınları Namık Erdoğan'ın faillerini sordu

Yüksekova’da kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları, 17–31 Mayıs Gözaltında Kayıplar Haftası kapsamında gerçekleştirdikleri 229. hafta buluşmasında 1994 yılında gözaltına alındıktan sonra katledilen Namık Erdoğan dosyasının aydınlatılmasını istedi. Açıklamada cezasızlık uygulamalarına son verilmesi ve tüm kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması çağrısı yapıldı.

Abone Ol

Yüksekova’da kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları, her hafta düzenli olarak gerçekleştirdikleri adalet nöbetinin 229’uncu buluşmasında bir araya geldi. Yüksekova Sanat Sokağı’nda yapılan basın açıklamasında, gözaltında kaybedilen kişilerin akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması talebi bir kez daha dile getirildi.

Etkinliğe insan hakları savunucuları, kayıp yakınları ve sivil toplum temsilcilerinin yanı sıra Cumartesi Anneleri temsilcileri ile çeşitli hukuk örgütlerinden katılımcılar da katıldı. Açıklamada, 17–31 Mayıs tarihleri arasında anılan Gözaltında Kayıplar Haftası’nın, Türkiye’de yaşanan zorla kaybetme vakalarına dikkat çekmek açısından önemli bir sembolik anlam taşıdığı vurgulandı.

İnsan hakları savunucuları tarafından okunan açıklamada, hakikat ve adaletin sağlanmadığı bir ortamda toplumsal barışın mümkün olamayacağı ifade edildi. Cezasızlık politikasının sona ermesi gerektiği belirtilirken, geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin aydınlatılması çağrısı yinelendi.

Açıklamada ayrıca 229’uncu hafta buluşmasının odağında 9 Mayıs 1994’te gözaltına alındıktan sonra katledildiği belirtilen Namık Erdoğan dosyası yer aldı. Dönemin Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı görevinde bulunan Erdoğan’ın Ankara’da kaybolduğu ve daha sonra Kırıkkale’de cansız bedenine ulaşıldığı hatırlatıldı. Dosyaya ilişkin yürütülen soruşturma süreçlerinde farklı aşamalarda takipsizlik ve beraat kararlarının verildiği, olayın yıllardır aydınlatılamadığı ifade edildi.

Katılımcılar, Namık Erdoğan’ın yanı sıra tüm kayıplar için adalet arayışlarının süreceğini belirterek, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve etkin bir yargı sürecinin işletilmesini talep etti. Açıklamada, ulusal ve uluslararası mekanizmaların devreye sokulması gerektiği de dile getirildi.

Basın açıklaması, gözaltında kaybedilenlerin anısına yapılan bir dakikalık oturma eylemiyle sona erdi.