Açıklamaya Yüksekova Belediyesi Eşbaşkanları Şadiye Kırmızıgül ve Şoreş Diri, belediye meclis üyeleri ile çok sayıda çalışan katıldı. Basın metnini TÜMBELSEN Hakkari Temsilcisi Tahir Tekinalp okudu.
Sendikalar adına yapılan açıklamada, Urfa’nın Siverek ilçesinde bir okulda yaşanan silahlı saldırının ardından kısa süre içinde Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırının toplumda derin bir sarsıntı yarattığı vurgulandı. Açıklamada, Maraş’taki saldırıda aralarında bir öğretmenin de bulunduğu çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralıların olduğu hatırlatılarak, yaşananların artık sadece taziye mesajlarıyla geçiştirilemeyecek kadar ağır olduğu ifade edildi.
Eğitim alanında artan şiddete dikkat çekilen açıklamada, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin olmadığı bir ortamda sağlıklı bir eğitimden söz edilemeyeceği belirtilerek, sorunun yalnızca güvenlik zafiyeti olarak ele alınmasının yetersiz olduğu dile getirildi.
“Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının üzerinden henüz 24 saat bile geçmemişken, dün Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen silahlı saldırı hepimizi derinden sarsmıştır. Aysel Çalık Ortaokulu’nda yaşanan bu saldırıda, 1’i öğretmen, 8’i öğrenci olmak üzere 9 kişi yaşamını yitirmiş; birçok öğrenci ve öğretmen de yaralanmıştır.
Öncelikle yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar diliyor ve can kaybının artmamasını temenni ediyoruz. Artık yalnızca taziye dileme ve üzüntülerimizi paylaşmanın çok ötesinde bir noktadayız. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar ucuz değildir.
Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğinin olmadığı bir ortamda asgari bir eğitimin dahi yapılamayacağı gün gibi ortadadır. Hal böyleyken, meselenin sadece bir ‘güvenlik zafiyeti’ olarak ele alınması kabul edilemez. Yaşanan bu olay, eğitim alanının bilimsel ve pedagojik temellerden uzaklaştırılması durumunda nasıl derin yaralar açılabileceğini bir kez daha göstermiştir.
Eğitim kurumlarını ve toplumu şiddetten arındırmak için eşitlikçi, kapsayıcı ve kamusal bir eğitim anlayışının yeniden inşası zorunludur. Gençleri yalnızlaştıran ve okulları eğitim alanı olmaktan uzaklaştıran politikalar sürdükçe benzer acıların yaşanma riski ortadan kalkmayacaktır.
Toplumun her alanında şiddeti körükleyen, mafyalaşmayı ve çeteleşmeyi sıradanlaştıran, gençleri umutsuzluğa iten, eşitsizliği derinleştiren, üniversitelerde palalarla saldırı gerçekleştirenleri aynı gün serbest bırakan ve cezasızlığı hâkim kılan bu düzen, bugün ilkokul ve ortaokullara kadar sirayet etmiş durumdadır.
Artık yeter! Eğitim alanındaki güvenlik zafiyetleri derhal giderilmelidir. Şiddeti besleyen politikalar terk edilmelidir. Kamusal, eşit, bilimsel, anadilinde ve laik eğitim tüm boyutlarıyla hayata geçirilmelidir.
Gençleri güvencesizlikten ve umutsuzluktan kurtaracak, toplumsal dayanışmayı büyütecek; tekçi değil, diyaloğa ve katılımcılığa dayalı bütünlüklü politikalar hayata geçirilmelidir.
Bu koşullarda bağlı sendikamız Eğitim Sen’in başlatmış olduğu ‘Yaşam Nöbeti’ ve iş bırakma eylemleri 17 Nisan’a kadar uzatılmıştır. Kaybettiğimiz canların hesabını sormak ve bir daha hiçbir çocuğun, hiçbir eğitim ve kamu emekçisinin yaşamını yitirmemesi için mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.”