1994 yılında Hakkâri’nin Yüksekova ilçesine ailesiyle beraber muhacir olarak gelen Abdurrahman Tekin, kendi imkânlarıyla öğrendiği ayakkabı tamirciliğini 30 yıldır icra ediyor.  Ayakkabı tamirciliğini ilk olarak, ilçenin Cengiz Topel caddesinde daha sonra İhsaniye Camisinin yan tarafında açtığı kulübede icra etmeye çalışan Tekin 3 yıl önce kulübenin kendisine yeni yer tahsil edilmesi karşılığında dönemin belediyesi tarafından yıkıldığını aktarıyor.

Geçen zaman diliminde Tekin, kendi imkânlarıyla ilçenin kasaplar sokağı olarak bilinen cadde de kurduğu derme çatma çadırda işini icra etmeye çalışıyor.

Tekin ilçede 6 ay süren ve çetin geçe kış aylarında fırıncılardan aldığı közleri tenekeye koyarak ısınmaya çalışıyor.

İlerleyen yaşına rağmen çalışmak zorunda olduğunu söyleyen Tekin, yetkililerden verdikleri sözü tutmalarını istiyor.

“HİÇ KİMSE NASIL YAŞIYORSUN DEMEDİ”

Mağdur ailelere devletin sahip çıkmasını isteyen Tekin, “Mağdur olan tüm insanlar böyle sokağa düşerse aç kalırsa hırsızlık yapar, toplumun huzurunu kaçırır. Bu mağdur insanlara devlet sahip çıkılması gerekir. 3 yıldır ben bu tezgâhta kar ve yağmurun altında çalışıyorum. Hiç kimse ne devletten ne de belediyeden yanıma gelip ne yapıyorsun, ne yiyorsun, Çocuklarına nasıl bakıyorsun, nasıl yaşıyorsun demedi” dedi.

“FIRINLARDAN ALDIĞIM KÖZLERLE ISINMAYA ÇALIŞIYORDUM”

Tekin, kış aylarında yaşadığı zorluğu şu sözlerle anlatıyor, “Kış aylarında fırınlardan aldığım közleri tenekeye koyuyordum ve ellerimi ayaklarımı ısıtmaya çalışıyordum. Ben bu işi yapmak zorundaydım. Fırıncılardan da Allah razı olsun. Bir ayakkabı yaptıysam da onlar sayesinde yaptım. Yoksa bu soğukta çalışamazdım”

 İlçede herkesçe tanındığını aktaran Tekin yıllardır hiçbir yetkilinin sesini duymadığını belirtiyor.

1-440

“ 1994 yılından beri bu işi yapıyorum. O zamanlarda makine yoktu. Tezgâhım tek vardı. Beni ilçede herkes tanır. Ben kötü bir insan değilim. Ben ne kadar mağdur da olsam halkım, ilçeme kötülük yapmam. Ama 30 yıldır ben bu işi yapıyorum bu benim artık zanaatım oldu.  Yetkililer bize sahip çıkmalıydı. Ama bir kere bile bana uğramadılar. Geçen sene bir kişi markete gittiği sırada beni fark etti ve durumumu bakanlığa bildireceğini söyledi. Daha sonra sosyal yardımlaşmadan ekipler yanıma geldi. Onlara yer istediğimi söyledim.  Onlarda bana sahip çıkmadı. Yer vermediler beni yine bu halde bıraktılar” ifadelerini kullandı.

“TEK İSTEDİĞİM, BANA BİR YER TAHSİL ETMESİNLER”

Bu iş yapmak zorunda olduğunu belirten Tekin, “Benim okula giden öğrencilerim var. Onlara bakmak zorundayım. Çocuklarım bazıları da üniversite mezunu ama iş bulamıyorlar. Tek geçim kaynağım bu  tezgah ve yaşlılık maaşım. Oda hiçbir şeye yetmiyor. Domatesin kilosu bile 30,40 TL olmuş. Maşım elektrik, su ve mutfağa gidiyor.  Oda yetmiyor. Yetkililerden tek istediğim. Bana bir yer tahsil etmesidir”

4-268

5-186