Konuşmasına Muharrem Orucu dolayısıyla Alevi toplumunu selamlayarak başlayan Bakırhan, Muharrem ayının toplumsal barışa, kardeşliğe ve birlikte yaşam umuduna vesile olmasını temenni etti.
İran-ABD anlaşmasını değerlendirdi
ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat 2026’da başlayan savaşın anlaşmayla sonuçlandığını belirten Bakırhan, DEM Parti olarak çatışmaları sona erdiren bu gelişmeyi olumlu karşıladıklarını söyledi.
Anlaşmanın kalıcı olmasını umut ettiklerini ifade eden Bakırhan, “Dışarıda silahları susturan bir devlet, içeride kendi halklarıyla savaş halinde kaldığı sürece gerçek anlamda barışa ulaşmış sayılmaz. Bizim için en güçlü barış, toplumsal barıştır” dedi.
“İran’daki idamlar derhal son bulmalı”
İran’da Kürtlere ve muhaliflere yönelik idamlara da değinen Bakırhan, Tahran yönetiminin Kürtlerin, Belucilerin, Azerilerin ve kadınların demokratik taleplerini karşılaması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, “Kürtlere ve muhaliflere yönelik idamlar derhal son bulmalıdır. Ortadoğu’nun gerçek huzuru ne büyük güçlerin vesayetiyle ne de içeride otoriterlikle sağlanabilir. Huzur ve istikrar ancak bu toprakların bütün halklarının özgürlüğüyle mümkündür” ifadelerini kullandı.
“Türkiye yüzyıllık sorunların birikmiş faturasını ödüyor”
Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu krizlerin yeni olmadığını dile getiren DEM Parti Eş Genel Başkanı, ülkenin sorunlarının yıllardır ertelendiğini ve bastırıldığını savundu.
“Bugün ödediğimiz fatura, adeta yüzyılın birikmiş faizidir” diyen Bakırhan, ekonomik kriz, adaletsizlik, yoksulluk ve siyasal meşruiyet sorunlarının aynı anda yaşandığını belirtti.
“Bu sistem, ürettiği gerilimi çözmek yerine yönetmeyi seçti” ifadelerini kullanan Bakırhan, toplumun artık “devri sabıklardan bıktığını” söyledi.
“Yargı siyaseti dizayn etme laboratuvarı değildir”
Türkiye’nin siyasi tarihinin darbeler, parti kapatmalar, siyaset yasakları ve kayyım uygulamalarıyla dolu olduğunu savunan Bakırhan, CHP’ye yönelik mutlak butlan tartışmalarına da değindi.
Bakırhan, “Bugün muhatap CHP olabilir ama refleks tanıdıktır. Dün bu halkaya Kürtler kayyımlarla dahil edildi, bugün ana muhalefet yargı müdahalesiyle dahil ediliyor” dedi.
Yargının siyasete müdahale aracı haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, “Mahkeme salonları halk iradesinin yerine geçirilemez. Yargı, siyaseti dizayn etme laboratuvarı değildir” ifadelerini kullandı.
“Korku, erteleme ve tekrar siyaseti Türkiye’yi bu noktaya getirdi”
Türkiye’nin son yüzyılını “korku siyaseti, erteleme siyaseti ve tekrar siyaseti” üzerinden değerlendiren Bakırhan, iktidarların toplumu sürekli tehdit algılarıyla yönettiğini ileri sürdü.
Kürt meselesinden işçi haklarına, kadınların eşitlik taleplerinden gençlerin özgürlük taleplerine kadar birçok konuda korku söyleminin kullanıldığını belirten Bakırhan, “Korku üzerine kurulan siyaset bu ülkeye güven değil, daha fazla güvensizlik, sefalet ve hukuksuzluk getirdi” dedi.
“Demokratik cumhuriyet ortak yaşam sözleşmesidir”
DEM Parti’nin çözüm önerilerini sıralayan Bakırhan, Türkiye’nin gerçek bir çoğulculuğa ve demokratik düzene ihtiyaç duyduğunu söyledi.
“Bu ihtiyacın adı demokratik cumhuriyettir” diyen Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
“Demokratik cumhuriyet yalnızca bir yönetim modeli değil, aynı zamanda bir ortak yaşam sözleşmesidir. Zemin eşit yurttaşlık, çatı demokratik cumhuriyet, ortak ad Türkiyeliliktir.”
Yargının bağımsız ve tarafsız olması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, temel özgürlüklerin güvence altına alınması ve kuvvetler ayrılığının işletilmesi çağrısında bulundu.
“Kürt meselesinin çözümü Türkiye’nin geleceği için kritik”
Kürt meselesinin çözümünün yalnızca Kürtleri değil, Türkiye’nin tamamını ilgilendirdiğini belirten Bakırhan, “Kürt meselesi çözülmeden Türkiye’nin demokrasisi de ekonomisi de dış politikası da kalıcı istikrara kavuşamaz” dedi.
Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çeken Bakırhan, bölgenin yeniden şekillendiği bir dönemde Kürt meselesinin çözümsüz bırakılmasının Türkiye açısından tarihsel risk oluşturduğunu söyledi.
“Çerçeve yasa artık ertelenemez”
Yaklaşık iki yıldır devam eden sürecin hukuki ve demokratik bir zemine kavuşturulması gerektiğini ifade eden Bakırhan, bunun yolunun çerçeve yasadan geçtiğini belirtti.
DEM Parti’nin dört temel düzenleme önerdiğini açıklayan Bakırhan, bunları “Çerçeve Yasa”, “Demokratik Toplum Yasası”, “Genişletilmiş Yerel Demokrasi Yasası” ve “Özgür Yurttaş Yasası” olarak sıraladı.
Bu düzenlemelerin taviz değil, eşit yurttaşlığın gereği olduğunu savunan Bakırhan, kimlik ve inançların anayasal güvence altına alınmasının birlikteliği güçlendireceğini ifade etti.
“Meclis kapanmadan yasa çıkarılmalı”
TBMM’ye çağrıda bulunan Bakırhan, Meclis tatile girmeden önce çerçeve yasanın çıkarılması gerektiğini söyledi.
“Barış geciktikçe güvensizlik büyür, hukuk geciktikçe umut zayıflar, demokrasi geciktikçe toplum yorulur” diyen Bakırhan, Meclis’in önümüzdeki günlerde tarihi bir adım atarak çerçeve yasayı çıkarması gerektiğini kaydetti.
Konuşmasının sonunda hukuka dayalı düzen, işleyen demokrasi, onurlu yaşam ve kalıcı barış vurgusu yapan Bakırhan, “İkinci yüzyılı yasaklarla, kayyımlarla ve yoksullukla değil; barışla, eşitlikle ve emekle yazalım” dedi.





