DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan partisinin grup toplantısında konuştu. Suruç’ta katledilen 33 genci anan Bakırhan, “11 yıl oldu, hâlâ adalet sağlanmadı. Bu ve benzer katliamlarda adalet sağlanmıyor. Ancak biz unutmadık, unutamayacağız ve unutturmayacağız. 33 sosyalist düş yolcusu genç yoldaşımız için adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
‘Kürt halkının başı sağolsun’
İran’ın Kürt güçlerine yönelik saldırılarına da değinen Bakırhan şunları söyledi: “Kürt güçlerine dönük olarak İran ve İran destekli gruplar tarafından gerçekleştirilen saldırılarda dokuz Komele peşmergesi yaşamını yitirdi. Savaşın başladığı 28 Şubat’tan bugüne Federe Kürdistan Bölgesi’ne bine yakın dron ve füze saldırısı düzenlendi. Bu saldırılarda 28 peşmerge yaşamını yitirdi. 150’ye yakın peşmerge ve sivil yurttaşın da yaralandığını biliyoruz.
Sadece bir haftada 20 tutsak İran rejimi tarafından idam edildi. Bu saldırıları kınıyoruz. Kürt halkının başı sağ olsun. Kürtlere yapılan her saldırı İran’a zarar verir. Kürtler, Kasr-ı Şirin antlaşması dönemindeki Kürtler değil, Kürtler, Sykes-Picot dönemindeki Kürtler de değildir.”
105 yıl sonra…
Tuncer Bakırhan Türkiye’de Kürt meselesinin çözümü için yürüyen süreç ile ilgili de endişelerini dile getirdi. 22 Ekim 1919’da kurucu kadroların Kürtlerin haklarını tanıyan protokole imza attığını hatırlatan Bakırhan, “Bakın, tarih bazen aynı sayfaya iki kez not düşer. 22 Ekim 1919’da Amasya’da kurucu kadrolar, Kürtlerin haklarını tanıyan protokole imza attı. 105 yıl sonra, yine bir 22 Ekim’de, bu Meclis’in çatısı altında yeni bir el uzandı ve tarihî bir çağrı yapıldı. Biz bunu, kuruluşta verilen sözün yüz yıl sonra yerine getirilmesi beyanı olarak görüyoruz. İşte bu beyanı hayata geçirmenin ilk adımı çerçeve yasa olacaktır” dedi.
‘Yasa kapsayıcı olmalı’
“Çerçeve yasa kapsayıcı olmalıdır” diyen Bakırhan şöyle devam etti: “Sayın Öcalan’ın özgür çalışma ve iletişim koşullarını sağlamalıdır. Sayın Öcalan’ın hukuku, barışın hukukudur. Bu sebeple Sayın Öcalan’ın statüsü artık düzenlenmelidir. Silahsızlanma süreci için mekanizmalar içermelidir. Demokratik entegrasyon yasalarına zemin hazırlayacak şekilde siyasi ve hukuki zeminde yol temizliği yapmalıdır. Parlamentodan çıkması muhtemel çerçeve yasayla eş zamanlı olarak siyaset kurumu da toplumsal uzlaşmayı ve ortaklığı esas alan bir yol haritası çıkarmalıdır.
Artık yürütme erki, barış sürecinde iklimin pozitife dönmesi için üzerine düşeni yapmalıdır. İlk adım olarak kayyımlar hemen kaldırılmalıdır.
Daha önce de ifade etmiştik, bu vesileyle tekrar ifade edelim: Nusaybin-Qamışlo sınır kapıları da açılmalıdır. Bu adım hem barış sürecine hem iki ülkenin ekonomisine hem de Suriye’nin iktisadi ve siyasi istikrarına katkı sağlar.”
Bakırhan, toplantının ardından görüşecekleri Numan Kurtulmuş’a da görüş ve önerilerini ileteceklerini söyledi.




