Teknolojinin ve modern tarım uygulamalarının konuşulduğu 2026 yılında, Yüksekova’ya bağlı Çukurca Köyü’nde çiftçiler hâlâ onlarca yıl öncesinin yöntemleriyle tarlalarını sulamaya çalışıyor. Sulama kanallarının yetersiz olması nedeniyle köylüler, dere içerisinde saatlerce kalarak kum ve taş doldurdukları torbalarla suyun yönünü değiştirmeye çalışıyor.

Köyde sulama kanallarının bulunmaması ve mevcut kanalların büyük bölümünün kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle vatandaşlar her yıl aynı çileyi yaşamak zorunda kalıyor. Soğuk dere suyunda saatlerce çalışan köylüler, suyu tarlalara ulaştırabilmek için kendi imkanlarıyla geçici bentler oluşturuyor.
Eski ve toprak olan kanallar ise suyun önemli bölümünü emdiği için tarım arazilerine yeterli su ulaştırılamıyor. Köylüler, yüzlerce dönüm arazinin kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
YAPILAN KANALLAR DA DAYANMADI
Köyde en son 1963 yılında yapılan beton sulama kanallarının büyük bölümü yıllar içerisinde tahrip oldu. İki yıl önce yapılan yaklaşık 800 metrelik beton kanalın da kısa sürede kullanılamaz hale geldiği belirtiliyor.
Yaklaşık 6 kilometrelik sulama hattına ihtiyaç duyulan köyde, vatandaşlar en azından 2 veya 3 kilometrelik bölümün yapılması halinde önemli ölçüde rahatlayacaklarını ifade ediyor.

“500 DEKAR ARAZİ KURUYUP GİDECEK”
Çukurca Köyü Muhtarı Bahattin Örtaş, yıllardır yetkililere başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını söyledi.
Örtaş, “Eğer böyle giderse bizim köyde çiftçilik de tarım da hayvancılık da bitecek. İnsanlar artık bıkmış durumda. Günlerdir kum ve taş doldurduğumuz torbalarla bend yapmaya çalışıyoruz. Ama bu insan gücüyle olacak bir iş değil. Mecburuz, çünkü bu suyu tutamazsak yaklaşık 500 dekar arazimiz kuruyacak” dedi.
“SESİMİZİ DUYAN YOK”
Köyün coğrafi olarak geniş bir alana sahip olduğunu belirten Örtaş, toplamda 6 ayrı sulama kanalının bulunduğunu ancak bunların büyük bölümünün kullanılamaz durumda olduğunu ifade etti.
Defalarca yapılan başvurulara rağmen sonuç alamadıklarını söyleyen Örtaş, “Bu kadar müracaatımıza rağmen sesimizi duyan kimse yok. Artık ölüm riskini de alarak suyu elle yönlendirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

SADECE SULAMA DEĞİL, İÇME SUYU DA SORUN
Yaklaşık 120 hanenin bulunduğu köyde içme suyu sıkıntısının da devam ettiğini belirten Örtaş, vatandaşların hâlâ çamaşırlarını elle yıkamak zorunda kaldığını söyledi.
“2026 yılında Türkiye’de hâlâ böyle bir durumun yaşanması kabul edilemez” diyen köylüler, hem sulama kanallarının hem de içme suyu sorunlarının çözülmesi için yetkililerden destek bekliyor.
KÖYLÜLERİN SORUSU: 2026 YILINDA BU MANZARA NORMAL Mİ?
Bir yanda modern tarım projelerinin konuşulduğu, diğer yanda ise çiftçinin dere içerisinde taş ve kum torbalarıyla su tutmaya çalıştığı Çukurca Köyü’ndeki görüntüler, kırsal altyapı sorununu bir kez daha gözler önüne serdi.
Tarımın ve hayvancılığın önemli geçim kaynağı olduğu bölgede köylüler, yıllardır süren sulama sorununa kalıcı bir çözüm bekliyor.








