Milletvekili Düşünmez, Meclis’te yaptığı konuşmada Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden çocuk işçiliğine ve eğitim sistemindeki yoksullaştırıcı uygulamalara dikkat çekti.
Düşünmez konuşmasında, “Bizler kapalı kurumların iyileştirilmesini tartışırken, dışarıda sokaklarda ve sanayi sitelerinde, devlet eliyle meşrulaştırılan ve yoksul çocukları öğüten bir çark dönüyor. Bu çark, eğitim kılıfı altında ucuz iş gücü yaratan, çocukları acımasızca işçileştiren Mesleki Eğitim Merkezleri’dir. Bugün bu uygulama, yoksullaştırılan ailelerin çocuklarını sermayeye kurban eden devasa bir sömürü mekanizmasına dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.
Düşünmez, Türkiye’de çocuk yoksulluğunun ciddi boyutlara ulaştığını ve çocukların güvenli olmayan atölyelerde çalıştırıldığını belirterek, “Ülkede çalışan çocukların %60’ı, kölelik koşullarında ücret karşılığı emek veriyor. İşverenler, yüksek işçilik maliyetlerinden ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinden kaçmak için bu çocukların emeğini vahşice gasp ediyor. Bu tablo sadece emek sömürüsü değil, doğrudan çocukların yaşam hakkına yönelik bir tehdit oluşturuyor” dedi.
Konuşmasında geçmiş yıllarda yaşanan iş cinayetlerine de değinen Düşünmez, Kocaeli Dilovası’nda parfüm deposunda çıkan yangında yaşamını yitiren gençleri ve Mersin Anamur’da asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybeden 16 yaşındaki Alperen’i hatırlattı.
Düşünmez, denetimlerin kağıt üzerinde kaldığını, mahkemelerde patronların kısa sürede tahliye edildiğini ve çocuk haklarını koruma noktasında ciddi bir cezasızlık iklimi oluştuğunu vurguladı.
Milletvekili, Meclis’teki konuşmasını şu çağrı ile sonlandırdı: “Çocukları patronların insafına terk etmek, onları tehlikeli iş kollarında uçuruma itmek sosyal devlet anlayışına aykırıdır. Her çocuğun parasız, nitelikli, güvenli ve eşit koşullarda eğitim alması sağlanmalı; çocukların yeri sanayi sitelerinin karanlık köşeleri değil, aydınlık okul sıraları olmalıdır.” şeklinde konuştu.





