Cezaevi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını Hakkâri Barosu Başkanı Av. Ergün Canan okudu.

Başkan Canan, Şemdinli ilçesi kırsalında gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak Hakkâri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na sevk edilen iki kişinin gözaltı ve cezaevi sürecinde sistematik işkenceye maruz bırakıldığına ilişkin bilgi, gözlem ve beyanların kendilerine ulaştığını söyledi.

Açıklamada yer alan iddialara göre, İran vatandaşı olan Salah Bimari ile Resul Bimari, Türkiye'ye çobanlık yapmak amacıyla giriş yapmak isterken sınır bölgesinde askeri personel tarafından yakalandı ve daha sonra kolluk birimlerine teslim edildi. Şemdinli'deki kolluk binasında fiziksel işkenceye maruz kaldıkları ileri sürülen iki kişiden Resul Bimari'nin iki dişinin kırıldığı ve cinsel şiddete uğradığı iddia edildi.

Tutuklanmalarının ardından Hakkâri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na getirilen iki mahpusun tek kişilik hücrelerde tutulduğu belirtilirken, 10 Haziran tarihinde Şemdinli'de görev yapan bazı kolluk personelinin cezaevine gelerek mahpuslarla görüştüğü ve Resul Bimari'ye yeniden işkence uygulandığı yönündeki iddialara da yer verildi.

Öte yandan, 18 ve 19 Haziran tarihlerinde noter görevlileri ile tercümanların vekâlet işlemleri için cezaevine gitmelerine rağmen "Resul ve Salah Bimari burada değiller" denilerek içeri alınmadıkları, 21 Haziran tarihinde ise iki avukatın aynı gerekçeyle müvekkilleriyle görüştürülmediği ifade edildi. Açıklamada, bu durumun işkence izlerinin raporlandırılmasının önüne geçmeye yönelik olduğu öne sürüldü.

İşkence ve kötü muamele yasağının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış mutlak bir hak olduğuna dikkat çeken kurum temsilcileri, devletin bu tür iddiaları etkin ve bağımsız şekilde soruşturmakla yükümlü olduğunu vurguladı.

Hakkâri Barosu, İHD Hakkâri Şubesi ve ÖHD Hakkâri Şubesi, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek mahpusların İstanbul Protokolü ilkelerine uygun şekilde bağımsız hekimler tarafından muayene edilmesini, iddialarda adı geçen personelin görevden uzaklaştırılmasını ve tarafsız, bağımsız bir adli soruşturmanın gecikmeksizin başlatılmasını talep etti.

Basın açıklamasının sonunda üç kurum, sürecin takipçisi olacaklarını belirterek kamuoyunu duyarlı olmaya davet etti.

Kaynak: YÜKSEKOVA HALKIN SESİ