Hakkari’de insan hakları alanında faaliyet yürüten iki kurum, Hakkari İHD Şubesi ile ÖHD Hakkari Şubesi, İran uyruklu iki mahpusa ilişkin hazırlanan ön gözlem ve tespit raporunu kamuoyuyla paylaştı.

Basın açıklaması, Yüksekova’da bulunan ÖHD Şubesi binasında gerçekleştirildi. Açıklamayı ise avukat Ümit Savaşan okudu.

Toplantıda, raporun Hakkari Barosu, İHD ve ÖHD Hakkari şubelerinden oluşan bir heyet tarafından hazırlandığı belirtilirken, çalışma kapsamında mağdurlarla yapılan görüşmeler, tıbbi belgeler ve saha gözlemlerinin esas alındığı ifade edildi.

Okuma

“İDDİALAR AĞIR VE DERHAL SORUŞTURULMALI” VURGUSU

Açıklamada, ortaya konulan iddiaların yalnızca bireysel beyanlar olarak değil, çok yönlü insan hakları ihlali şüphesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Raporda, özellikle gözaltı sürecinden cezaevi aşamasına kadar uzanan zincirde ciddi kötü muamele iddialarının bulunduğu, bu iddiaların gecikmeksizin bağımsız ve etkili bir soruşturmayı zorunlu kıldığı ifade edildi.

Dfggg-2

SINIRDA BAŞLAYAN SÜREÇ, EMNİYETTE YOĞUNLAŞTI

Mağdurların aktarımlarına göre, 15 Mayıs 2026 tarihinde sınır hattında yakalanmalarının ardından ilk aşamada askerlerden kötü muamele görmediklerini ifade ettikleri, ancak sürecin Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne sevkle birlikte farklı bir boyuta geçtiği belirtildi.

Açıklamada, özellikle kamera bulunmadığı belirtilen kapalı alanlarda ağır işkence iddialarının gündeme geldiği kaydedildi.

CİNSEL İŞKENCE VE AĞIR DARPLARA İLİŞKİN BEYANLAR

Raporda en dikkat çeken iddialar arasında, bir mahpusun çıplak bırakıldığı, darbedildiği ve cinsel saldırıya maruz kaldığı yönündeki beyanlar yer aldı.

Ayrıca diğer mahpusun da bu olaya tanıklık ettiğini ve kendisinin de fiziksel şiddete maruz kaldığını ifade ettiği aktarıldı. Açıklamada bu iddiaların ulusal ve uluslararası hukuk bakımından en ağır ihlaller arasında yer aldığı vurgulandı.

SAĞLIK KONTROLLERİ VE TERCÜMAN EKSİKLİĞİ

Açıklamada, sağlık kontrolleri sırasında tercüman bulundurulmamasının ciddi bir sorun oluşturduğu belirtildi. Mağdurların kendilerini ifade edememesi nedeniyle yaşadıkları iddiaları sağlık personeline aktaramadığı, bunun da tıbbi kayıtların eksik tutulmasına yol açtığı ifade edildi.

CEZAEVİ SÜRECİNDE YENİ İDDİALAR

Basın açıklamasında, Hakkari Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda da benzer ihlallerin sürdüğü iddia edildi.

Mağdurların bir süre tekli hücrelerde tutulduğu, ardından yeniden şiddet ve tehdit iddialarının gündeme geldiği aktarıldı. Özellikle bazı aşamalarda görevli olduğu iddia edilen kişilerle yeniden karşı karşıya gelinmesinin ciddi güvenlik riski oluşturduğu ifade edildi.

“CEZASIZLIK ENDİŞESİ BÜYÜYOR”

Açıklamada, olayın yalnızca bireysel bir kötü muamele iddiası olmadığı, aynı zamanda cezasızlık pratiği, savunma hakkı, sağlık hakkı ve adil yargılanma hakkı bakımından çok yönlü bir sorun alanına işaret ettiği belirtildi.

İnsan hakları örgütleri, sürecin yalnızca soruşturma açılmasıyla değil, etkili ve sonuç alıcı bir yargısal mekanizma ile yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

SONUÇ VE ÇAĞRI

Ortak açıklamada şu çağrılar öne çıktı:

  • İşkence ve kötü muamele iddialarının bağımsız biçimde soruşturulması
  • Kamera kayıtları ve resmi belgelerin güvence altına alınması
  • Mağdurların bağımsız sağlık kuruluşlarında yeniden muayeneden geçirilmesi
  • İlgili kamu görevlileri hakkında adli ve idari süreçlerin başlatılması
  • Mağdurların güvenliğinin sağlanması ve yeniden faillerle karşılaşmalarının önlenmesi
  • Sürecin cezasızlıkla sonuçlanmaması

Açıklamanın sonunda, insan onurunu temel alan hukuk devletinin ancak etkili soruşturma ve hesap verebilirlik mekanizmalarıyla güçlenebileceği vurgulanarak, kamuoyunun süreci yakından takip etmesi çağrısı yapıldı.

Muhabir: VİYAN ORHAN/ YÜKSEKOVA HALKIN SESİ