Yüzlerce mezarın bulunduğu alanda mezarların açıldığı ve gelişigüzel kazılar yapıldığı görülürken, tarihi ve kültürel miras niteliği taşıyan mezarlıkların kendi haline terk edilmesi vatandaşları üzdü. Yüzyıllardır farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşadığı Hasköy’de yaşanan tahribat, kamuoyunda da infial oluşturdu.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan duyarlı vatandaş Mehmet Yakup Basım, yaşananların sadece hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir suç olduğunu söyledi. Hasköy halkının tarih boyunca acıyı ve sevinci birlikte paylaştığını belirten Basım, "Hasköy’de hem Müslüman hem de Ermeni mezarlıklarının tahrip edildiğini üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. Yüzyıllardır aynı topraklarda, aynı coğrafyada birlikte huzur içerisinde yaşayan bu halkın mezarlıklarının, bir altın ya da servet uğruna tahrip edilmesi kabul edilemez. Bu durum beni derinden üzdü" dedi.
Hasköy halkının geçmişte toplumsal dayanışmasıyla örnek olduğunu ifade eden Basım, "Normalde Hasköy halkı bir taziye olduğunda düğünlerini ve nişanlarını iptal ederek mevlitlere dönüştüren, acıyı birlikte yaşayan bir halktır. Ortak değerlerimizin ve kültürel mirasımızın gelecek nesillere aktarılması en büyük temennimizdir" diye konuştu.
Yaşananların yalnızca hukuki yaptırımlarla değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Basım, "Bu sadece bir hukuki suç değil, aynı zamanda vicdani bir yoksunluktur. Halkımızdan beklentim, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için duyarlı olmaları ve bu tür girişimlerde bulunanların engellenmesine katkı sunmalarıdır. Unutmayalım ki geçmişini bilmeyen, geçmişine sahip çıkmayan bir toplum geleceğine de yön veremez" ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 2 bin 500 rakımlı Hasköy Dağı’nda bulunan ve yüzlerce yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen Müslüman ve Ermeni mezarlıklarının korunması gerektiğini belirten vatandaşlar, yetkililerden bölgede inceleme yaparak tarihi mezarlıkların koruma altına alınmasını talep etti.





