Demir açıklamasında, 13 Nisan’dan bu yana Hakkari–Van kara yolu ile ilçe bağlantılarının Akçalı mevkiinde meydana gelen heyelan nedeniyle kesintiye uğradığını hatırlatarak, “Aralıklarla kontrollü geçişler sağlansa da sorun hâlâ çözülmüş değil. 15 günü aşan bu aksama, Hakkari halkı için basit bir trafik sorunu değil, tam anlamıyla bir yaşam krizidir” ifadelerini kullandı.
“Sağlık hizmeti aksadı, ekonomi durma noktasında”
Açıklamasında krizin boyutlarını detaylandıran Demir, özellikle sağlık alanında yaşanan aksamaların hayati riskler doğurduğunu belirtti. Çevre illere hasta sevklerinin durduğunu, acil müdahalelerin geciktiğini söyleyen Demir, bölge halkının en temel haklardan biri olan sağlık hizmetine erişimde ciddi sorun yaşadığını dile getirdi.
Temel gıda ürünlerine ulaşımın zorlaştığını, esnafın ticaretinin neredeyse durduğunu ifade eden Demir, yaşananların yalnızca ulaşım değil, ekonomik bir çöküşe de işaret ettiğini savundu.
“Alternatif yollar neden hâlâ devreye alınmıyor?”
Demir, çözüm önerisi olarak yıllardır gündemde olan ancak aktif kullanılmayan alternatif güzergâhları işaret etti. Berçelan–Van yolu ile Geçitli–Pınarca–Van yolunun hâlâ faaliyete geçirilmemesini eleştiren Demir, “Bu yollar varken neden hâlâ bekletiliyor?” sorusunu yöneltti.
Heyelanlar zincirleme krize dönüştü
Öte yandan bölgede son haftalarda etkisini artıran yoğun yağışlar, yalnızca ulaşımı değil günlük yaşamın tamamını olumsuz etkiledi. Akçalı köyü yakınlarındaki Entegre Katı Atık Tesisi çevresinde 13 Nisan’da meydana gelen ilk büyük heyelan, zemindeki zayıflığı gözler önüne serdi. Ardından oluşan çatlaklar ve çökmeler, riskin geçici olmadığını ortaya koydu.
Bir gün sonra yaşanan ikinci toprak kaymasıyla Hakkari–Van kara yolu tamamen ulaşıma kapandı. Karayolları ekiplerinin müdahalesiyle yol kısa süreli olarak kontrollü açıldı ancak 19 Nisan’da etkili olan yeni yağış dalgası, zemindeki kırılganlığı yeniden tetikledi ve güzergâh bir kez daha kapatıldı.
Eleştiri büyüyor: “Geçici çözümler kalıcı sorunu örtüyor”
Yaşananlar, bölgede altyapı planlamasına yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi. Uzmanlar ve yerel kaynaklar, heyelan riskinin uzun süredir bilindiğini ancak kalıcı önlemlerin hayata geçirilmediğini dile getiriyor. Kontrollü geçiş uygulamalarının sorunu çözmek yerine sadece ertelediği görüşü öne çıkarken, alternatif yolların devreye alınmaması ise yönetim zafiyeti olarak değerlendiriliyor.
Hakkari’de yaşanan bu tablo, doğal afetlerin ötesinde, kriz yönetimi ve altyapı eksikliklerinin birleştiği daha derin bir soruna işaret ediyor. Bölge halkı ise hâlâ aynı sorunun cevabını arıyor: Bu yollar neden hâlâ açılmıyor?