Önergesinde, 12. Yargı Paketi tartışmalarına değinen Tanrıkulu, ilgili komisyonun ilk toplantısında siyasi partiler arasında "adil ve eşitlikçi bir infaz yasası" çıkarılması konusunda mutabakat sağlandığının tutanaklara yansıdığını hatırlattı. Ayrıca çatışma ve şiddet olaylarında hayatını kaybeden yurttaşların yakınları ile gazilerin özlük hakları ve ekonomik koşullarının iyileştirilmesi konusunda da görüş birliği olduğunu belirten Tanrıkulu, bu iki kritik konuda neden adım atılmadığını sordu.
“Saraya gönderdik" ifadesine tepki
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yasama sürecine ilişkin kullandığı iddia edilen "Biz saraya gönderdik" ifadesini gündeme taşıyan Sezgin Tanrıkulu, bu durumun Anayasa’daki güçler ayrılığı ilkesine aykırı olduğunu söyledi. Tanrıkulu, "Yasa yapma yetkisinin TBMM’ye ait olduğu dikkate alındığında, yürütme organının yasama sürecindeki rolü anayasal çerçevede nasıl tanımlanmaktadır?" sorusunu yöneltti.
Tanrıkulu’nun soru önergesinde öne çıkan başlıklar şöyle:
12. Yargı Paketi kapsamında infaz düzenlemesine neden yer verilmemiştir? Komisyonda üzerinde uzlaşılan "adil infaz yasası"na ilişkin somut bir hazırlık var mıdır?
İnfazda eşitliği sağlayacak ve idarenin takdir yetkisini sınırlayacak bir düzenleme planlanmakta mıdır?
Şehit yakınları ve gazilerin ekonomik-sosyal haklarının iyileştirilmesine yönelik bir çalışma yürütülmekte midir?
Bakan tarafından ifade edilen "saraya gönderme" ile kastedilen süreç nedir? Hazırlanan yasa taslakları hangi usulle, hangi mercilere iletilmektedir?
12. Yargı Paketi dışında, yakın dönemde yeni bir infaz düzenlemesinin Meclis gündemine getirilmesi planlanıyor mu?