YÜKSEKOVA

Yüksekova’dan TBMM’ye Anadilde Eğitim Çağrısı

Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde bir araya gelen hukukçular ve sivil toplum temsilcileri, anadilde eğitimin anayasal güvence altına alınması gerektiğini belirterek Kürtçenin resmi statüye kavuşturulması için çağrıda bulundu.

Abone Ol

Açıklamaya Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarının yanı sıra Hakkâri Barosu Başkanı Ergün Canan, Demokratik Bölgeler Partisi(DBP) Yüksekova eş başkanları Reşit Güneç ve Gülcan Ceylan ile İnsan Hakları Derneği (İHD) üyesi Eren Baskın katıldı.

Basın metnini ÖHD Hakkâri Şubesi Eş Başkanı Avukat Abdullah Aktaş okudu.

Aktaş açıklamasında, tüm dillerin temel insan haklarından biri olduğunu ve kişinin kendi anadilini öğrenmesinin en doğal hakkı sayıldığını belirtti. Kürtçenin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını ifade eden Aktaş, “Kürt dili; düşünmenin, üretmenin, yazmanın, çizmenin, paylaşmanın ve yaşamı anlamlandırmanın en önemli araçlarından biridir. Kürt halkının kimliğini koruması ve geleceğe taşıması açısından yaşamsal öneme sahiptir” dedi.

Kürtçenin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana çeşitli yasaklar ve inkâr politikalarıyla karşı karşıya kaldığını savunan Aktaş, buna rağmen Kürt halkının dilini yaşatmak için direniş gösterdiğini dile getirdi. Kürtçenin uzun yıllar boyunca kamusal alanda kullanımının engellendiğini ve eğitim dili olarak kabul edilmediğini ifade eden Aktaş, dile sahip çıkma mücadelesinin demokratik toplumların temel göstergelerinden biri olduğunu kaydetti.

Açıklamada, 1999 yılından bu yana UNESCO tarafından 21 Şubat’ın “Uluslararası Anadili Günü” olarak kabul edildiği hatırlatıldı. Bu günün anadillerin korunması ve geliştirilmesi açısından önemli bir farkındalık günü olduğu belirtilirken, Kürtçenin hâlâ eğitim dili olarak kabul edilmediği ve anadilde eğitim hakkının tam anlamıyla tanınmadığı ifade edildi.

Aktaş, Türkiye’de mevcut anayasal ve yasal düzenlemeler nedeniyle anadilinde eğitim hakkının güvence altına alınmadığını savundu. ÖHD olarak 15 Ağustos 2025 tarihinde yaklaşık 2 bin hukukçunun imzasıyla anadilde eğitim hakkının tanınması talebiyle başvuruda bulunduklarını belirten Aktaş, taleplerini şöyle sıraladı:
Kürtçenin resmi statüye kavuşturulması ve anayasal güvence altına alınması, Kürtçenin eğitim dili olarak kabul edilmesi ve her düzeyde eğitim hakkının sağlanması, Anadilde eğitim hakkının önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması ve gerekli düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılması.

Açıklamanın sonunda, başvurunun takipçisi olunacağı ve konunun Meclis gündemine taşınması için hukuki ve demokratik mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.