Yüksekova ilçesine Bağlı Pirinçeken (Kinyaniş), Dilekli, (Şekür) Dedeler, (Betot) Dibecik, (Büre) Kardeş (Seve) ve Uzundere (Ertuş) köylerini birbirine bağlayan yol, adeta kaderine terk edilmiş durumda.

Tek Geçiş Noktası: Ağaçtan Yapılmış Köprü

Köylülerin kullandığı ana güzergâhın en kritik noktası ise ilkel koşullarda yapılan bir tahta köprü. Araç geçişine uygun olmayan bu köprü, özellikle kış aylarında ve yağış sonrası büyük risk oluşturuyor. Bölge halkı, her gün bu köprüyü kullanmak zorunda kalırken, olası bir kazanın kaçınılmaz olduğu görüşünde.

Heyelan Sonrası Alternatif Yol da Kullanılamıyor

Kısa süre önce Çukurca – Şemdinli karayolunda meydana gelen heyelan, zaten sınırlı olan ulaşım seçeneklerini daha da daralttı. Alternatif olarak kullanılan ikinci yolun ise askeri bölgeden geçmesi nedeniyle izin gerektirdiği belirtiliyor. Köylüler, her gün bu izni almanın mümkün olmadığını ifade ederek fiilen izole edildiklerini söylüyor.

“Nüfus Vardı, Yol Yoktu; Şimdi Nüfus da Yok”

Bölge, geçmişte yaklaşık 5 bin nüfusa ulaşan köyleriyle dikkat çekiyordu. Özellikle Uzundere (Ertuş) köyünün bir dönem belediye statüsüne geçecek kadar büyüdüğü belirtiliyor. Ancak yıllar içinde yaşanan köy boşaltmaları, ekonomik yetersizlikler ve altyapı eksikliği nedeniyle nüfus yok olma ile karşı karşıya kaldı. Bugün birçok köyde yaşam neredeyse durma noktasına gelmiş durumda.

Yetkililere Çağrı: “Yol Yoksa Yaşam da Yok”

Köylüler, özellikle Karayolları Genel Müdürlüğü başta olmak üzere yetkili kurumlara defalarca başvurduklarını ancak somut bir adım atılmadığını dile getiriyor. Ulaşımın olmadığı yerde sağlık, eğitim ve ticaretin de sürdürülemediğini vurgulayan bölge halkı, kalıcı bir yol yapılmasını talep ediyor.

Doğa Sever Rahmi İyınç Gündeme Taşıdı

Bölgedeki sorunu kamuoyuna taşıyan isimlerden biri de doğa tutkunu Rahmi İyınç oldu. Zorlu yolu ve köprüyü görüntüleyen İyınç, çektiği videoda hem yaşanan tehlikeyi gözler önüne serdi hem de köylülere dayanışmalarından dolayı teşekkür etti. “İzahı olmayan şeyin mizahı olur” diyerek hazırladığı içerik, aslında yıllardır çözülemeyen bir sorunun ironik bir özeti niteliğinde.

Bu tablo, yalnızca coğrafyanın zorluğuyla açıklanamayacak kadar yapısal bir ihmalin göstergesi. Sınır hattında yaşayan vatandaşların güvenlik gerekçeleriyle kısıtlanan alternatif yollarla baş başa bırakılması, temel bir hak olan ulaşımın dahi sürekliliğinin sağlanamadığını ortaya koyuyor.
Bir yanda “stratejik bölge” söylemleri, diğer yanda tek geçişi tahta köprü olan köyler… Bu çelişki, bölgeye yönelik kalkınma politikalarının sahadaki karşılığını sorgulatıyor. Köylerin boşalmasının ardından “talep yok” gerekçesiyle yatırımların ötelenmesi ise, nüfus kaybını daha da hızlandıran bir kısır döngü yaratıyor.

Muhabir: VİYAN ORHAN/ YÜKSEKOVA HALKIN SESİ