Yerel

Bartin: "1 Yıl önce yapılan 30 Milyon Avroluk Tesis Kullanılamaz Hale Geldi"

Hakkâri’de yaklaşık 30 milyon avro maliyetle hayata geçirilen Entegre Katı Atık Depolama Tesisi’nin, Nisan 2026’da etkili olan yoğun yağışların ardından meydana gelen büyük ölçekli heyelan nedeniyle ağır hasar aldığı ve tamamen işlevsiz hale geldiği iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşındı.

Abone Ol

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan soru önergelerinde, tesisin yaklaşık 2 milyon metreküplük bir toprak kaymasının etkisiyle zemin bütünlüğünü kaybettiği, faaliyetlerinin durdurulduğu ve bölgenin yeniden “vahşi depolama” yöntemine geri dönme riskiyle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.

“30 milyon avroluk yatırım kısa sürede çökme noktasında”

Öznur Bartin tarafından hazırlanan önergelerde, kamuoyuna yansıyan yaklaşık 30 milyon avroluk yatırımın kısa süre içinde işlevsiz hale gelmesinin ciddi bir kamu zararı ihtimalini gündeme getirdiği vurgulandı.

Projenin finansmanında Avrupa Birliği hibeleri ile merkezi kamu kaynaklarının birlikte kullanıldığı belirtilirken, bu durumun kamu yatırımlarında planlama, zemin etüdü ve risk analizlerinin yeterliliğine dair soru işaretlerini artırdığı ifade edildi.

Bakanlıklara “denetim ve sorumluluk” soruları

Soru önergeleri yalnızca mali boyutla sınırlı kalmadı; sürecin teknik ve idari yönüne ilişkin çok sayıda kritik başlık da Meclis gündemine taşındı.

Mehmet Şimşek’e yöneltilen sorularda, projenin toplam maliyeti, finansman dağılımı, kamu harcamaları ve olası kamu zararının resmi olarak tespit edilip edilmediği sorgulandı.

Murat Kurum’a yöneltilen önergelerde ise yer seçimi süreci, jeolojik etütlerin yeterliliği, denetim mekanizmaları ve heyelan riskinin önceden öngörülüp öngörülmediği gibi kritik başlıklar yer aldı.

Ayrıca tesisin yeniden faaliyete geçirilememesi halinde yeni bir tesis planı olup olmadığı ve çevresel risklere ilişkin resmi bir analiz yapılıp yapılmadığı da soruldu.

Mustafa Çiftçi’ne yöneltilen bölümde ise yerel idarelerin rolü, olası idari sorumluluklar ve süreçte herhangi bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığı gündeme getirildi.

“Yönetişim zafiyeti” ve kamu denetimi tartışması

Önergelerde dikkat çeken en sert değerlendirmelerden biri, projenin yalnızca teknik bir altyapı sorunu değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının yönetimi açısından “ciddi bir yönetişim zafiyeti” içerdiği yönündeki tespit oldu.

Heyelan gibi öngörülebilir doğal risklerin bu ölçekte bir yatırımda yeterince dikkate alınmadığı iddiası, hem planlama süreçleri hem de denetim mekanizmaları açısından eleştirilerin odağı haline geldi.

“Kamu zararı tespiti yapılacak mı?” sorusu

Meclis’e taşınan önergelerde en kritik başlıklardan biri ise olası kamu zararı oldu. Tesisin tamamen işlevsiz hale gelmesi durumunda oluşan maddi kaybın resmi olarak “kamu zararı” kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve sorumlular hakkında herhangi bir mali ya da idari işlem yapılıp yapılmayacağı soruldu.

Ayrıca projenin alternatif alan değerlendirmeleri, zemin raporlarının bilimsel yeterliliği ve denetim süreçlerinin düzenliliği de sorgulanan diğer başlıklar arasında yer aldı.