Mahkeme, "nitelikli dolandırıcılık" suçlaması yönünden Özcan ve Sarıyıldız hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulayarak her mağdur için ayrı ayrı 1 yıl 15 gün ile 1 yıl 8 ay arasında değişen hapis ve adli para cezaları verdi. Sarıyıldız hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılırken, Özcan’ın cezası ertelendi ve her iki sanığın bu suçtan tahliyeleri kararlaştırıldı. Sanıklar, "5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun'a muhalefet" ve "rüşvet" suçlamalarından ise beraat etti.

Davada diğer sanıklardan Hakan Yılmaz "irtikap" suçundan 5 yıl 10 ay hapis ve ev hapsi adli kontrolüne, Naim Ayhan "rüşvet" suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. "Nüfuz ticareti" suçundan 2 yıl 11 ay ceza alan Mustafa Altındal ise hükümle birlikte tahliye edildi. Sanıklardan Cihan Tutal ve Adem Beraber hakkında çeşitli hapis cezaları ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilirken, yargılanan 11 sanık tüm suçlamalardan beraat etti.

"Bu operasyonların sebebi Tanju Özcan'ı bitirmek"

Karar öncesinde savunmasını yapan ve duruşmaya cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlanan Tanju Özcan, sürecin kendisini hedef aldığını öne sürdü. Davada herhangi bir suç ve suçlunun bulunmadığını savunan Özcan, MASAK raporunun herkesi akladığını belirterek, "Bu yargılamanın, belediyeye yapılan operasyonların sebebi de Tanju Özcan'ı bitirmek. Bir plan ve senaryo var. Burada bir tiyatro sergileniyor. Sayın mahkemenin de bu oyunu bozacağını düşünüyorum. İleride vicdanınızı rahatsız edecek bir karar vermeyin." dedi. Salonda bulunan oğluna da seslenen Özcan, boğazlarından tek lokma haram geçmediğini söyleyerek, çıkacak karar ne olursa olsun dimdik durmasını istedi.

Duruşmada söz alan tutuklu sanıklardan Süleyman Can ise belediyede uzun yıllar görev yaptığını, kimseden zorla reklam ya da bağış istemediğini ve Özcan'dan bu yönde bir talimat almadığını ifade ederek, tahliye edilmesi halinde bir daha siyasetle ilgilenmeyeceğini söyledi. Diğer tutuklu sanık Ali Sarıyıldız kamu görevlisi olmadığı için isnat edilen suçu işleyemeyeceğini ve yalnızca sözleşme süreçlerinde mali aracılık yaptığını savunurken, Mustafa Altındal da yalnızca ruhsat sıkıntısı çeken bir esnafın başkanla görüşmesini sağladığını, kesinlikle rüşvet almadığını belirtti.

"İsterse Öcalan’ı çıkarsınlar karışmayacağım, evde kedi gibi oturacağım" demişti

Hapis cezasına çarptırılan Tanju Özcan, davanın daha önceki celselerinde tahliyesini talep ederken sarf ettiği sözlerle dikkat çekmişti. Duruşmadaki tahliye savunmasında hiçbir şeye karışmayacağını dile getiren Özcan, "Serbest kalmak istiyorum. Çıkınca oğluma kız istemek istiyorum. Suya sabuna dokunmadan evdeki kedi gibi oturacağım. İsterse Öcalan'ı çıkarsınlar, isterlerse mültecileri doldursunlar umurumda değil. Evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım" ifadelerini kullanmıştı.

Kaynak: Rûdaw