Büro Memur-Sen Hakkâri Şube Başkanı İsmail Karademir, kamu kurumlarında yaşanabilecek mobbing ve psikolojik taciz uygulamalarına ilişkin açıklama yaptı. Çalışanların kişilik haklarının, onurunun ve çalışma huzurunun korunması gerektiğini belirten Karademir, yöneticilerin yetkilerini hukuki sınırlar içerisinde kullanması çağrısında bulundu.
Açıklamasında, 6 Mart 2025 tarihli ve 32833 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ne dikkat çeken Karademir, işyerlerinde psikolojik tacizin önlenmesine yönelik düzenlemelerin önemine işaret etti.
Belirli bir süre boyunca kasıtlı ve sistematik biçimde gerçekleştirilen aşağılama, dışlama, küçümseme ve yıldırma gibi davranışların mobbing kapsamında değerlendirilebileceğini ifade eden Karademir, amirlik yetkisinin çalışanlar üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanılamayacağını vurguladı.
“Mücadelemiz haksız uygulamalara karşı”
Sendikal mücadelelerinin kişilerle yaşanan bir çatışma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Karademir, çalışanların haklarını savunmaya devam edeceklerini söyledi.
Karademir, “Bir çalışanın hakkı, hukuku ve onuru söz konusu olduğunda sessiz kalmayız. Diklenmeden dik durarak, hukuktan ve adaletten ayrılmadan çalışanlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
Kurumlarda çalışma huzurunun kamu hizmetinin niteliğini doğrudan etkilediğini kaydeden Karademir, sürekli baskı altında çalışan veya değersizleştirilen personelin bulunduğu ortamlarda verimliliğin de olumsuz etkilenebileceğini ifade etti.
Başvuru yollarını hatırlattı
Mobbing ve psikolojik tacize maruz kaldığını düşünen kamu çalışanlarının haklarını aramaktan çekinmemesi gerektiğini belirten Karademir, CİMER, ALO 170 ve bireysel dilekçe yoluyla ilgili kurumlara başvurulabileceğini hatırlattı.
Yaşanan olayların tarih, yer ve diğer somut bilgilerle kayıt altına alınmasının önemine değinen Karademir, Büro Memur-Sen olarak üyelerinin haklarını korumak ve hukuki süreçlerde yanlarında olmak için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.
Açıklamasının sonunda kamu kurumlarında adalet, hakkaniyet ve çalışma barışının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Karademir, “Biz kurumlarımızın karşısında değil, çalışanlarımızın yanındayız. Güçlü kurum, hakkı gözetilen çalışanlarla mümkündür. Kimsenin ekmeğinde, görevinde ve onurunda gözümüz yok; ancak hiçbir çalışanın da haksızlığa uğramasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.





