TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "11. Yargı Paketi" olarak bilinen Covid-19" düzenlemesi 50 bin mahkuma tahliye yolu açan 27. madde, deprem suçları çıkarılarak kabul edildi.
Bu şekliyle, kanun teklifinden terör ve örgütlü suçlar, alt soy ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçlarının yanı sıra depremlerde yıkılan binalardan ve ölümlerden sorumlu olanlar 'erken tahliye' düzenlemesinden yararlanmayacak.
11. Yargı paketinin eksik olduğunu belirten Düşünmez, siyasi mahpuslar için hakların görmezden gelindiğini söyleyerek, İnfazda eşitlik sağlanana kadar bu meselenin gündemlerinde olmaya devam edeceğini söyledi.
Düşünmez paylaşımını şöyle sürdürdü; “Bu paket adalet sistemindeki temel sorunlara kalıcı bir çözüm üretmiş sayılmaz.
Torba yasa yöntemiyle, birbirinden kopuk düzenlemeler tek bir metne sıkıştırıldı, infaz hukukunda eşitlik tartışması yine tali görüldü. Komisyon ve Genel Kurul sürecinde yürütülen itirazlar sonucunda toplum vicdanını açık biçimde yaralayan bazı ağır suçlar bakımından geri adım atıldı. Bu verilen mücadelenin somut bir sonucudur ve kayda geçmelidir. Ancak bu geri adımlar infaz hukukundaki temel eşitsizlik sorununu ortadan kaldırmaya yetmedi.
Buna rağmen siyasi mahpuslar açısından süregelen ayrımcılık korunmuştur. Bu 3. Covid düzenlemesinde de siyasi mahpusların hakları görmezden gelindi. İnfazda eşitlik ilkesi bir kez daha askıya alındı.
Kabul edilen bu paket, bu haliyle eksiktir.
Adaletin eşitlik, insan hakları ve hukuk devleti ilkeleri temelinde ele alınması gerekir. İnfazda eşitlik sağlanana kadar bu mesele gündemimizde olmaya devam edecek” dedi.





