Erdoğan'ın konuşmalarından bazı başlıklar şu şekilde:
“Muhalefet Meclis'i tıkamaktan vazgeçmiyor”
"Üzülerek görüyoruz ki muhalefet şahsi kavgalarını Gazi Meclis'e taşıyor. Yüce Meclis hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başladı. Biz millete görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken muhalefet Meclis'i tıkamaktan vazgeçmiyor. Ne yarım asırlık siyaseti hayatımızda ne de 23 yıllık iktidarımızda karşılaşmadığımız manzaralara denk geliyoruz. Kavgalarını Meclis'e taşıyorlar. Ellerine telefonla şov peşinde koşanları görüyoruz.
Biz başka siyasi partilerin ne yaptığı ile ilgilenmeyiz. Sokaklara taşımadıkları sürece üzülerek izleriz. Biz gereksiz polemiklere girmiyoruz. Ancak bir partinin iç meselesi demokrasinin meselesi haline gelmeye çalışırsa buna kayıtsız kalamayız.
“Türkiye siyasetini paralize ediyor”
Vesayet altındaki bir muhalefet demokrasi için tehlikeli. Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Siyaset kurumunu yıpratıyorlar. Yüce Meclis, siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde hiç hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başladı. Ülke meselelerinin çözümü noktasında muhalefet de iktidar kadar yapıcı davranmalı, yasama süreçlerine olumlu katkıda bulunmalıdır. İster iktidar ister muhalefet hepimiz, iradesini temsil ettiğimiz milletimize karşı sorumluluk taşıyoruz. Birinci görevimiz, ülkeye ve millete hizmet.
Bir sonraki sandık imtihanımıza kadar tek bir dakikamızı bile heba etme lüksümüz yok."
“İsrail fitne kazanı kaynatıyor”
Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır. Şu bir gerçek ki İran krizi sürecinde yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kriz yönetiminde ülkemize sağladığı asimetrik avantajlar berraklaşmıştır.
“Barış için üzerime ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız”
Bölgemizde gerçekleşen oyunlara müsaade etmeyiz. İsrail fitne kazanı kaynatıyor. Karşımızda bir devlet aklı değil, çıldırmış bir grup radikal var. İsrail barışa tahammül edemiyor. Mutabakatı dinamitlemek için son 10 gündür ellinden geleni yapıyor. Amaçlarına ulaşmak için her türlü şirretliği yapmaya devam edecekler. Bölgemize barış gelecekse İsrail'e rağmen gelecek. Türkiye olarak iğne ucu kadar bile olsa, barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız. Önümüzdeki dönemde İran krizinin kalıcı çözümüne yönelik çabalara her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz.
“Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur”
Terörsüz Türkiye sürecinde önemli merhaleler kat ettik. Süreç boyunca karşılaşılan sabotajlara rağmen sabır ve sağduyuyla süreci yönettik.
Türkler, Kürtler, Araplar, Farslar olarak ne kadar kanlı ne kadar sinsi bir oyunu bozduğumuz ileride daha net bir şekilde görülecektir. Bölgemizin nasıl bir uçurumun kenarından döndüğü anlaşılacaktır. Şunu bir defa artık herkes kabul etmeli: Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur. Ülkemizde nasıl bir bahar havasının estiğini görüyoruz, göreceğiz.
“Yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz”
Örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra düzenlemeyi Meclis'in takdirine sunacağız. Devletimizin niteliklerinden milletimizin değerlerinden taviz vermeden meseleyi çözecek kapasiteye sahip olduğumuza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak Meclisimizin de desteğiyle inşallah bu hayırlı süreci tamama erdirecek, tarihe, gururla anacağımız bir kayıt düşeceğiz. Tekrar bir Yenikapı ruhu aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken zemin, Terörsüz Türkiye sürecidir. Siyaset kurumu farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır."





