“Yüksekova Kadın Derneği olarak soruyoruz:

Gülistan Doku nerede? Rojbin Kabaiş’e ne oldu? Narin Güran’a ne oldu? Bu sorular artık yalnızca tek tek dosyaların değil, bu ülkede kadınların yaşam hakkına dair derin bir adaletsizliğin göstergesidir. Her biri bir hayat, bir hikâye, bir gelecek olan bu kadınlar, bugün cevapsız sorulara dönüşmüş durumda. Aileler yıllardır bekliyor; toplum ise her geçen gün daha büyük bir güvensizlik duygusuyla baş başa bırakılıyor. Sahada yürüttüğümüz çalışmalar bize açıkça gösteriyor ki; kadınlar yalnızca şiddete maruz kalmıyor, aynı zamanda adaletin geciktiği, bazen hiç işlemediği bir sistemle de mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu durum, kadınların kamusal alandaki varlığını sınırlarken, yaşam hakkını da doğrudan tehdit ediyor.

Aydınlatılmayan her dosya, sadece geçmişte kalmış bir olay değildir. Aksine, cezasızlığı büyüten ve yeni şiddetlerin önünü açan bir zemindir. Bu yüzden mesele yalnızca “ne oldu?” sorusu değildir. Asıl mesele, neden hâlâ cevap yok, neden hâlâ adalet yok sorusudur. Yüksekova Kadın Derneği olarak biliyoruz ki; bu karanlık tabloyu değiştirmek mümkündür. Ancak bunun için güçlü bir irade, şeffaflık ve etkin bir adalet mekanizması gereklidir. Kadınların yaşam hakkı korunmadan, eşit ve güvenli bir toplumdan söz etmek mümkün değildir. Unutmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz. Her bir dosya aydınlatılana kadar sormaya devam edeceğiz. Çünkü adalet yalnızca bir talep değil, en temel haktır.”

Muhabir: Haber Merkezi