Sibel Özcanan yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Hakkâri bölgesi ve Yüksekova ilçesinde son zamanlarda artan yoğun yağışlar, bölgenin zaten hassas olan coğrafi yapısını daha da kırılgan hale getirmiştir. Günlerdir süren yağışların ardından birçok noktada heyelanlar meydana gelmiş, dağlardan kopan devasa kaya parçaları yollara düşmüş, bazı yollar çökmüş ve ulaşım ciddi anlamda tehlikeye girmiştir. Daha da endişe verici olan ise yeni yapılan katı atık tesisinde yaşanan büyük çaplı toprak kaymasıdır. Tüm bu yaşananlar, aslında uzun süredir göz ardı edilen bir gerçeği açıkça ortaya koymaktadır: Yüksekova ciddi bir doğal afet riski altındadır.

Bugün Hakkâri ve ilçelerinde yaşayan vatandaşlar olarak her gün yola çıkarken, bir kayanın üzerimize düşmeyeceğinden ya da bastığımız zeminin çökmeyeceğinden emin olamıyoruz. Bu yalnızca bir altyapı sorunu değil; doğrudan insan hayatını tehdit eden bir güvenlik problemidir. Ancak tüm bu yaşananlara rağmen yetkili kurumların sessizliği, halkın kaygısını daha da artırmakta ve “daha büyük bir felaket mi bekleniyor?” sorusunu akıllara getirmektedir.
Öte yandan, Yüksekova’da yakın zamanda havaalanının kapanmasıyla birlikte vatandaşların neredeyse tüm ulaşım yükü Van yoluna kalmıştır. Bu durum, zaten riskli olan yolların önemini daha da artırmıştır. Çünkü bu yollar artık sadece bir ulaşım güzergâhı değil, aynı zamanda insanların hayatlarını doğrudan etkileyen bir zorunluluk haline gelmiştir.

Bu yolları kullanan insanlar arasında; önemli bir işi için yola çıkanlar, eğitimine ulaşmaya çalışan gençler ve en önemlisi ağır hastalar bulunmaktadır. Kimi zaman bir hasta, hayati müdahale için bu yolları kullanmak zorunda kalmakta; kimi zaman bir insan, geri dönüp dönemeyeceğini bilmeden yola çıkmaktadır. Ancak mevcut şartlarda bu yollar, güvenli bir ulaşım imkânı sunmaktan çok, adeta bir risk hattına dönüşmüş durumdadır.

İnsanlar artık mecburiyetten bu yolları kullanmakta ve adeta “ölümü göze alarak” seyahat etmektedir. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.
Yüksekova’nın coğrafi yapısı bellidir. Dağlık arazi, eğimli yüzeyler ve yoğun yağışlar bu bölgeyi doğal olarak heyelan riski taşıyan bir alan haline getirmektedir. Bu gerçek yıllardır bilinmektedir. O halde sorulması gereken soru şudur: Bu gerçek ortadayken, neden yollar ve yapılar bu riske uygun şekilde planlanmamaktadır?
Bugün çöken yollar, yola düşen kayalar ve kayan topraklar; yalnızca doğanın bir sonucu değil, aynı zamanda ihmallerin ve yetersiz planlamanın bir göstergesidir. Eğer bir bölge doğal afetlere açıksa, orada yapılacak her yatırımın bu gerçeğe uygun olması gerekir. Güçlendirilmiş zeminler, sağlam mühendislik uygulamaları ve önleyici tedbirler artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Buradan yetkililere açık bir çağrıda bulunuyoruz:

Artık sessiz kalmayın. Bu yaşananları görmezden gelmeyin. İnsan hayatını riske atan bu tabloya kayıtsız kalmayın.
Yüksekova’da acil olarak kapsamlı bir risk analizi yapılmalı, heyelan tehlikesi bulunan bölgeler tespit edilmeli ve bu alanlarda gerekli önlemler hızla hayata geçirilmelidir. Özellikle Hakkâri/Van yolunda detaylı incelemeler yapılarak, riskli noktalar güvenli hale getirilmelidir. Yollar güçlendirilmeli, gerekli yerlerde istinat duvarları ve koruyucu sistemler inşa edilmelidir. Yeni yapılan tesisler başta olmak üzere tüm yapılar denetlenmeli, gerekiyorsa yeniden düzenlenmelidir. Ayrıca kamuoyuna şeffaf bir şekilde bilgi verilerek, vatandaşların bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki, alınmayan her önlem daha büyük kayıplara yol açabilir. Bugün yaşananlar bir uyarıdır. Bu uyarıyı dikkate almak ya da görmezden gelmek, yarın yaşanacakların belirleyicisi olacaktır hepimiz için.

Bizler Hakkâri ve ilçelerinde yaşayan insanlar olarak sadece güvenli bir yaşam istiyoruz. Korkmadan yolda yürümek, endişe duymadan seyahat etmek ve her yağmur yağdığında tedirgin olmamak istiyoruz. Bu en temel hakkımızdır.
Artık harekete geçme zamanı çoktan geldi. Çünkü bu sessizlik, tehlikeyi büyütüyor"

Muhabir: Erkan Çobanoğlu