Hakkari'de 23 Nisan 2009 tarihinde boş bir arazide arkadaşlarıyla top oynayan 14 yaşındaki Seyfullah Turan’ı uzun namlulu silah dipçiğiyle darp ederek, ağır yaralayan özel harekat polisi Bahadır Turan hakkında “nitelikli yaralama” suçundan verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası Yargıtay tarafından 9 Eylül 2024'te onandı. Yargıtay'ın verdiği karar üzerine polis Turan, 21 Ekim 2024'te tutuklandı ardından serbest bırakıldı. Yargıtay Başsavcılığı ise, karara karşı "kanun yararına bozma" talebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na başvurdu. Yargıtay Genel Kurulu, 8 Ekim 2025’te kararı bozarak, dosyayı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderdi.
Yapılan başvuru üzerine toplanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dosyayı bozdu. Genel Kurul, aynı fiilden dolayı sanık polisin iki ayrı sabıka kaydının oluşturulmuş olması ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf incelemesinde Ceza usul kurallarına uymamış olması gerekçeleriyle bozduğu karar sonrası Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nde sanık polis yeniden yargılanmaya başlandı. Mahkeme, Yargıtay’ın tespit ettiği eksiklikleri giderdikten sonra polise daha önce verilen ceza ile benzer mahiyette 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Mağdur ve sanık avukatlarının karara itirazı sonrası temyiz incelemesi için dosya Yargıtay'a gönderildi.
‘ADİL YARGILAMA İLKESİ İHLAL EDİLDİ’
Hem sanık hem de Turan’ın avukatları karara itiraz etti. Turan’ın avukatı Murat Timur, İlk derece mahkemesinin suç nitelemesi hatalı olup aşağıda belirteceğimiz sebeplerle sanık hakkında "İşkence ve Adam Öldürmeye Teşebbüsten" hüküm kurulması gerektiğine vurgu yaptı. Dilekçede, “Anayasa Mahkemesi'nin kararından sonra dava Elazığ iline alınmış istinaf incelemesi ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinde yapılmıştır. Mağdurlar uzak mesafedeki Elazığ ve Diyarbakır'a gidecek maddi koşulları olmadığından hiç bir duruşmaya şahsen katılamamış SEGBİS üzerinden katılabilmişlerdir. Mağdurların vekili olarak bizler de bozma sonrası tek bir celseye kendi imkanlarımız ile katılabildik. Karar celsesinden önce katılanlar ikametlerine 200 kilometre mesafede bulunan Van’a gelerek SEGBİS üzerinden vekilleri ile birlikte duruşmaya katılabilmişlerdir. Sanık ise memleketinden duruşmaya rahat bir şekilde katılmıştır. Bu şekilde davanın nakli ile başvurucunun duruşmalara etkili katılımın önüne geçilebilmiştir. Adil yargılama ilkesi ihlal edilmiştir” denildi.
‘MAĞDURİYET GÖZETİLMEDİ’
Taktiri indirim sebebi koşulları oluşmadığı halde bu hükmün uygulanması hukuka aykırı olduğuna dikkat çekilen başvuruda, “Sanık bu fiili nedeniyle birçok kez ifade vermiş ve sorgulanmıştır. Bu beyanların tamamı birbirinden farklıdır. Açık görüntü kayıtları olmasına rağmen sanık suçu inkar yoluna gitmiş zaman zaman yargı organlarını yanıltacak biçimde beyanlarda bulunmuştur. Olay nedeniyle mağdurun yaşadığı travmatik etkiler hala yoğun bir şekilde devam etmekte olup müvekkil yakın bir akraba ya da arkadaşı olmadan tek başına dışarı çıkamamaktadır. Dolaysıyla bu hükmün uygulanması gerekçesinden de sanığın korunduğunu mağdurun ise yaşadığı mağduriyetin gözetilmediğini görmekteyiz” ifadelerine yer verildi.
‘SANIK TUTUKLANMALI’
Sanığın aldığı ceza itibariyle infaz sonrası süresiz meslekten atılması gerekirken 4 yıl gibi kısa süreli uzaklaştırma hakkaniyete uygun olmadığı gibi adilane de olmamıştır denilen itirazda, “Sanığın aldığı ceza itibariyle hüküm ile birlikte tutuklanması gerekirdi. Bozma sonrası duruşmaya keyfi bir şekilde katılmayan sanık hakkında zorla getirme kararı alınmış buna da uymayan sanık hakkında yakalama kararı verildikten sonra sanığın ifadesi alınabilmiştir. Hükmün kesinleşmesi durumunda cezanın infazı mümkün olmayacaktır. Bu sebeple sanığın tutuklanması yönündeki talebimizin reddine dair karara itiraz ediyoruz. Söz kararın kaldırılarak sanığın tutuklanmasını dair karar verilmesini talep ediyoruz” denildi.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Hakkari'de, Demokratik Toplum Partisi'ne (DTP) yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla 23 Nisan 2009 tarihinde gerçekleştirilen eylem sırasında Bahadır Turan adlı özel harekat polisi, henüz 14 yaşında olan Seyfullah Turan’ı silah dipçiğiyle vurarak ağır yaraladı. Turan, günlerce yoğun bakımda kaldı. Polis Turan hakkında "Kasten öldürmeye teşebbüs ve işkence" suçlarından dava açıldı. Dava, "güvenlik" gerekçisiyle Isparta 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Polise, "Polisin meşru müdafaa halinde ve psikolojisinin bozuk olduğu, zor kullanma yetkisini kullandığı" gerekçesiyle 6 ay 7 gün hapis cezası verildi, ardından ceza 2 yılın altında olduğu gerekçesiyle para cezasına çevrildi.
Seyfullah Turan’ın avukatları, kararın Yargıtay tarafından onanması üzerine 2014’te Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Anayasa Mahkemesi, 9 Kasım 2017 tarihli kararında, Seyfullah Turan’ın "İşkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiğine" ilişkin başvurusunu kabul edilemez buldu. Turan’ın Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan "Yaşam hakkının ihlal edildiğine" ilişkin başvurusunu kabul eden AYM, başvurucunun yaşam hakkının maddi ve usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna vardı. AYM, yeniden yargılama yapılması amacıyla kararın bir örneğini Isparta’daki mahkemeye gönderdi.
Duruşma, Xarpet'e taşınarak, sanık polis Turan’a 5 yıl hapis cezası verildi. Turan’ın avukatları Murat Timur ve Münip Ermiş, bu kez sanık polisin “Öldürmeye teşebbüs” suçundan cezalandırılması talebiyle İstinaf Mahkemesi’ne başvurdu. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, cezayı az bularak kararı bozdu ve yerel mahkemeye gönderdi.
Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi, yeniden görülen davada Turan’a 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi ise verilen kararı onadı. Karar bunun üzerine Yargıtay'a taşındı. Bahadır Turan, hakkında "nitelikli yaralama" suçundan verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası Yargıtay tarafından onanmıştı. Yargıtay'ın 9 Eylül 2024'te verdiği karar üzerine polis Turan, 21 Ekim 2024'te tutuklandı. Üç ay sonra tahliye olan Polis Turan'ın memuriyet görevine son verildi. Dipçik Davası’ndan tutuklanan özel hareket polisi için yapılan "olağanüstü itirazı" kabul eden Yargıtay Savcısı, 30 Ekim 2024'te kararın bozulmasını talep etti. Yargıtay Ceza Kurulu ise itirazı kabul ederek, dosyayı tekrar Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne gönderdi.





