Bartın, Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) yayımladığı Kara Rapor 2024 ve Kara Rapor 2025 verilerine dikkat çekerek, hava kirliliğinin Türkiye genelinde süreklilik gösteren yapısal bir sorun haline geldiğini belirtti. Rapora göre, 2024 yılı itibarıyla Türkiye’de hiçbir ilin Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) PM2,5 için belirlediği yıllık ortalama sınır değeri karşılayamadığını hatırlatan Bartın, bu durumun sağlıklı çevrede yaşama hakkı açısından önemli bir sorun alanına işaret ettiğini ifade etti.

Kara Rapor 2025 verilerinde, PM2,5 kirliliğinin 2024 yılında Türkiye genelinde 62 bin 644 erken ölümle ilişkilendirildiğini aktaran Bartın, bilimsel çalışmalara göre hava kirliliğinin önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. Raporda yer alan veriler doğrultusunda, PM2,5 seviyelerinin DSÖ kılavuz değerlerine düşürülmesi halinde her yıl on binlerce erken ölümün önlenebileceğine dikkat çekildi.

Öznur Bartın, Kara Rapor 2024’te hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin en yoğun hissedildiği iller arasında Hakkâri’nin ilk sırada yer aldığını belirtti. Rapora göre Hakkâri’de 2024 yılında hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeniyle 230 kişinin yaşamını yitirdiğini aktaran Bartın, PM2,5 değerlerinin düşürülmesi halinde bu ölümlerin önemli bir bölümünün önlenebileceğinin hesaplandığını kaydetti.

Hakkâri’de hava kirliliğinin sanayileşme ya da nüfus yoğunluğundan ziyade, enerji politikaları, yakıt tercihleri, altyapı eksiklikleri ve uzun kış koşullarıyla bağlantılı olduğunu ifade eden Bartın, ilçelerin büyük bölümünde kömür kullanımının devam ettiğini, doğal gaz altyapısının ise sınırlı kaldığını dile getirdi. Kent merkezinde doğal gaz kullanımının başlamasının olumlu bir adım olduğunu ancak ilçelere yaygınlaştırılmamasının sorunun devamına neden olabileceğini belirtti.

Bu kapsamda Bartın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a; Hakkâri’de enerji yatırımlarının bölgesel eşitlik gözetilerek planlanıp planlanmadığı, doğal gaz altyapısının ilçelere yaygınlaştırılmasına yönelik bir takvim olup olmadığı, kömür kullanımının azaltılmasına dair bir eylem planı hazırlanıp hazırlanmadığı ve temiz enerjiye erişim konusunda bölgeye yönelik özel bir politikanın neden hayata geçirilmediği yönünde sorular yöneltti.

Bartın, hava kirliliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda halk sağlığı, sosyal refah ve ekonomik maliyetler açısından da bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, Hakkâri gibi yüksek riskli illerde önleyici ve uzun vadeli politikaların önemine dikkat çekti.

Muhabir: KADER ÇAKMAK / YÜKSEKOVA HALKIN SESİ