Numan Kurtulmuş, Ankara’da gazetecilerle bir araya geldiği iftar programında, Türkiye’nin Kürt meselesinin çözümü ve demokratikleşme adımları için kurulan komisyonun nihai raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kurtulmuş, raporun bir "mihenk taşı" olduğunu ve Türkiye’nin 50 yılını heba eden terör meselesini gündemden düşürmek için tarihi bir fırsat yakalandığını vurguladı.

"Yasal düzenlemeler için acele etmeliyiz"

Komisyonun 5 Ağustos’tan bu yana 21 toplantı yaptığını ve parlamentodaki partilerin yüzde 95’inin bu sürece katkı sunduğunu belirten Kurtulmuş, uygulama takvimi hakkında şunları söyledi:

"Ramazan sonrasında bu yasal düzenlemelerin gündeme gelmesinin şart olduğu kanaatindeyim. Bizim Türkçemizde güzel bir laf var: ‘Hayırlı işlerinizde acele ediniz.’ Bir yere kadar geldikten ve böyle bir ittifak ortaya çıktıktan sonra bunun gereğini yerine getirmek lazım. Türkiye için hayati bir eşiği aştık ancak bu her şeyin bittiği anlamına gelmiyor; önümüzde sıkı bir çalışma dönemi var."

"Türkiye Modeli'nde dış müdahaleye yer yok"

Çatışma çözümü literatüründeki "üçüncü göz" (dış arabulucu) tartışmalarına değinen Kurtulmuş, geliştirilen yöntemi "Türkiye Modeli" olarak tanımladı:

"Uluslararası literatürde taraflar arasındaki müzakereleri takip etmek için hep bir 'üçüncü göze' ihtiyaç duyulmuştur. Bizim modelimizde bir üçüncü göz yok. Bu üçüncü göz, bizatihi milletin kendisi, milletin temsilcileri ve Meclis'in komisyonudur. Kendi sorunumuzu kendi kendimize nasıl çözebileceğimizi ortaya koyduk ve bu yol haritası 50 milletvekilinin 47’sinin oyuyla kabul edildi."

Suriye’deki değişim ve çözümün üç şartı

Konuşmasında Suriye’deki yeni yönetime ve bölgesel gelişmelere de geniş yer ayıran Kurtulmuş, Türkiye’nin güneyindeki gelişmeleri "olumlu" olarak nitelendirdi.

Kurtulmuş, Suriye’de 60 yıllık yönetimin yıkılmasının ardından Türkiye’nin üç temel tercihini sıraladı:

"Birincisi; yeni Suriye yönetimi etnik ve mezhebi anlamda tüm halkı kapsayıcı olmalıdır. İkincisi; Suriye'deki silahlı grupların yeni yönetime entegrasyonu sağlanmalıdır. Üçüncüsü ise Suriye'nin toprak bütünlüğü korunmalıdır. Biz bölgenin parçalanmasını değil, daha fazla entegrasyonunu savunuyoruz."

Üniter yapı ve yeni anayasa vurgusu

Raporun Türkiye'nin üniter yapısını bozacağına dair endişelerin yersiz olduğunu ifade eden TBMM Başkanı, raporda anayasal düzen ve bölünmez bütünlüğün çok net vurgulandığını belirtti.

Ayrıca, 12 Eylül darbe anayasasının artık yeterli olmadığını ve tüm partilerin yeni, sivil bir anayasa konusunda anlayış birliği içinde çalışmasını ümit ettiğini dile getirdi.

Kurtulmuş, çözüm sürecinin 2024 Ağustos'unda başladığını, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin DEM Grubu ile el sıkışması ve ardından İmralı’dan gelen "silahlı dönemin sona erdiği" yönündeki tavsiyeyle örgütün fesih sürecine girdiğini hatırlatarak; 2025 Temmuz'unda PKK tarafındanm Süleymaniye'de yapılan sembolik silah yakma töreninin bu sürecin önemli bir halkası olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: RÛDAW