TÜİK’in yayımladığı Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması verilerine göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların:
“Yüzde 28,2’si psikolojik şiddete, yüzde 18,3’ü ekonomik şiddete, yüzde 12,8’i fiziksel şiddete, yüzde 10,9’u ısrarlı takibe, yüzde 8,3’ü dijital şiddete, yüzde 5,4’ü ise cinsel şiddete maruz kaldı.”
Araştırmaya göre kadınlar en fazla eş, eski eş veya birlikte oldukları kişiler tarafından şiddete uğruyor. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddetin en büyük kısmının bu kişiler tarafından uygulandığı belirtildi.
Ekonomik şiddete maruz kalan kadınların ise yüzde 66,5’inin aile üyeleri tarafından bu şiddete uğradığı tespit edildi. Israrlı takip ve dijital şiddette ise faillerin çoğunlukla yabancı kişiler olduğu kaydedildi.
Eğitim seviyesi arttıkça bazı şiddet türleri değişiyor
Araştırmaya göre kadınların eğitim seviyesi arttıkça ekonomik şiddet oranı azalıyor, buna karşılık ısrarlı takip ve dijital şiddet oranı artıyor.
Bir okul bitirmeyen kadınlarda ekonomik şiddet oranı yüzde 31,8 olurken, bu oran yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 olarak ölçüldü.
Öte yandan ısrarlı takip yükseköğretim mezunu kadınlarda yüzde 16,1, okul bitirmeyenlerde yüzde 5,3 oldu.
Dijital şiddet oranı ise yükseköğretim mezunlarında yüzde 13,4, okul bitirmeyenlerde yüzde 2,2 olarak kaydedildi.
Türkiye’de kadın ve erkek nüfusu neredeyse eşit
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’de kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734, erkek nüfusu ise 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu.
Toplam nüfusun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturdu.
Kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle 60 yaş ve üzerindeki nüfusta kadın oranının erkeklerden daha yüksek olduğu belirtildi. 90 yaş ve üzeri grupta kadın oranı yüzde 69,7 olarak kaydedildi.
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor
2022–2024 dönemine ilişkin Hayat Tabloları verilerine göre Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,1 yıl oldu.
Bu süre: Kadınlarda 80,7 yıl, Erkeklerde 75,5 yıl olarak hesaplandı. Buna göre kadınlar erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşıyor. Kadınların iş gücüne katılımı erkeklerin yarısından az.
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 yaş ve üzeri nüfusta iş gücüne katılım oranı yüzde 54,2 olarak ölçüldü.
Bu oran: Kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde yüzde 72,0 oldu.
Kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe iş gücüne katılım oranının arttığı da vurgulandı. Yükseköğretim mezunu kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 68,7 olarak kaydedildi.
Kadın temsilinde artış var
TÜİK bültenine göre son yıllarda bazı alanlarda kadın temsilinde artış yaşandı.
Kadın büyükelçi oranı 2011’de yüzde 11,9 iken 2025’te yüzde 28,4’e yükseldi.
TBMM’de kadın milletvekili oranı 2007’de yüzde 9,1 iken 2025’te yüzde 19,9 oldu.
Üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarında kadın oranı 2012’de yüzde 14,4 iken 2024’te yüzde 21,5’e çıktı.
Yoksulluk riski kadınlarda daha yüksek
Verilere göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı ise yüzde 21,8 olarak ölçüldü.
Toplam nüfus içinde bu risk grubunda bulunanların oranı ise yüzde 27,9 oldu.





