Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi veren Elçi, soruşturma sürecindeki eksikliklerin ve sanıkların çelişkili ifadelerinin adalete olan güveni zedelediğini vurguladı.

Önergesinde davanın toplumsal vicdan üzerindeki etkisine değinen Türkan Elçi, sanıkların ve tanıkların mahkeme sürecinde sürekli değişen ifadelerine dikkat çekti.

Türkan Elçi, "toplumun gerçeği bilme hakkı" olduğunu hatırlatarak, dosyadaki delillerin toplanma aşamasında bir ihmal olup olmadığını sordu.

Özellikle DNA bulguları ve baz istasyonu (HTS) kayıtları gibi teknik verilerin, sanık beyanlarındaki çelişkileri gidermekte neden yetersiz kaldığının açıklanmasını istedi.

Türkan Elçi’nin Bakan Gürlek’e yönelttiği sorular arasında şunlar öne çıktı:

Soruşturmanın ilk günlerinde delillerin korunması ve toplanması noktasında herhangi bir idari ihmal tespit edilmiş midir?

Sanıkların mahkeme huzurunda verdikleri çelişkili beyanların önüne geçilmesi ve somut gerçeğe ulaşılması için yürütülen ek bir çalışma var mıdır?

Soruşturma sürecinde herhangi bir yerel veya siyasal baskı oluştuğuna dair bakanlığa ulaşan bir şikâyet veya tespit bulunmakta mıdır?

Benzer cinayetlerin önüne geçilmesi adına, davanın sonuçları üzerinden çocuk koruma sisteminde bir revizyona gidilmesi planlanmakta mıdır?

Türkan Elçi, Narin Güran davasının sadece bir cinayet davası olmadığını, aynı zamanda Türkiye'deki adalet sisteminin şeffaflığı ve çocuk haklarının korunması açısından bir sınav niteliği taşıdığını belirterek sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.

Ne olmuştu?

8 yaşındaki Narin Güran Diyarbakır merkeze bağlı Tavşantepe köyünde Kuran Kursu’ndan çıkıp evine doğru giderken ortadan kaybolmuştu.

Ailesinin kayıp başvurusunda bulunmasıyla birlikte köyle arama çalışması başlatıl mış ancak küçük çocuk bulunamamıştı.

Aramaların birinci haftasında köyde Narin Güran ailesinin komşusu olan Nevzat Bahtiyar’ın aracının olağandışı hareketliliğine dair görüntülerinin ortaya çıkması üzerine Nevzat Bahtiyar, Narin Güran’ın cansız bedeninin kendisine Narin Güran’ın amcası Salim Güran tarafından gömülmek üzere teslim edildiğini öne sürmüştü.

Cenazeyi dere yatğına gömdüğünü itiraf eden Nevzat Bahtiyar cansız bedenin yerini de göstemişti. Bunun üzerine başlatılan gözaltı dalgası ile Narin Güran’ın annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ve amcası Salim Güran göaltına alınmıştı.

Söz konusu üç kişi yargılama aşamasında “suçlu” bulunarak ağır hapis cezalarına mahkum edilmişti.

Ancak kamuoyunda ifadelerindeki çelişkiler nedeni ile cinayetin Nevzat Bahtiyar tarafından işlendiğine dair güçlü bir kanaat oluştu. Güran ailesi de halen tutuklu bulunan Yüksel Güran, Enes Güran ve Salim Güran’ın masum olduğunu belirterek yargılamanın yeniden yapılmasını talep ediliyor.

Kaynak: RÛDAW