Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin, Kuzey ve Doğu Suriye’de bulunan Kobani kentinde sivillerin ağır bir insani kuşatma altında yaşadığını belirterek, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine yazılı soru önergeleri sundu. Bartin’in Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yönelttiği sorular, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a iletildi.
“Temel Hizmetlere Erişim Sistematik Olarak Engelleniyor”
Bartin, Kobani’de elektrik, su, sağlık, gıda ve yakıt gibi temel hizmetlere erişimin sistematik biçimde engellendiğini ifade etti. Bu durumun özellikle çocuklar, yaşlılar ve hastalar açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Bartin, kentteki sivil yaşamın doğrudan hedef alındığını belirtti.
“Kuşatma Kolektif Cezalandırma Niteliği Taşıyor”
Uygulanan kuşatmanın, uluslararası insancıl hukukta açıkça yasaklanan “kolektif cezalandırma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Bartin, 1949 Cenevre Sözleşmeleri’nin çatışma koşullarında dahi sivillerin mutlak korunmasını öngördüğüne dikkat çekti.
“Kobani, Uluslararası Güvenlik Açısından Tarihsel Bir Dönüm Noktasıydı”
Kobani’nin 26 Ocak 2015’te IŞİD’den kurtarılmasının uluslararası güvenlik açısından tarihsel bir dönüm noktası olduğunu hatırlatan Bartin, kentin bugün geldiği noktanın yalnızca insani değil, aynı zamanda siyasi ve hukuki bir kriz niteliği taşıdığını ifade etti.
Uluslararası Raporlar Kalıcı Kuşatmaya İşaret Ediyor
Bartin, Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Associated Press (AP), Reuters ve çeşitli Avrupa basın kuruluşlarının aktardığı verilerin; zorunlu göçler, sağlık sisteminin çökmesi ve çocuk ölümlerinin geçici değil, kalıcı bir kuşatma rejimine dönüştüğünü ortaya koyduğunu belirtti.
“Kuşatma Barışı Değil, Radikalleşmeyi Besliyor”
Kuşatmanın Suriye’de barış ve siyasal çözüm ihtimalini zayıflattığını ifade eden Bartin, müzakere zemini yerine radikalleşmeyi besleyen bir tablo oluştuğunu söyledi. Bu durumun Türkiye’de dile getirilen barış ve demokratik toplum hedefleriyle de açık bir çelişki yarattığını kaydetti.
Gazze Örneği Hatırlatması
Türkiye’nin bölgesel diplomatik kapasitesine dikkat çeken Bartin, Gazze bağlamında savunulan “ablukanın kaldırılması”, “insani koridorların açılması” ve “sivillerin korunması” yönündeki tutumun Kobani için de geçerli olması gerektiğini vurguladı.
Mürşitpınar Sınır Kapısı Çağrısı
Bu kapsamda Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın en azından insani yardımların geçişine açılmasının hukuki, insani ve ilkesel bir zorunluluk olduğunu ifade eden Bartin, kapının kapalı tutulmasının kuşatmanın fiili bir parçası hâline geldiğini belirtti. Kapının açılmasının ise Türkiye’nin yaşamı, hukuku ve barışı önceleyen bir diplomatik aktör olduğunu göstereceğini dile getirdi.





