Şemdinli-Yüksekova yolu üzerinde bulunan Karabey (Serdeşt) köyünde yaşayan vatandaşlar, uzun süredir temel hizmetlere erişim konusunda sorun yaşadıklarını belirtti. Köyün bir bölümünde çeşitli imkanların bulunduğunu ifade eden vatandaşlar, yolun diğer tarafında yaşayan hanelerin ise aynı hizmetlerden yararlanamadığını söyledi.
Özellikle içme suyu, kanalizasyon, altyapı ve ulaşım konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirten köylüler, sorunların günlük yaşamlarını da olumsuz etkilediğini dile getiriyor. Kanalizasyonların taşması nedeniyle çevrede kötü koku oluştuğunu belirten vatandaşlar, bunun çocukların ve bölge sakinlerinin sağlığı açısından da sorun oluşturduğunu ifade etti.

“İçme suyumuz ve altyapımız yok”
Köy sakinlerinden Nefisa Karahan, yaşadıkları sorunların günlük yaşamlarını ciddi şekilde etkilediğini belirterek özellikle içme suyu ve kanalizasyon sorununa dikkat çekti. Karahan, “Sesimizi duyuramıyoruz. Biz de her vatandaş gibi yaşamak istiyoruz. Köy gördüğünüz gibi çok uzak bir yer değil ama biz her şeyden mahrumuz. Bunu kabul etmiyoruz. Yetkililerin ilgilenmesini ve bir an önce sorunlarımıza çözüm bulmasını istiyoruz” dedi. Köyde içme suyu şebekesi ve altyapı bulunmadığını belirten Karahan, kanalizasyonların taştığını ve oluşan kötü kokunun özellikle çocukların sağlığını etkilediğini söyledi. Karahan, “Şu an sorunumuz sudur. İçme suyumuz yok, şebekemiz yok, altyapımız yok. Kanalizasyonlar gördüğünüz gibi hepsi taşmış, koku var. Biz enfeksiyon kapıyoruz, çocuklarımız hasta oluyor” ifadelerini kullandı.

Yol sorununun da özellikle kış aylarında büyük mağduriyet oluşturduğunu anlatan Karahan, hastaların ambulansa ulaşmakta zorlandığını belirterek, “Kışın ben ve komşularım çocuklarımızı kucağımıza alıp yola kadar götürmek zorunda kalıyoruz. Bir hastamız olduğunda ana caddeye kadar gitmek zorunda kalıyoruz. Ambulans gelmiyor, araba gelmiyor. Kışın bir torba un bile getiremiyoruz” diye konuştu. Öğrencilerin de ulaşım konusunda sorun yaşadığını belirten Karahan, çocukların kış aylarında servislerden yolda inmek zorunda kaldığını ve köpek korkusu nedeniyle yürümekte zorlandıklarını söyledi.
Çocuğunun şeker hastası olduğunu belirten Karahan, sağlık sorunları yaşandığında ulaşım sıkıntısı nedeniyle büyük güçlük çektiklerini dile getirdi. Karahan, “En azından yolumuz yapılsın, içme suyumuz olsun, altyapımız olsun ki çocuklarımız hastalanmasın. On beş hanenin genel durumu bu” dedi.
“Yirmi yıldır bu imkanlardan mahrumuz”
Köy sakinlerinden Mikail Karahan da altyapı eksikliklerinin uzun yıllardır devam ettiğini söyledi. Karahan, “Çocuklarımız hasta oluyor, götürüyoruz, doktor ‘enfeksiyondur’ diyor. Vallahi her gün bu kokuyu çekiyoruz. Hemen hemen yirmi yıldır bu imkanların hepsinden mahrumuz. Köyümüzün bir tarafı cenneti yaşıyorken bizler cehennemi yaşıyoruz” dedi.
Köyde 15 hanenin yolun bir tarafında kaldığını belirten Karahan, “Köyümüzün diğer tarafında yerleşim var. Bizlerin ne suyu var, ne kanalizasyonu ne de yollarımız var. Biz bunları hak etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Üvey evlat muamelesi görüyoruz”
Mehmet Salih Alaca ise sorunların her yıl tekrarlandığını belirterek köyün bir bölümünün hizmetlerden yararlanmasına rağmen 15 hanenin aynı imkanlardan faydalanamadığını söyledi. Alaca, “Kaç senedir bu köydeyiz, bu tür sorunları her sene yaşıyoruz. Ne suyumuz var ne kanalizasyonumuz var. Köyün tamamında olmasa tamam, bize de vermesinler diyeceğiz. Ama köyün bir tarafı tüm imkanlardan faydalanırken biz 15 hane hiçbir şeyden faydalanamıyoruz. Gerçekten üvey evlat muamelesi görüyoruz” dedi.
Kanalizasyon kokusu nedeniyle evlerinin balkonunda dahi oturamadıklarını belirten Alaca, sorunun yalnızca bir haneyi değil, bölgedeki tüm vatandaşları etkilediğini söyledi.

“Kendi imkanlarımızla kuyu yaptık”
İçme suyu sorununu çözebilmek için 15 hanenin bir araya gelerek kendi imkanlarıyla kuyu yaptığını anlatan Alaca, kuyunun sık sık arızalandığını ve bakım masraflarının vatandaşların üzerine kaldığını ifade etti. Alaca, “İçme suyumuz yok. 15 hanenin sahipleri birleşerek kendimize bir kuyu yaptık. Çocuklarımızın boğazındaki son parayı da götürüp kuyuya veriyoruz çünkü kuyu sürekli bozuluyor. O kuyu da olmazsa çocuklarımız kötü suları içecek ve hasta olacak. Yetkililerin bu konuyla ilgilenmesini istiyoruz” diye konuştu.











