Yüksekova’nın yüksek rakımlı köylerinde Ramazan hazırlıkları bu yıl da tandır ateşiyle başladı. İnanlı köyünde yaşayan Neriman Erci, Zennure On ve Elif Yiğit isimli üç kız kardeş, 11 ayın sultanını karşılamak için gün doğmadan işe koyuldu.

Evde yoğrulan hamurlar dualarla mayalandı, ardından köyün ortak tandırına taşındı. Soğuk havaya rağmen yakılan tandırın başında süren hummalı çalışma, gün boyu devam etti. Lavaş ekmekler ve yöresel çörekler tek tek pişirilerek sahur sofraları için hazırlandı.

81-319

İmece Ruhu Yeniden Canlandı

Türkiye genelinde Ramazan heyecanı yaşanırken, Yüksekova’da bu heyecan imece kültürüyle birleşti. Üç kardeş, yalnızca kendi evleri için değil, aile büyüklerinden miras kalan geleneği sürdürmek için de tandır başında omuz omuza verdi.

Zennure On, tandır başında çalışmanın zahmetli ama bir o kadar da anlamlı olduğunu belirterek, Ramazan’ın birlik ve bereket ayı olduğunu vurguladı. “Bu ay sadece hazırlık değil, aynı zamanda paylaşma ve dayanışma demek” sözleriyle duygularını dile getirdi.

83-136

30 Günlük Sahur İçin Tam Hazırlık

Kardeşlerden Neriman Erci ise hazırlıkların planlı bir şekilde yapıldığını ifade etti. Ramazan boyunca sahur sofralarında tüketilecek ekmek ve çöreklerin tamamlandığını belirten Erci, tariflerin atalarından miras kaldığını söyledi.

Gün boyu süren emeğin ardından yüzlerce lavaş ve çörek hazır hale gelirken, tandırdan yükselen duman Ramazan’ın manevi atmosferini köyün dört bir yanına taşıdı.

İnanlı köyünde yaşatılan bu gelenek, Ramazan’ın yalnızca bir ibadet ayı değil, aynı zamanda kültür ve dayanışma zamanı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

84-140

Muhabir: CAHİT YİĞİT / YÜKSEKOVA HALKIN SESİ