Pazartesi günü Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında bir gazeteci, Trump'a İran ile devam eden savaşın bir sonraki aşamasına dair bir soru yöneltti.
Gazeteci, "Sayın Başkan, İran'da kalan nükleer maddeleri korumak veya ele geçirmek için sınırlı bir kara gücü kullanmanız gerekecek mi?" diye sordu.
"Neden bunu sana söyleyeyim?"
Gazeteci sorusunu tamamlamadan araya giren Trump, "Yani içeri girip onları almamızı mı kastediyorsun?" dedi.
Gazetecinin "Evet" yanıtı üzerine Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Bunu sana neden söyleyeyim? Ben bunu gazetecilere açıklayamam. Bana sürekli 'Hark Adası'na saldıracak mısınız? Hark’ı işgal mi edeceksiniz?' gibi sorular soruyorlar."
"Buna cevap veren biri başkan olmamalı"
Gazetecilerin askeri stratejilere dair sorularını "aptalca" olarak nitelendiren Trump, sert eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Kaba konuşmak istemiyorum ama bunlar aptalca sorular. Bu tür (askeri planlara dair) sorulara cevap veren herhangi bir başkan, başkan olmamalıdır."
Basın toplantısındaki o diyalog:
Gazeteci: Sayın Başkan, bu tehdidin bir parçası olarak İran'da kalan nükleer maddeleri korumak için sınırlı bir kara gücü kullanmanız gerekecek mi? İkincisi, karar verdiniz mi...
Trump: Yani içeri girip onları almamızı mı kastediyorsun?
Gazeteci: Evet.
Trump: Bunu sana neden söyleyeyim? Gazetecilere bunu söyleyemem. [Sürekli soruyorlar:] Hark Adası'na saldıracak mısınız? Hark’ı ele mi geçireceksiniz? Bu tür sorular soruyorlar. Kaba olmak istemiyorum ama bunlar aptalca sorular. Bu sorulara cevap veren bir başkan, başkan olmamalıdır.
28 Şubat’ta başlayan askeri operasyonlar 17’nci gününe girerken, Washington’ın İran’daki nükleer tesislere yönelik olası bir kara müdahalesi uluslararası kamuoyunun en çok merak ettiği konuların başında geliyor.
Ancak Trump, "stratejik belirsizlik" politikasını koruyarak askeri planlara dair bilgi vermeyi reddediyor.





