Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eşsözcüsü Heval Dilbahar, sürecin ruhuna uygun olarak devletin Kürtçenin önündeki yasal engelleri kaldırması için yasal adımların atılması gerektiğini söyledi.
‘Kürtçe resmi statüye kavuşmalı’
MA’ya konuşan Dilbahar, “Anayasada hem Kürtçe hem de diğer tüm diller için özgürlük güvence altına alınmalı ve Kürtçe bir statüye kavuşturulmalıdır. Bu statünün biçimi tartışılabilir ancak milyonlarca Kürt'ün dili olan Kürtçenin resmi bir statüye sahip olması şarttır.
Kürtçenin kendini koruyabilmesi ve geleceğe taşınabilmesi için kesinlikle eğitim dili olması gerekir. Bunun yanı sıra, daha önce Kürtçe olup sonradan Türkçeleştirilen tüm yer isimleri ve kavramlar yeniden Kürtçeye çevrilmelidir. Resmi kurumlarda ve toplumsal yaşamın her alanında Kürtçenin önündeki engeller kaldırılmalı. Türkçe için sağlanan tüm maddi ve kurumsal imkanlar Kürtçe için de sağlanmalıdır” dedi.
‘Zazaca yok olma tehlikesiyle karşı karşıya’
UNESCO verilerine göre; Kürtçenin Kirmanckî lehçesinin dünya dilleri arasında kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Dilbahar, "Kürtçenin hala tehlike altında olduğunun en somut göstergesi Zazaca (Kırmancki) lehçesidir. Nitekim UNESCO verilerine göre de Kürtçenin Kirmanckî lehçesi dünya dilleri arasında kaybolma ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Anaokulundan üniversiteye kadar Kürtçe eğitim mümkün müdür, nasıl olabilir? Dünyanın birçok ülkesinde birden fazla dilde eğitim verilmektedir. İsviçre ve İsveç gibi birçok ülkede ilkokuldan üniversiteye kadar çok dilli eğitim modeli uygulanmaktadır. Bu ülkelerde mümkün olan bir şey neden Kuzey Kürdistan'da ve Türkiye'de mümkün olmasın?” diye konuştu.
‘Kürtçe eğitimin altyapısı 2-3 yılda kurulabilir’
Dilbahar, “Eğer devlet tarafından bir irade ve niyet ortaya konursa, 2-3 yıl içerisinde Kürtçe eğitimin altyapısı rahatlıkla kurulabilir. Bunun teknik olarak ya da imkânlar açısından imkânsız olduğunu söylemek doğru değildir. Burada önemli olan; niyetin belirlenmesi ve Kürt milletinin Kürtçe eğitim alma hakkına sahip olduğunun kabul edilmesidir" ifadelerini kullandı.





