Özdulkar, iftarı açarken yapılan en büyük hatalardan birinin ağır ve yağlı yemekleri tercih etmek olduğunu belirterek, “Doğru olan su veya hafif bir çorbayla başlamaktır, ardından ana yemeğe geçilmelidir. Yemeklerin karbonhidrat, protein ve sebze dengesi gözetilerek sağlıklı bir tabak modeli oluşturulmalıdır” dedi.
Diyetisyen ayrıca iftar ve sahur arasında su tüketiminin önemine dikkat çekti. Özdulkar, “Günde en az 10-12 su bardağı su içilmelidir. Sahurda ise protein ağırlıklı; yumurta, süt ve peynir gibi tok tutan besinler tercih edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Yüksekova’nın doğal besinler açısından batıya göre avantajlı olduğunu vurgulayan Özdulkar, “AVM kültürü ve fast food yaygın olmadığı için burada doğal yoğurt ve peynir bulmak daha kolay. Ayrıca sahurda ne kadar çok yediğiniz değil, ne yediğiniz önemlidir. Karbonhidrat ağırlıklı gıdalar yerine uzun süre tok tutan yumurta, peynir ve süt tercih edilirse gün boyunca açlık daha az hissedilir” diye ekledi.
Özdulkar, bu basit önlemlerle Ramazan ayında hem sağlıklı beslenmenin hem de enerjiyi korumanın mümkün olduğunu kaydetti.









