Hakkari’de son günlerde etkisini artıran yoğun yağışlar, kent genelinde su taşkınları ve heyelanlara neden oldu. Yaşanan afetler sonucu Hakkari–Van karayolu ile Yüksekova, Şemdinli ve Derecik ilçeleri arasındaki bağlantı yollarının birçok noktasında ulaşım kesildi. Özellikle Hakkari–Van karayolunda ulaşımın üç gündür tamamen durduğu, ekiplerin ise alternatif güzergâhlar açmak için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.

Ulaşımın aksamasıyla birlikte kentin dış dünya ile bağlantısının ciddi şekilde zarar görmesi, uzun süredir tartışılan altyapı sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Her yıl benzer doğa olayları nedeniyle kapanan yollar, kalıcı çözümlerin hayata geçirilmemesi nedeniyle eleştirilerin odağında yer alıyor.

Yaşanan duruma dikkat çekmek amacıyla Hakkari İl Genel Meclisi öncülüğünde Yüksekova–Hakkari karayolunun Çöplük mevkiinde bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya Hakkari Barosu, DEM Parti ilçe yönetimi, Yüksekova Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Yüksekova Belediyesi meclis üyeleri, İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) temsilcileri katıldı.

Basın metnini İl Genel Meclis Üyesi Gökhan Uçar okudu. Açıklamada, yoğun yağışların ardından meydana gelen heyelanların bölgedeki kronik ulaşım sorununu bir kez daha gözler önüne serdiği ifade edildi. Yer yer kapanan yolların yalnızca ulaşımı aksatmadığı, aynı zamanda bir ilin dış dünyayla bağlantısını kesebilecek ölçüde ciddi bir zafiyet yarattığı vurgulandı.

Bir ilin tek bir ana ulaşım hattına bağımlı olmasının kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, alternatif yolların yıllardır yapılmaması veya tamamlanmamasının önemli bir eksiklik olduğu dile getirildi. Aynı güzergâhlarda her yıl benzer olayların yaşanmasına rağmen kalıcı çözümler üretilmemesinin, sorunun doğa kaynaklı değil ihmaller zinciriyle bağlantılı olduğu savunuldu.

Açıklamada Karayolları Genel Müdürlüğü ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara, tek ulaşım hattının neden bu kadar kırılgan olduğu, alternatif yolların neden hayata geçirilmediği ve her yağış sonrası benzer tablonun yaşanmasının kader mi yoksa plansızlık mı olduğu yönünde sorular yöneltildi. Ayrıca bilim insanlarının uyarılarına rağmen Hakkari Valiliği ve ilgili kurumların hangi önlemleri aldığı da sorgulandı.
Hakkari’nin “doğal afet bölgesi” ilan edilmemesine de değinilen açıklamada, bu yöndeki taleplerin karşılık bulmamasının gerekçesi soruldu. Yaşananların yalnızca bir ulaşım sorunu olmadığına dikkat çekilerek, ambulansların ve acil yardım ekiplerinin hareket kabiliyetinin kısıtlanmasının, ticari faaliyetlerin aksamasının ve günlük yaşamın sekteye uğramasının sorunun ekonomik ve insani boyutunu büyüttüğü ifade edildi.
Basın açıklamasında, yetkililere geçici çözümler yerine kalıcı ve bilimsel projeler geliştirme çağrısı yapıldı. Ulaşımın temel bir hak olduğu vurgulanarak, bu alandaki eksikliklerin giderilmesinin artık ertelenmemesi gerektiği belirtildi.
Öte yandan bölgede alternatif yol açma çalışmalarının sürdüğü ifade edilirken, yetkili kurumlardan konuya ilişkin kapsamlı bir açıklama yapılmaması dikkat çekiyor. Yaşanan son gelişmeler, Hakkari’de ulaşım altyapısının sürdürülebilirliği konusundaki tartışmaları yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.





