Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde İnsan Hakları Derneği (İHD) tarafından düzenlenen 247. hafta eyleminde, 1993 yılında gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Mecit Baskın’ın dosyası gündeme getirildi. Kültür Sanat Sokağı’nda düzenlenen açıklamaya Baskın’ın ailesi ve oğlu Eren Baskın’ın yanı sıra siyasi parti temsilcileri, avukatlar ve kayıp yakınları katıldı.

Fdgh

İHD Hakkâri Eş Başkanı Ozan Akbaş tarafından okunan basın açıklamasında, gözaltında kayıplara ilişkin yargılama süreçleri ve Mecit Baskın dosyasının geçirdiği hukuki süreç anlatıldı.

Açıklamaya Yüksekova DEM Parti İlçe Yönetimi, Yüksekova Belediye Eş Başkanı Şoreş Diri, Yüksekova DBP Eş Başkanı Reşit Güneç, Hakkâri Barosu’ndan avukatlar, kayıp yakınları, Mecit Baskın’ın ailesi ve İHD üyesi avukat Eren Baskın katıldı.

Fhjhj-1

Mecit Baskın’ın dosyasına ilişkin açıklama

İHD tarafından yapılan açıklamada, Mecit Baskın’ın 30 Eylül 1993 tarihinde görev yaptığı Ankara Altındağ Nüfus Müdürlüğü önünden polis yelekli ve telsizli kişiler tarafından gözaltına alındığı belirtildi.

Baskın’ın cansız bedeninin iki gün sonra Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı ana binası yakınlarındaki metruk bir binanın arkasında bulunduğu ifade edildi.

Açıklamada, dosyanın uzun süre Gölbaşı Savcılığı’nda beklediği ve davanın zamanaşımı süresinin dolmasına kısa süre kala eski Özel Harekât Polisi Ayhan Çarkın’ın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak çeşitli beyanlarda bulunduğu aktarıldı.

Fhh-4

İHD’nin açıklamasına göre Çarkın, aralarında Mecit Baskın’ın da bulunduğu kişilerin 11 kişilik bir Özel Harekât Polisi ekibi tarafından gözaltına alındığını ve Baskın’ın Gölbaşı mevkiinde öldürülmesine tanık olduğunu söyledi.

Açıklamada ayrıca, Çarkın’ın beyanlarının ardından yer gösterme işlemi gerçekleştirildiği ve dosyada Baskın’ın öldürülme biçiminin Çarkın’ın ifadeleriyle örtüştüğüne ilişkin değerlendirmeye yer verildiği belirtildi.

Sanıklar hakkında yürütülen yargılama

İHD açıklamasında, söz konusu gelişmelerin ardından aralarında eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Korkut Eken, eski Ankara Emniyet Müdürü İbrahim Şahin ile 11 Özel Harekât polisinin bulunduğu kişiler hakkında dava açıldığı aktarıldı.

Açıklamada, sanıklar hakkında “cürüm işlemek için kurulan silahlı örgütün faaliyetleri” kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildiği belirtildi.

İHD, yargılama sürecinde Uğur Dündar, Tuncay Özkan ve Mehmet Eymür’ün de aralarında bulunduğu kişilerin tanıklıklarının ve çeşitli delillerin dosyada yer aldığını ifade etti.

Açıklamaya göre sanıklar 2020 yılında beraat etti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2021 yılında beraat kararını esastan bozarak sanıklara ceza verilmesi yönünde karar verirken, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararında direnerek yeniden beraat kararı verdi.

İHD, Yargıtay’ın ise zamanaşımı gerekçesiyle Mecit Baskın yönünden davanın düşmesine karar verdiğini belirtti.

İHD’den zamanaşımı çağrısı

Basın açıklamasında İHD, gözaltında kaybetme fiilinin insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi ve zamanaşımı uygulamasının kaldırılması çağrısında bulundu.

Açıklamada ayrıca sorumluların adil ve tarafsız bir yargılama kapsamında yargılanması, gözaltında kaybedilen kişilerin akıbetlerinin ortaya çıkarılması ve ailelere mezar yeri sağlanması talepleri dile getirildi.

İHD açıklamasını, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” çağrısıyla tamamladı.

Eren Baskın: “Bu ülke bana bir çocukluk ve gençlik borçlu”

Basın açıklamasının ardından Mecit Baskın’ın oğlu Eren Baskın da söz aldı.

Babasının hayatını kaybettiğinde 4 yaşında olduğunu belirten Baskın, çocukluğundan bu yana babasının dosyasının takipçisi olduğunu söyledi.

Baskın, “Babam katledildiğinde ben henüz 4 yaşındaydım. Bu ülke bana bir çocukluk ve gençlik borçlu. Bu yaşıma kadar hep bu gerçekliğin peşinden koştum” dedi.

Yargılama sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baskın, “Bütün gerçekler, deliller olmasına rağmen katiller beraat kararı ile ödüllendirildi” ifadelerini kullandı.

Baskın, cinayetin Mehmet Ağar’ın başını çektiğini belirttiği bir ekip tarafından işlendiğini savunarak, “Bugün onlar evlerinde çocuklarının başını okşuyorlar. Benim ve ailemin tek amacı bu insanların huzur içinde ölmemeleridir” diye konuştu.

Dfyh

Eylem, açıklamaların ardından gerçekleştirilen 1 dakikalık oturma eylemiyle sona erdi.

Muhabir: VİYAN ORHAN/ YÜKSEKOVA HALKIN SESİ