**
Jachym Topol’ün bir roman kahramanı, “İnanç, umut ve aşk. Büyük harflerle. İnsanların bunlara ihtiyacı var.” diye sesleniyordu . Toplum olarak belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey tam da bu üç kelimede gizli: inanmak, umut etmek ve sevmek. İnanmak bizi diri tutar, umut etmek yarına taşır, sevmek ise birbirimize kenetler. Bu duyguların büyüklüğü, toplumsal birliğin harcını karan en önemli bileşen olmalarından gelir. Büyük harflerle yazılması gereken inanç, umut ve aşk; bizi bir arada tutan, geleceğe bağlayan ortak değerlerdir.
**
Yüzyıllar boyunca bu topraklarda nice ozan ve düşünür, birliğin ve sevginin önemini dile getirdi. 13. yüzyılda yaşayan Yunus Emre, hala dillerden düşmeyen bir çağrıyla seslendi: “Gelin tanış olalım. İşi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim. Dünya kimseye kalmaz” . Bu birkaç dizelik öğüt, insanlığa hem mütevazı hem derin bir mesaj veriyordu: Gelin bir araya gelelim, işi birlikte kolaylaştıralım; birbirimizi sevelim, çünkü fanilikten kurtulamasak da sevgiyle dünyaya anlam katabiliriz. Yunus Emre’nin çağlar üstü sözleri, bugün de birlik ruhunun temel taşı olarak yol gösteriyor.
**
Aynı öğretiyi Hacı Bektaş-ı Veli farklı kelimelerle dile getirmişti. “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.” çağrısı , birlikte olmanın gücünü ve canlılığını vurgular. Birlik olursak güçlü kalır, ayakta dururuz; bölünürsek zayıflar, yıkılırız. Bu anlayış, Anadolu’nun mayasına işlemiştir.” Birlik ve beraberlik, ölümden başka her şeyi yener” sözleri de aynı gerçeği perçinlemiştir . Dayanışma içinde hareket eden bir ulusun aşamayacağı engel yoktur; bu inanç, geçmişten bugüne her zorluğu yenmemizde en büyük güç kaynağımız olmuştur.
**
Birlik ve kardeşlik çağrısı yalnızca bizim coğrafyamıza özgü değil elbette. Farklı diyarlarda, farklı dillerde de aynı hakikat yankılanıyor. Amerikan sivil haklar önderi Martin Luther King, tüm insanlığı uyaran o meşhur cümlesinde “Birlikte kardeş gibi yaşamayı öğrenmeliyiz, yoksa birlikte aptal gibi öleceğiz.” diyordu . Bu keskin uyarı, insanlığın ortak kaderine işaret eder. Renk, dil, inanç ayrımı olmaksızın aslında hepimiz büyük bir ailenin fertleriyiz ve bir arada duramazsak tüm değerlerimizle birlikte yok olma tehlikesiyle yüzleşiriz. King’in yıllar önce yaptığı bu çağrı, bugün dünyanın dört bir yanında barış ve birlik mücadelesi verenlerin sloganı haline gelmiştir.
**
Halkın gönlünde yeşeren birlik özlemi, türkülere ve şarkılara da ilham oldu. Yıllar önce Şenay’ın umut dolu sesiyle dile gelen “Hayat Bayram Olsa”, bu özlemi notalara taşıdı. “Bütün dünya buna inansa, bir inansa, hayat bayram olsa. İnsanlar el ele tutuşsa, birlik olsa, uzansak sonsuza” dizeleri , düş gibi bir dünya tasviri sunuyordu. El ele tutuşan, birlik olan insanların kuracağı bir dünyada hayat gerçekten bayram olmaz mıydı? Anadolu’nun anonim türkülerinde de benzer bir tema işitilir: “Gelin canlar bir olalım,” diye başlayan deyişler, beraberliğin engelleri nasıl bal eylediğini anlatır. Milyonlar, bu türküleri dinlerken aynı ortak duyguda –bir olma duygusunda– buluşur ve geleceğe dair umut tazeler.
**
Nazım Hikmet, dünyaya mal olmuş dizelerinde bu birlik idealini en şiirsel biçimde tarif eder. “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” der büyük şair . Tek tek özgür bireyler olarak, fakat bir ormanın ağaçları misali kardeşçe birlik içinde yaşamak… İşte ulaşmak istediğimiz medeniyet budur. Bu dizelerin sonunda Nazım, “Bu hasret bizim!” diye ekler .Gerçekten de bugün bizim en büyük hasretimiz, tam da böyle bir birliğe, böyle bir kardeşliğe dair değil mi?
**
Öyleyse ses verelim o hasrete. Gelin, inancımızı, umudumuzu ve aşkımızı büyük harflerle yüreğimize yazalım ve farklılıklarımızı zenginlik bilerek bir olalım. Gelin, klasikleriyle, türküleriyle ve şiirleriyle bize miras kalan bu birlik çağrısına kulak verelim. Kavgayı, ayrılığı bir kenara bırakıp omuz omuza vererek toplumsal huzurun türküsünü birlikte söyleyelim. Unutmayalım: “Birlik ve beraberlik, ölümden başka her şeyi yener.” Ve insanlar el ele tutuştuğunda, yürekler birlik için attığında, hayat gerçekten bayram olur. Çünkü toplumsal birlik, bize en karanlık günlerde ışık olacak inancı, umudu ve sevgiyi daima besleyecektir.